
Kolye dışında genel giyim tarzımdır.
Geri kalanı şurada.
Geri kalanı şurada.
Hagi faktörümü denir ne denir bilemem. Dünki maçı ruhsuz ve duygusuz gözlere sahip Rijkaard izlediyse aklından neler geçtiğini çok merak ediyorum. Ama az çok da tahmin edebiliyorum. İlkyarıda, bu sezonun en iyi Galatasaray'ını izledik. İkinci yarıda vasata geri dönse de, sahadaki varlığını ara ara hissettirdi boğazın sarı kırmızılı tarafı. Pino, Baros'un yanına çok yakışır diyorum ben bundan sonrası için. Bir forvetin yapması gereken herşeyi yaptı. Aralara sarktı, ayağına gelen her topta kaleyi düşündü ve çok güzel vuruşlar yaptı. Elano keza, harika oynadı. Sağ kanatta vasatın altından bir türlü çıkamayan Brezilyalı, şık çalımları ve yerinde paslarıyla gözleri kamaştırdı. Misimovic hala uyurgezer durumda tabi. Ayhan, yerli Guti. Kim ne derse desin -ki arkadaşlarım çok iyi bilir ne Guti'yi severim ne Ayhan'ı-, maçta çok iyi oynadı. Hep ileriyi ve yanları düşündü. Sabri şaşırttı, zira hep kaleye döndü ama görevini eksiksiz tamamladı. Fenerbahçe'de Stoch, Dia ve Niang tehlikeli olmaya çalışsa da, pek bir faydaları olamadı takımları adına. Alex sahada gezindi. Emre çalışkandı. Takımın en iyileri Yobo ve Volkan'dı hiç şüphesiz. Lugano'da çirkefleşmeden görevini iyi yapanlardan. Kavgasız gürültüsüz, seyir zevki güzel bir derbi izledik. Hakem bence olağanüstüydü. Maçı durdurmamak için tüm sorumluluğu üzerine aldı. Maçın adamları ise Pino ve Volkan'dır. Beşiktaş bu akşam biten maçta Kayserispor'a 1-0 yenilerek 3 hafta üstüste kaybetmiş oldu. Bursaspor ve Trabzonspor zirvede. Kayserispor'da inatçı. Fenerbahçe ve Galatasaray istikrarsız ama her zaman iddialı. Bu sene yine bol keyifli bir lig izleyeceğiz. Derbi hakkında son kez konuşmak gerekirse, fark atmayı düşünen Fenerbahçe'nin bol bol 3.5 attığı bir maç oldu. Kadıköy tılsımı tam olmasada bozuldu ve artık Galatasaray'da bazı şeylerin kökten değişeceğinin sinyali alındı. Nokta.
Serie A maçlarını bundan sonra TV8'de izleyeceğiz. Haber resmi olarak da yayınlandı. İtalyan futbolunu sevenlerin, tüm futbolseverlerin gözü aydın. Roma-Lazio derbisine az bir süre kala iyi oldu bu haber..
Can Atilla - Altınçağ
İskender Pala - Şah & Sultan
Hiç anlamam şu geri dönüşleri. Hiç.. Gheorghe Hagi 2.kez Galatasaray'ın başında. Yardımcısı da Tugay Kerimoğlu oldu. Elbette başarılı olmalarını ister bu gönül ancak, pek bir umut göremiyorum ben. Frank Rijkaard'ın gidişine tepki göstermedim, zira kendisi tam bir hayal kırıklığıydı. Umarım bu kez, biraz da olsa bazı şeyler değişir. Galatasaray.org'a 2.kez "Hagi kimdir?" diye bir başlık konması da gülünecek vaziyetlerden diğeri. Güleriz ağlanacak halimize biz Türk halkı olarak çoğu zaman..
Schalke'nin Hapoel Tel Aviv'i 3-1 yendiği maçta Raul Gonzalez 2 gol attı. Eğer 1 gol daha atarsa Avrupa Kupaları'nın gelmiş geçmiş en büyük golcüsü olacak. 69 gole ulaştı ve Gerd Müller ile aynı gol sayısına sahip. Raul aynı zamanda, Şampiyonlar Ligi'nde en çok forma giyen ve en fazla oynayan oyuncu durumunda.
Juventus'un Lecce'yi 4-0 yendiği bugünkü maçta ilk gol Alberto Aquilani'den geldi. Juventus formasıyla attığı ilk gol oldu bu. Diğer goller penaltıdan Felipe Melo, Fabio Quagliarella ve Del Piero'dan. Liverpool'un kriz yaşadığı ortasahaya Aquilani ilaç olurmuydu bilinmez, bu sezonu Juve formasıyla kiralık geçirecek..
Maçtan önce de favori gösterilen taraf Everton'dı. Tim Cahill ve Mikel Arteta'nın golleri 3 puanı getirmiş. Everton bu galibiyetle puanını 9’a yükseltirken, Liverpool 6 puanda kaldı. Maçın yıldızı olarak Mikel Arteta gösteriliyor. Hayal kırıklığı ise hiçbir varlık gösteremeyen Fernando Torres. Bu maçın benim içinde bir önemi var. Bugün oynadığım iddaa kuponunda 6 maç vardı. 5'i tuttu bu maç tutmadı. Zira ben "üst" oynamıştım. Bir gol daha atamadınmı Arteta!
Fevkalade ilginç arkadaşım Enis'in verdiği 3.filmi de bitirip seriye son verdim. Kapanış mükemmel oldu böylece. GoodFellas, 1990 yapımı bir Martin Scorsese filmi. Robert De Niro, Ray Liotta, Joe Pesci ve Paul Sorvino gibi gangster karakterini en iyi oynayabilecek adamlar yer alıyor. 10 üzerinden 9.5 veriyorum. Nicholas Pileggi'ni tamamen gerçek olaylara dayanan bir kitabından uyarlanan film, 1991 yılında 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Joe Pesci'ye ödül kazandırmıştı. Joe Pesci, Tommy DeVito karakteriyle filmde en çok güleceğiniz oyuncu. Çatlatıyor bazen gülmekten. Mutlaka izleyin, ki birçoğunuz belki de izlemiştir bu başyapıtı.
"Milli takımımız Azerbaycanlılara 1-0 yenildi. Olabilir, kötü oynuyorlar. Çalışmaları lazım. Büyük umutlarla getirilen hoca da pek bir şey yapamadı. Bizim neslin tanıdığı Orhan Şeref Apak gibi federasyon başkanlarını çok ararız. Futbol üzerinde konuşacak değilim, uzmanlardan dinledik. Rahatsız edici olan şudur; gazete başlıkları “Kara gün” diye çıkıyor. “Azerilere bile yenildik”, “Falan yerde 9 gol yemişlerdi” deniyor. Çalışmıyoruz, oynamıyoruz, yenilince de kardeş ülke takımını küçümsemeye devam ediyoruz. Kara gün de nesi oluyor? Ne ayıp ve kendini bilmez bir başlık! Çalışsaydınız, oynasaydınız, Azerbaycanlıları yenerdiniz, ama onlar “Kara gün” diye başlık atmazlardı. Spor muhabirlerinde de biraz şuur olması lazım. Bu gibi davranışlar hafiflik örneğidir ve ayıp oluyor beyler."
Barcelona'nın bugün yapılan genel kurul toplantısındaki oylamada üyeler 439'a karşı 468 evet ile geçmiş Joan Laporta yönetiminin maddi faaliyetlerde savurganlık yaptığı gerekçesiyle yargılanmasını istedi. İspanya futbol tarihinde ilk defa bir kulüp, yapmış olduğu harcamalarından dolayı geçmiş yönetim hakkında dava açılmasını talep ederken, Joan Laporta başkanlığındaki eski Barcelona yönetim kurulunun, geçen sezonki 79 milyon euroluk zararın hesabını vermesi gerekiyor. Laporta, 6,5 milyon euro'yu savurganca harcamakla suçlanıyor. Faruk Süren beyefendi, orada mısınız?
Az önce 2-3 biten Beşiktaş-Manisaspor maçında hakem Barış Şimşek, Manisaspor'lu Eren Aydın'a sarı kart gösterdikten sonra arkanı dön uyarısı yaptı. Sebep elbette forma numarasını görmek. Yıllardır beklediğim cevabı Eren Aydın verdi. Şortundaki numarayı gösterdi "Bak burada yazıyor kocaman" tavrıyla. Sonuna kadar da haklı. Hem sarı kart göster, hem arkanı dön de. Başka biri olsa "Olur, bir de soyunup uzanayım mı?" diyedebilir. Maça dönecek olursak hakeden kazandı diyebilirim. Beşiktaş'ın defansında büyük zaaf var. Araya atılan 2 top gol oldu. Hakan Arıkan da gecenin en kötüsüydü. Haftaya Kayserispor deplasmanı zorlu olacaktır. Defansta Ferrari de sakat verildi bu maç. Sakatlarda zirve yapıldı bu sezon. Hikmet Karaman'ı da alkışlamak lazım. O geldiğinden beri Manisaspor'un oynadığı futbol ve yükselişi ortada.
Bir adidas originals hastası olarak sabah Adidas Türkiye'den gelen bir smsi sizlerle paylaşmak isterim:
Dün oynanan maçta Borussia Dortmund deplasmanda Köln'ü 1-2'lik skorla geçti. 20.dakikada Blaszczykowski'nin attığı golle öne geçen Dortmund'a cevabı 82'de Podolski verdi. Golden sonra eliyle 3-0 işareti yaparak Nuri Şahin'e bakan Podolski'ye cevap 8 dakikada sonra, yani 90.dakikada geldi. Hem de Nuri Şahin'den. Takımına deplasmanda 3puanı kazandıran golü atan Nuri, gol sevincini takım arkadaşlarıyla paylaşmadan önce orta sahaya koşup kendisini kızdıran Podolski'nin yanında sevinç gösterisi yaptı. Böylelikle Dortmund maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu.
Filmi dün gece izledim ve bayıldım. İzlediğim en iyi 5 tarih/aksiyon filminden biri oldu. Antoine Fuqua daha önce Karayip Korsanları'nın yönetmenliğini yapmıştı. Bu da en az onun kadar iyi bir film. Clive Owen (Kral Arthur), Keira Knightley (Guinevere), Ioan Gruffudd (Lancelot) ve özellikle de Ray Winstone (Bors), rollerine hayran kaldım. Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri'nin hikayeleri defalarca beyazperdeye konu edildi. 1600 yıl önce Roma İmparatorluğu yıkıldığında Avrupa'da güç dengelerindeki değişim Britanya'yı da etkisi altına almıştı. Bir tarafta pagan inançları devam eden halklar, bir tarafta Hristiyanlık ve bir tarafta Kuzeyli barbarların istalaları. Bir tarafta gölün leydileri bir tarafta Merlin ve güç oyunları bu filmde. 10 üzerinden 8.5 veriyorum.
- Günler akıp geçiyor heyhat. Bazen iyi bazen kötü. Ancak bu aralar pek bi stresli. Okulu çok şükür bitirdim, not ortalamamda fena değil. Diplomayı daha vermezler diyerek gitmiştim aöf bürosuna, derhal verdiler. "15 gün sonra da ingilizce olanını gelip alın" dediler. Vay arkadaş. Diplomayı kesss.
Altın Ayakkabı ödülünü almak için Monaco'ya giden Roma kaptanı Francesco Totti, kaza yapmaktan son anda kurtuldu. Il Messaggero'nun haberine göre şoförü Totti'ye kapıyı açmak için arabadan dışarı çıkmış. Ancak şoför arabanın el frenini çekmeyi unutmuş, kayan arabayı durdurmak da Totti'ye düşmüş. Hareket halindeki arabanın içine giren kaptan, arabasını kaza yapmadan durdurmayı başarmış. "Kaptan duran toplarda olduğu gibi, kayan arabaları durdurmakta da usta" şeklinde iğrenç espriler yapılabilir tabi. Bu şoförle yola çıkılırmı kaptan? Anında veriririm adama pasaportunu..
*Hayvanlar. La Gazetta Dello Sport'un İtalya-Sırbistan maçında yaşanan olaylara ilişkin attığı manşet.
Dünki buluşmamızda sevgili dostum Enis, 3 güzel film verdi. Bakın hediye etti demiyorum, verdi. İzleyip geri iade edicem yani. Verdiği filmlerden ilkini bugün izledim. Perfume, gerçekten konusuyla mükemmel etkiledi beni. 10 üzerinden 8.5 verebilirim. Patrick Süskind'ın kitabından esinlenilmiş, yönetmenliği ise Tom Tykwer yapmış. 2007'de ülkemizde vizyondaydı. Gerilim, tarih, dram ne ararsanız var. 147 dakikalık filmde hiç sıkılmıyorsunuz. Filmden sonra "yahu benim burnum neden bu kadar güzel bi şekilde koku almıyor" diye düşünüyorsunuz. Boşuna düşünmeyin. Tanrı istemezse, yaprak düşmezmiş.
Kavganın videosu burada. Altı üstü bir dostluk maçı. Ancak Çin'li basketbolcular öyle bir kavga çıkarmışlar ki, iki düşman ülkenin takımlarının final maçı zannedersiniz. Brezilya'lı dev adamların yediği dayak çok fena. Bazı kaçışlarında hep Lincoln geldi aklıma. Bu kalp seni unutur mu?..
Gecenin 12'sinden sonra izlenebilecek güzel korku filmlerinden biri. Gerçek bir hikayeye dayandığı söyleniyor. 1973'te, Long Island Amityville'deki Defeo ailesine ait evde korkunç bir katliam yaşanır. "Sesler duyduğunu" iddia eden Ronald Defeo, 6 kişilik ailesinin hepsini öldürmüştür. Olaydan bir yıl sonra yeni bir hayata başlama heyecanındaki genç Lutz çifti çocuklarıyla birlikte aynı eve taşınır. Ancak henüz bir ay dolmadan ev onları hayatlarının en büyük kabusunun içine sürükler. 1979 tarihli kült korku filminin bu tekrar çekimi, aynı ilk film gibi, ABD'de gerçekten yaşandığına inanılan ve polis kayıtlarına geçmiş tek doğaüstü olaydan, Amityville dehşetinden esinleniyor.
Ekşi'den şu yorumu almam gerekiyordu, zira aynı hisleri taşıyorum: "veledin çişe kalktığı sahnede musluğu açarken aynadan beliren ismini koyamadığım şeyden her izlediğimde korkarım. hatta bazen o sahneyi açarım sadece bu sefer korkmayacağım diye ama yine korkarım öyle bir sahne yani.."
Zihnimize "zenginden alıp fakire veren" şeklinde işlenen Robin Hood'un 2010 versiyonu. Hikayede rivayetler ve gerçek dışı bilgiler bol olduğu için ben daha çok işin sanatsal tarafına bakmaya çalıştım ve hoşuma gitti. Zaten Russell Crowe'un oynadığı ve Ridley Scott'ın yönettiği hangi filme "izlenmez" denebilirki? 10 üzerinden 7 verebilirim.
2012 Avrupa Şampiyonası Elemeleri C Grubu'nda, İtalya - Sırbistan maçında, Sırp taraftarların çıkardıkları olaylar nedeniyle maç geç başlamış. Maç öncesi kendi takımlarına tepki gösteren Sırp taraftarlar, daha sonra sahaya inmişler ve ortalığı birbirine katmışlar. Sahaya sürekli meşaleler atan taraftarlara, İtalyan polisi tribünlere girerek müdahale etmiş. Maç 40 dakikalık bir gecikme ile başlamış ancak olaylar dinmeyince iptal edilmiş.
"Açıkçası bana İtalya'ya dönme şansını sunan ekip Juventus oldu ve ben de dönmeyi tercih ettim. Bence bana haksızlık yapılıyor. Roma benden çok iyi bir para kazandı. Benim aslında gitmek istemediğimi de biliyorlardı. Roma'da benim hakkımda çok erken konuşuyorlar ama ben kimseye ihanet etmedim."
"Gol attıktan sonra tabii ki çok sevindim. Ancak atalarıma ve kökenime olan saygımdan dolayı büyük sevinç çığlıkları atmamak spontane bir karardı. Kazanma hedefimize ulaştığımız için çok mutluyum. Alman Milli Takımı, özellikle maçın ikinci yarısında çok iyi oynadı. Gelen fırsatları çok iyi değerlendirdi. Kazanmayı hak ettik."
Her yıl mutlaka 6 ve üzeri goller yiyen bu takımın hiçbir hevesi, hırsı, motivasyonu yok. Bizim Dardanelspor daha hırslı. Yalanmı Murat? Belki de hırssızdır. Olmadı Bergama'dan toplarız bi 11, kalede zurnacı Amit (Hamit). Herneyse, San Marino E grubunda Hollanda'dan 5, İsveç'ten 6, dün de Macaristan'dan 8 yedi. 3 maçta hiç gol atamadılar, 19 gol yediler. Allah bereket versin.
Karadağ, G Grubunda İsviçre'yi Vucinic'in 88.dakikada attığı golle 1-0 yenerek 3'te 3 yaptı. Grup lideri olan Karadağ'yı, 1 maç eksiğiyle 6 puanı olan İngiltere takip ediyor. Vucinic'in maçtan sonraki sevinci görülmeye değerdi. Roma'lı oyuncu son dakikaları çok seviyor. Inter'den sonra İsviçre'yi de yaktı.
B grubunda ise Ermenistan, grup lideri olan Slovakya'yı deplasmanda 1-3'lük skorla geçerek gruptaki ilk galibiyetini aldı. Oynadıkları oyunla ve hırslarıyla büyük beğeni toplayan Ermenistan milli takımı, gecenin sürprizini yapmış oldu. Grupta 6 puanlı 3 takım şöyle; Slovakya, Rusya ve İrlanda.
Gecenin son sürprizini ise Estonya yaptı. C grubunda, rakipleri Sırbistan'ı deplasmanda 3 golle geçtiler. 1-3 biten maçta goller 60.dakikadan sonra yağmaya başladı. C grubunda İtalya 7 puanla lider. Kuzey İrlanda ile deplasmanda 0-0 berabere kaldılar. Estonya ise 2.sırada, 6 puanla. Gecenin sürpriz 3 sonucu bu 3 maçtan çıktı.