
Uzun bir aradan sonra kapalı tribünde izledim maçı. Muhtelemen 1 yıl oluyor bu uzun arada. Uzun gibi geliyor bizim gibi sevdalılara. Destek sıkıntısızdı ancak hala bazı tezahüratların 10'ar dakika boyunca söylenmesi sıkıyor, geriyor. Sürekli dönmeli şu tezahüratlar artık. Sürekli farklı şeyler söylenmeli. Böylece tempo üst düzey olur, kimse sıkılmaz ve keyif verir.. Maçın ilk yarısında "
Galatasaray'ın Galatasaray olduğunu" ispatlamak için yüzlerce delil gerekiyordu. 3 pas yapamayan bir ortasaha, sanki yaş ortalaması 22'ymiş gibi saçmalayan defans, rezalet bir kale ve mücadele etmeyen forvet
(?) hattı. Şüphesiz 10 dakikada 2 gol gelince de
Galatasaray kendinden geçti. Kendinden geçti derken, kendinden geçirdiler.
Karpaty gayet diri görünüyordu. Özellikle defansı ve
Arda'ya yapılan markajı takdir ettim.

İlk yarının bitime az bir süre kala,
Mehmet Batdal çıktı oyundan. Nedenini muhtemelen sakatlık. Yoksa aslanlar gibi oynuyordu bence.
Frank Rijkaard acilen çift forvete dönmeli.
Milan Baros ve Mehmet Batdal'lı bir forvet hattı çok tehlikeli olacaktır. Ancak bu durumda bir forvet transferi gerekebilir, sık yaşanan sakatlık durumlarında sıkıntı çekmemek için. Yine de ben tek forvetten vazgeçilmeyeceğini düşünüyorum. Rijkaard'ın inadı inat. İlk yarı 2-0'lık sonuçla biterken, tribünlerde "
tepkiyle karışık destek" vardı.

2.yarıda soldan
Harry Kewell sazı eline aldı.
Arda ve
Serdar Özkan'ın ilerideki verimsizliği, bu durumu gerektiriyordu. Kewell'ın getirdiği 2 topu da
Milan Baros tamamladı ve maç berabere bitti. 2.maç için dezavantajlı bir skor lakin Galatasaray bu engeli de aşacaktır diye düşünüyorum. Transfer döneminin bitimine 11 gün kaldı, muhtemelen bu maçın skoru da bekleniyordu transferler için. Güzel bir galibiyet bugün, yarın transferlerin bitmesini sağlayabilirdi. Ancak 2-2'lik skor soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Gelecek adam avrupa liginde oynayamayacaksa neden gelsin, avrupa liginde devam edilemeyecekse transfer yapmaya gerek var mı? Vesaire vesaire. Bence avrupa liginde devam edilmeyecekse
Elano kalsın, transfere de gerek yok. Zaten kim gelirse gelsin bu ruhu kaybolmuş takımı "
şak" diye dirilteceğine inanmıyorum, inanmayacağım.

2.maç zor olacak. Gündemde hem transferler hemde
Frank Rijkaard'ın geleceği tartışılıyor. Bir değişiklik yapılacaksa şimdi, hemen olmalı. Yapılmayacaksa bol bol motivasyon konuşmaları, faydalı transferler yapılmalı ve ekip ruhu aşılanmalı.
Arda bence liderlik vasfı olmayan ve kaptan yapılmaması gereken bir yıldız. Bu takımda
Kewell,
Baros ve
Neill kaptan olabilecek isimler. Yerlilerde ise sadece
Ayhan'ı görebiliyorum bunun için, hakediyor. Uefa'nın resmi sitesinde, Galatasaray'ın Baros sayesinde günü kurtardığı
yazılmış. Tamamen doğru. Rijkaard'ı ise resmen 2 yıldız kurtardı bu maçta.
Misimovic'in gelemeyeceği ortada,
Baptista nazla niyazla gelecekse hiç gelmesin. Peki ya kim gelecek? Maddi durum ortada, karizma yerle bir.. Son olarak; bir teknik direktörlük değişimi gerekiyorsa 2 tane adayım var. Gülüp geçen çok olacaktır ama ben de gülüp geçiyorum artık;
Raşit Çetiner,
Yılmaz Vural ya da
Tugay Kerimoğlu..