31 08 2010

Zvjezdan Misimovic ve Emiliano Insua

Özellikle Zvjezdan Misimovic bekleniyordu ama Emiliano Insua sürpriz oldu. Sen yıllarca Federico Insua'nın peşinde koş, Bursaspor alsın. Şimdi başka bir Insua. Ben Misimovic ile başlayayım. Twitter'da yazmıştım, Ibricic gelseydi çok daha fazla sevinirdim. 10 numara için adaylarım daima balkan toprakları olur. Sırp olur, bulgar olur, boşnak olur. Bu adamlar bizim ligimizde rahatlıkla götürürler bu işi. Ama brezilyalı, arjantinli götüremiyor. Alex bir tesadüf bana kalırsa ama şahane bir tesadüf. Theofanis Gekas ve Edin Dzeko, Bundesliga'da gol kralı olduysa Misimovic sayesinde olmuştur. Misimovic hem asist konusunda uzman, hem duran toplarda yetenekli hem de gol atan bir 10 numara. 2007-2008'de kupada 4 maçta 7 asist, UEFA Kupası’nda 8 maçta 4 gol 1 asist ve milli formayla Dünya Kupası elemelerinde 9 maçta 5 gol 8 asist, toplamda 54 maçta 16 gol, 36 asistle müthiş bir istatistiği vardı. Hiç bir zamanda kariyerinde kötü bir düşüş yaşamadı. Her oynadığı takımda katkısı büyüktü boşnak futbolcunun. Yaşı 28, 4 yıllık sözleşme imzaladı. "Tarih yazmaya geldim" demiş. Burada büyük konuşanı çok severler(!). Ben kendisine güveniyorum. Yalnız pek koşmadığını ve demoralize olduğunda gölge adam kıvamında oynadığını da biliyorum. Elano gibi süper bir adam kadroda varken bir 10 numaraya daha gerek varmıydı, acaba Rijkaard; Misimovic'i de önlibero olarakmı oynatacak diye endişelenmekte herkes haklı. Zamanla göreceğiz olacakları. Milli takım arası en çok Galatasaray'a yarayacak şüphesiz..
Gelelim Emiliano Insua'ya. Galatasaray'da ne zaman bir arjantinliden verim alınabildi? Carrusca, Leo Franco ve şimdi de Insua. Tamamen Hakan Balta'nın formssuzluğu sebebiyle alındı. Ofansif yönü güçlü olsa da, çok büyük umutlarım yok bu transfer konusunda. 1 yıllığına kiralandı, satış opsiyonu da alındı. 21 yaşındaki sol bek, Liverpool’un Fulham’dan Paul Konchesky ile anlaşmasının ardından Galatasaray kadrosuna katıldı. Yani yol verildi. Böylelikle Galatasaray 6+2+2'nin 6+2'sini tamamladı. Son günde bir yabancı kaleci ve forvet alınırsa korkmaya gerek yok. Nasıl olsa tüm yabancıların sakat olmadığı bir günü göremez Galatasaray. Bakalım bu transferler takım içinde neleri değiştirecek. Eskişehirspor galibiyeti moral verse de, Avrupa Ligi'ne erken veda etmek bence yeni stadına hiç yakışmayacak bir vaziyet Galatasaray için..


Arda Turan ve Atletico Madrid

Türk Spor Tarihi'nde belki de bir ilk. İnternet dünyası için elbette. Dün gece Atletico Madrid'in, Arda Turan için önerdiği bonservis bedeli ve tüm detaylar, Galatasaray'ın resmi websitesinde yayınlandı. Arda Turan'ın yerinde olsam düşünmeden giderdim, malum bu sene işler karışık. Benim gibi düşünen de milyonlarca insan olduğuna eminim. Bunun için ille de facebookda grup açmama gerek yok. Teklif edilen bonservis bedeli 11 milyon euro. Sitedeki açıklama ise şöyle:

"Sezon planlamamızın içersinde kaptanımız Arda Turan ile hem teknik, hem idari,hem de manevi anlamda yollarımızı ayırmak gibi bir düşüncemiz olmadığı için transferin son gününde yapılan ve aşağıda sunulan teklifi kabul etmediğimizi spor kamuoyu ile paylaşırız. Galatasaray Spor Kulübü yönetimi ile aynı çizgide ve aynı düşüncede olan kaptanımız Arda Turan; Galatasaraylılığını ve Galatasaraylı duruşunu bir kez daha kanıtlayarak maddi manevi kulübünün ve renklerinin hizmetinde olduğunu belgelemiş ve bu kararımızın yanında yer almıştır."


30 08 2010

The Back-up Plan

Komedi/Romantik türü için "idare eder"in biraz üstünde bir film. Jennifer Lopez ve Alex O'Loughlin sırtlıyor konuyu. Sevdiğimle gittiğim ilk film olma özelliğini taşıdığından benim için de çok özel oldu. Bol bol güldük. Jennifer Lopez, bu filmde senaryoya çalışmış görevini başarıyla yapmış ancak filmi sırtlamak için o kadar kasılmış ki, yer yer "kabadayı kız" görüntüsü veriyor ve itici oluyor. 10 üzerinden 6.5 verebilirim filme. Bunaltıcı yaz günlerinde oturup kafa ütüleyen film izlemektense güldüren bir film izlemek isteyenler için ideal. Hiç sıkıcı değil, güldüren ve neşelendiren bir film.


AS Roma 0 - 0 Cesena

AS Roma, sezonun ilk maçında sahasında Cesena ile 0-0 berabere kaldı. Kaçan gollerin haddi hesabı yok. Yukarıdaki fotoğraflar, maçta hakedenin kazanamadığına daire en güzel enstantaneler. Öte yandan ezeli rakip SS Lazio, deplasmanda Sampdoria'ya 2-0 yenilerek lige mağlubiyetle başladı. Cassano ve Guberti'nin golleri 3 puanı getirdi Sampdoria'ya. Guberti'yi geçen sezon Roma almış, 6 maçta oynatıp ara dönemde Sampdoria'ya kiralamış (16 maç, 2 gol), bu transfer döneminin hemen başında da satmıştı.


Centurion

Özellikle Gladyatör'den sonra, Roma tarihi ile ilgili bir film yapılmamıştı. Centurion bu açığı kapatmış. Geçen hafta izlemiş fakat blogda yazamamıştım. Film boyunda bir saniye bile sıkılmıyorsunuz. Özellikle tarihi filmlere ilginiz varsa mutlaka izleyin derim. 10 üzerinden 8'lik bir film. 2010 ingiliz yapımı filmde, savaş sahneleri ve konu çok güzel işlenmiş. M. S. 117 yılında Roma İmparatorluğu sınırları Mısır’dan İspanya’ya kadar, Doğu’da da Karadeniz’e kadar genişlemiştir. Fakat Kuzey Britanya’da fetihler gerilla taktikleriyle yenilmez bir düşman haline gelen Pict’ler tarafından durdurulmuştur. Romalılar'ın İngiltere’yi işgali sırasında geçen film, Pict* saldırısında geriye kalan son savaşçı Quintus Dias adında bir adamın öyküsünü anlatıyor. General Virilus'un efsanevi 9. Lejyon'una katılan genç adam, Pict ırkını ve liderleri Gorlacon'ı yer yüzünden silmek için ordusuyla beraber kuzeye doğru gitmeye başlar.

*Pictler: Pictler, bugünkü İngiliz ırkının ataları olarak kabul ediliyor. Tarih öncesi çağlardan bu yana Britanya topraklarında yaşamışlardır. M.S 1.yüzyıldan itibaren Romalılarla sürekli savaşma halinde bulunmuş ve onlara epey zarar vermişlerdir. Ancak Roma lejyonlarına karşı dayanamayıp daha kuzeye, İskoçya arazisine çekilmişlerdir. Roma İmparatoru Hadrianus, Pict akınlarını kontrol etmek için İngiltere ve İskoçya arasına bir duvar yaptırmıştır. Pictler ve Türkler, durdurulmaları için set yaptırılan iki ulus olarak birbirleriyle benzeşirler.

*9.Lejyon: IX. Hispana lejyonunun kaybolması, onyıllardır Roma tarihi araştırmacılarını meşgul etmiştir ve kamuoyunun hayalinde "kayıp" bir lejyonun en üstün örneği olarak kalmıştır. Kökeni İÖ 58'den 49'a kadar Jul Sezar liderliğinde savaşan bir lejyona dayanan 9.Lejyon, bir süre İspanya'da hizmet gördüğü için Hispana adını almıştır. İÖ 13 yılında Balkanlar'a nakledilen Lejyon, bir süre bugünkü Hırvatistan'da kalmış, sonra 43 yılında Britanya'ya gönderilecek güce katılmış ve ondan sonra da yeni Britannia eyaletinin garnizonunun bir parçası haline gelmiştir. Bu lejyonun Britanya'daki faaliyetleri kısmen bilinmektedir: 60 yılı civarında bulunduğu Lincoln'da bazı askerlerinin mezartaşları günümüze kadar kalmıştır. Yine kalan mezartaşlarından lejyonun 70 yılında York'ta olduğu anlaşılmaktadır. Lejyon, vali Julius Agricola liderliğinde Kuzey Britanya'ya başarılı seferler yapmış ve lejyonun askerleri 83 yılında Kuzeydoğu İskoçya'da Mons Gtaupius'ta kazanılan büyük zaferde görev almış olmalılardır. Lejyon bundan sonra York'a dönüp 107-8 yılında Ouse Nehri üzerindeki yeni taş kalenin kapılarından birini inşa etmiştir.


Roma'dan beklenen hamleler

Roma geçen yılki başarılı ve istikrarlı oyun tablosundan dolayı Nicolas Burdisso'nun peşinden hiç ayrılmıyordu. Hatta kardeşi Guillermo Burdisso'yu bile(!) kadrolarına kattılar. Inter'le haftalar süren pazarlıklar netice verdi, bonservisi 6.5 milyon euro'ya alındı. Büyük paralar bunlar. Mexes ve Baptista'nın satışları gerçekleşirse kasa biraz rahatlar. Öte yandan Riise'ye iyi bir alternatif arayan Roma antrenörü Ranieri, Parma'nın tecrübeli sol beki Paolo Castellini'yi de kadroya kattı. Roma 31 yaşındaki sol beki 1 yıllığına kiraladı. Güzel 2 hamle oldu bunlar. 4 sezondur Parma'da top koşturan Castellini, 136 maçta forma giydi, 1 gol attı. Parma aslında onu Roma'ya yollamazdı ama Massimo Gobbi ve Marco Pisano transferlerinden sonra kadroda sol bek sıkıntısını fazlasıyla çözdüler. Bu arada Roma, kadrosunun geleceği parlak adamlarından Alessio Cerci'yi, Fiorentina'ya sattı. 23 yaşındaki kanat oyuncusu, 2007-2008'de Pisa'ya kiralandığında 26 maçta 10 gol atmasına rağmen Roma'da forma yüzü göremedi. Roma altyapısından yetişen bu adam, biraz kendini geliştirip istikrarı yakalayabilirse çok faydalı olur diyorum. Roma sanıyorum transferi kapattı. Böylece kadroya Adriano, Simplicio, Guillermo Burdisso, Nicolas Burdisso, Paolo Castellini gibi önemli isimler katılmış oldu.


Raul Meireles, Liverpool'da

Liverpool transferde durmuyor. 27 yaşındaki stoper Raul Meireles'i de kadrolarına kattılar. Porto'ya bonservisi için 14 milyon euro verildi ve 4 yıllık sözleşme imzalandı. Transferin son günlerinde büyük paralar harcanıyor yine.


Zlatan Ibrahimovic, Milan'da

Beklenen oldu ve Zlatan Ibrahimovic, Serie A'ya geri döndü. Juventus ve Inter formasından sonra Milan forması da giyecek. Satış opsiyonuyla 1 yıllığına kiralandı. Lige gollerle başlayan Pato'nun yanında çok tehlikeli olacağı kesin. Milan önemli bir transfere imza atmış oldu böylece.


26 08 2010

2010/2011 Marsilya forması

Deplasman formaları. Pek hoşuma gitti. 75 euro imiş şurada.


2010/2011 Şampiyonlar Ligi Grupları

Bu gruplar her sezon bana aynıymış gibi geliyor. Özellikle de Roma'nın grubuna dikkat. Her sene Basel'le oynayacaklar neredeyse. Bursaspor'un işi zor gibi görünüyor. Gruplardan çıkanlar için tahmin yürüteyim. A grubundan; Inter ve Tottenham çıkar. B grubundan Lyon ve Benfica çıkar. C grubundan Manchester United ve Valencia çıkar. D grubundan Barcelona ve Rubin Kazan çıkar. E grubundan Bayern Münih ve Roma çıkar. F grubundan Chelsea ve Marsilya çıkar. G grubundan Milan ve Real Madrid çıkar. H grubundan ise Arsenal ve Shakhtar çıkar. Marsilya, bu sezon çok iş yapar. Yapmalı. Fransa'ya giden olsa da formasını aldırsak..


Diego, Wolfsburg'da

Galatasaraylıların müjdeli haberi geldi. Misimovic için tabi. Diego, Wolfsburg'la anlaştı. Bonservisine 15 milyon euro verilecek. Juventus, daha önce Werder Bremen'e 25 milyon euro verip almıştı Diego'yu. Brezilyalı 1 sezonda 33 maçta forma giyip 5 gol attı ve hayal kırıklığı yarattı. 1 sezon aradan sonra tekrar Bundesliga'da. Bazı Brezilyalılar Bundesliga'da döktürüyor, başka bir ligde ise dökülüyor. Diego da buna bir örnek. Bakalım şimdi Misimovic'de nasıl bir gelişme olacak..


Futbol Dergisi, Lig Radyo'da!


"Futbol Dergisi" artık her cuma 10:00-12:00 saatleri arası, 92.3 Lig Radyo'da, 2 saat boyunca sizlerle..


Takip ettiklerim #4: Ouwo Moussa Maazou

Ouwo Moussa Maazou, bana göre geleceğin Shabani Nonda'sıdır. 22 yaşında, 1.85 boyunda bir forvet. Nijerli. Futbola Nijer Premier Ligi'nin ASFAN adlı takımında başladı. Burada 2005-2008 sezonu arasında 79 maçta 48 gol attı. Henüz 17-20 yaş arasında bu performansa ulaşınca dikkatleri üzerine çekti. Belçika Ligi'nden bileceğimiz Lokeren, kendisiyle sözleşme imzaladı. Burada daha ligin ilk 9 maçında 6 gol attı. 1 sezonda ise 32 maça çıkıp 15 gol atma başarısını gösterdi. Basamakları birer birer çıkmaya devam eden Moussa Maazou, 2009'da CSKA Moskova ile anlaştı. CSKA sever böyle genç ve yetenekli forvetleri. Bonservisine 4.8 milyon euro verilmişti. CSKA'da forvet bol olunca sadece 19 maçta forma şansı bulabildi ve bunların birçoğunda oyuna sonradan girdi. 3 gol attı. Gözden düşüp, morali bozulunca ligin arasında eski takımı Lokeren'e kiralandı. Burada sakatlık sebebiyle sadece 2 maçta forma şansı bulup 3 gol attı. CSKA bu kez Maazou'yu Monaco'ya kiraladı. Monaco'da 2010 sezonunda 6 ayda 22 maça çıkıp 8 gol attı. Geleceğin değerli forvet adaylarından biri olarak gösterilen, sakatlık sorunu pek yaşamayan ve disiplinli bir futbolcu. Bu yıl onu Bordeaux formasıyla izleyeceğiz. Bol maç şansı bulursa en az 20 gol atar. Chamakh'ın Arsenal'e gidişinden sonra ilaç olur Bordeaux'ya diyorum. Merakla takip edeceğim Moussa Maazou'yu.


25 08 2010

Yoann Gourcuff, Lyon'da

Marsilya çalışıyor da Lyon durur mu? Fransa'da birtürlü patlayamayan(!), bu yüzden bizim Aydın Yılmaz'a benzettiğim Yoann Gourcuff, Lyon ile uzun dönemli (net belirtilmemiş) sözleşme imzalamış. Bonservisine 22 milyon euro verildiği söyleniyor. Eder mi? Bence asla! Marsilya 30 milyon euroya 2 tane süper adam aldı. Lyon'da para bol tabi. Milan'da fos çıkan, memleketine geri dönüp Bordeaux formasıyla biraz kendine gelen, son sezonda 32 maçta 6 gol atan Gourcuff, Lyon'da neler yapar bilinmez. Henüz yaşı 24 ve beklenen patlamayı bir türlü yapamadı. Belki de bu beklenenlerin ne olduğunu önemli. Adam ortasaha oyuncusu, kanat bile değil. Sakatlığı yok, kartı yok, topunu oynuyor. Ne rahatsız bir medyadır şu spor medyası..


Gignac ve Remy, Marsilya'da

Transfer döneminin kapanmasına 5 gün kala, Ligue 1'in son şampiyonu Marsilya 2 transfer birden patlattı. Çok önemli 2 yıldızı kadrolarına kattılar. İlki André-Pierre Gignac. 3 sezondur Toulouse forması giyen 24 yaşındaki Fransız forvet, 98 maçta 34 gol atmıştı. 1.87 boyundaki Gignac, hem hava toplarında etkili hem de süratiyle ve sert şutlarıyla can yakan bir adam. 10 numaralı formayı giyecek Marsilya'da. Bonservisine 16 milyon euro verildiği söyleniyor. Diğer transfer ise Nice'te forma giyen Loic Remy. 2 sezondur Nice forması giyen Remy, 68 maçta 26 gol attı. Süratiyle, aynı zamanda kanatlarda da başarıyla oynayabilen bir futbolcu. Bonservisine 15 milyon euro verilmiş. Son şampiyonun kadrosundaki forvet oyuncularına bakıldığında şunu görüyoruz; Brandao, Ben Arfa, Loic Remy, Gignac ve geleceği olan 3 genç forvet daha; Jordan Ayew, Guy Gnabouyou, Alexander N'Doumbou. Bu yıl bence Ligue 1'de şampiyonluğun kesin favorisidir Marsilya.


Takiye

Özellikle yıllar evvel Takva'yı izledikten sonra bu tip filmlerin hoşuma gittiğini gördüm. Peşinden Ulak, Araf, Dabbe, 5 Vakit, İbrahim Bey ve Kuran'ın Çiçekleri, Girdap ve Derviş gibi filmleri de izlemekten büyük keyif almış, beğenmiştim. Epey aradan sonra yine aynı tarzda filmler Türk sinemasına "Merhaba" demişti. Bunlardan ikisi "Takiye" ve "Büşra". "Büşra"yı henüz izlemedim ama "Takiye"yi dün izleme fırsatı buldum. Öncelikle Ali Sürmeli ve Erhan Emre'nin rollerine hayran kaldım. Her ikisi de kendilerini resmen adamışlar rollerine. Fahriye Evcen pek aktif değil, Rutkay Aziz ise ara ara görünüyor ama o da 2 konuşmasıyla ortalıkta "Ben de varım" diyen bir sanatçı. Filme 10 üzerinden 7.5 veriyorum.
Filmde; Avrupa’da çok yaygın bulunan İslami yatırım şirketlerinden birine tüm parasını kaptıraran bir ailenin dağılması konu ediliyor. Metin, bu şirketlerden biri olan JİMPA’ya tüm parasını yatırmış ve hatta yakın çevresini de ikna etmiştir. Büyük vaatlerde bulunmuş olan JİMPA isimli bu şirket, paraları topladıktan sonra iflâs eder, yöneticileri ortadan yok olur. Para yatıran birçok kişi Metin’den hesap sorar. Bu tip islami yatırım şirketlerine inanıp paralarını yatıran yüzbinlerce aile gibi kendi ailesinin de tüm birikimi bir anda yok olmuştur. Metin’in olayları çözmek için başladığı yolculuğu onu hiç tahmin etmediği gerçeklerle yüzleştirecektir. Metin’in kayınpederi olan Hoca, Metin’i uyarır. Aslında Hoca söylediğinden çok daha fazlasını biliyor gibi görünmektedir ve nitekim öyledir de..

Takiye

[1] Mezhep belirtmeme, gizleme.
[2] Olduğundan farklı görünme.
[3] Sakınma, çekinme.
[4] Günahtan, haramdan kaçınan, dinine bağlı kimse.


Ali Okancı, Kanal 24'ün yeni spor müdürü

Hep takımlardaki transferleri yazıyordum, bu haber de medyadan. Ataryemez'in haberine göre "Okay Karacan'ın TRT ile anlaşmasının ardından boşalan Kanal 24 Spor Müdürlüğü koltuğunun yeni sahibi, Karacan ile NTV ve Habertürk’te de beraber çalışan Ali Okancı oldu". Kanal 24 ekranlarında pazar geceleri Hakan Can ve İlhami Şarkan ile Futbol 7/24′ü sunan Ali Okancı, bundan böyle pazartesi akşamları Takım Oyunu'nda da Bilgin Gökberk’e eşlik edecekmiş. Benimle her zaman samimi bir diyalog kuran, mütevaziliğiyle birçok futbolseverin gönlünü kazanmış değerli Ali abime başarılar ve huzurlu bir yayın dönemi diliyorum.


24 08 2010

Emana, Galatasaray'a geliyor

Ülkemizin spor gazetelerinden ziyade, Estadio Deportivo da haberi net biçimde verdi. Habere göre "Real Betis, Kamerunlu orta saha oyuncusu Emana'nın transferi için Galatasaray ile anlaşmaya vardı" denilmiş. Galatasaray'ın Achille Emana'nın bonservisi için 5 milyon euro vereceği belirtiliyor. Transferin bitme noktasında olduğunu, oyuncunun menajeri Juan Pablo Varela da doğrulamış. Öte yandan Cristian Ledesma, Lazio ile 2015yılına kadar sözleşmesini uzatmış. Yıllık alacağı ücret 1.6 milyon euro. Geriye kalan Misimovic de bazı haberlere göre Schalke ve Galatasaray arasında seçim yapmak üzereymiş. Ben Misimovic yerine kesinlikle ne yapar eder Senijad Ibricic'i alırdım..


Rijkaard'a mesaj niyetine

"Takımların yapılanmaları kültürle ve kazanmak için sahip olduğunuz özelliklere göre yapılmalı. Bu yüzden bir hocanın bir ülkeye gelip "Bu benim sistemim ve oyun anlayışım" demesi mümkün değil. Eğer bir gün Pep Guardiola İngiltere'ye veya İtalya'ya giderse takımının Barcelona gibi oynayıp oynamayacağını görmek isterim. İtalya'da İnter de yapabildiklerimin aynısını Madrid'de bu oyun seviyesinde yapabilecek miyim acaba? İmkansız. Kültürel yaklaşım çok önemli."

Jose Mourinho
(El Pais Röportajından)


23 08 2010

Galatasaray 0 - 2 Bursaspor

Maç: İlk yarıda da ikinci yarıda da Galatasaray üstündü. Özellikle ilk yarıda, defanstaki son adamla ileri uçtaki son adam arasındaki alanı daraltıp topla istediği kadar oynayabildi Galatasaray. Lakin gol ayağı sadece bir isim olunca ve onun da şanssız bir günü olunca gole ulaşamadı. Bursaspor'un ilk atağı golle sonuçlandı. Tabi insan böyle bir durumda "O kadar uğraşıyoruz gol atamıyoruz, onlar bir kere gelip gol atıyorlar" diyerek pes de edebilir. Nitekim bazı futbolcular da bu ortadaydı. Maçtan sonra Frank Rijkaard, "Son 10 dakika lider futbolcumuz üstüne düşeni yapamadı" diyerek Arda Turan'a taş attı. Haklı da. Arda bu maçta, kariyerinin en kötü ortalarını yaptı, hayalet gibiydi adeta. Ortasahanın göbeğinde Ayhan çok iş yaptı, sürekli ileriyi düşündü. Geriye oynayan isim ise Mustafa Sarp oldu. Bas bas bağrıyor bu takım, 10 numaraya ihtiyaç var diye, 2.forvete ihtiyaç var diye. Yani alınması gereken çok net 2 isim var. Ama herşeyden önemlisi bu taktikle gitmez. 4-3-3 acilen değişmeli. 4-4-2 veya 3-5-2 Galatasaray için en ideal taktiklerdir şu dönemde.

Gidişat: Tek kelimeyle içler acısı. Rezalet. Lig tarihinde ilk defa ilk 2 maçta 0 puan çekmek, Bursaspor'a 18 yıl aradan sonra İstanbul'da yenilmek. Frank Rijkaard bunları nasıl telafi eder bilinmez ama, olası bir Karpaty elenmesinden sonra herşey karışır. Galatasaray taraftarı şimdiden "Kadıköyde bu sefer ilk yarı 6 tane yeriz" diyor. Görüntü onu gösteriyor. Taraftar dün gece Keita ve Nonda'ya selam gönderdi. Olsalardı böylemi olurdu? Kesinlikle hayır. Keita bu takımdan "faul pozisyonlarında dalavere" yapıyor diyemi gönderildi yoksa Katar'dan gelen cazip tekli için mi? Nonda gibi adamı şimdi almaya kalksalar 7-8 milyon eurodan az para veremezler. Tüm bunlar birer futbol şubesi hatasıdır, sorumlusu da Adnan Sezgin beyefendidir. Peki ya şimdi ne olacak? Transfer döneminin bitimine 8 gün kaldı. Gelecek futbolcu, 2 maçta 0 çekilmesini duyunca ürkebilir, Karpaty maçını düşünebilir, maddiyatını düşünebilir.
Böyle giderse ne olur?: İlk 5 bile hayal olur, yönetim değişir, teknik direktör değişir, kulüp hepten kaosa sürüklenir. Galatasaray'a yakışır bir soğukkanlılıkla bu zor zamanların üstünden gelinmesi gerek. Sabır, azim ve mantıklı hareketler gerekiyor bunun için de. Alındıktan 2 hafta sonra tribünde oturup sezonu sakat tamamlayacak transfer bu takımın istikrarsızlığındaki baş nedenlerden biri. Bunun tez zamanda önüne geçilmesi gerek. Ama Feyyaz Uçar'ın dediği gibi "Sağlık ekibi değişir ama iğne aynı iğne"..


21 08 2010

Krasic ve Aquilani, Juventus'da

Krasic, Fenerbahçe, Diego, Wolfsburg, Misimovic, Galatasaray. Tüm bu isimler ve kulüplerden herkes buhran geçirmek üzereyken transferler de gerçekleşmeye başladı. Ama işler bizim kulüplere doğru değil avrupaya doğru işledi. Milos Krasic, CSKA Moskova'damı kalacak, Juventus'a mı yoksa Fenerbahçe'ye mi gidecek diye neredeyse 1-2 aydır konuşuluyordu. Nihayetinde Juventus'a imza attı. Bonservisine 15 milyon euro verildi. Sırp kanat oyuncusu, CSKA Moskova'da 6 sezonda 150 maça çıkıp 26 gol atmıştı. Sırbistan milli takımında da 35 maçta 3 golü bulunuyor. Bu transfer orta alanda Diego'ya yol verebiliyor çünkü beklenmedik bir şekilde Juventus, Alberto Aquilani'yi de sezon sonuna kadar kiraladı.
Alberto Aquilani, 2009 sezonunun başından beri 18 maçta 1 gol atabildi. Golü önemli değil ancak gerek sakatlığından gerekse kadro genişliğinden dolayı Liverpool'da bir türlü istikrarı yakalayamadı. Roma'yı mumla arar. Yeniden Serie A'ya dönüp Juventus forması giyeceği yeni sezonda, 20'den aşağı maç oynanamaz, oynamamalı diye düşünüyorum. Diego'nun peşinde ise Wolfsburg koşuyordu. 15-20 milyon euro arası bir ücrete elden çıkarırsa Juventus, bu durumda Misimovic de 8-10 milyon euroya -ki fazla bu para- Galatasaray forması giyebilir. Transfer döneminin bitimine 10 gün kaldı. Galatasaray kaos ortada, transfer yok, yarın Bursaspor maçı var. Üstad Aceto bakın ne güzel analiz etmiş: Galatasaray'daki Kangren.


Futbol Ekranı (21-22-23.08)

21 Ağustos Cumartesi
16.30 Hoffenheim – Werder Bremen (TRT 3)
17.00 Arsenal – Blackpool (Spormax)
19.15 Wigan – Chelsea (Spormax)
21.00 Antalyaspor – Sivasspor (DG 205)
21.00 Beşiktaş – İstanbul BŞB (Lig TV)
21.00 Samsunspor – Akhisar Belediye (TRT 3)
21.30 Barcelona – Sevilla (NTV Spor)
22.00 Auxerre – Valenciennes (Kanal A)

22 Ağustos Pazar
15.30 Newcastle – Aston Villa (Spormax)
16.30 Mainz – Stuttgart (TRT 3)
18.00 Fulham – Man. United (Spormax)
18.30 Borussia Dortmund – Bayer Leverkusen (TRT 3)
20.00 Gençlerbirliği – Gaziantepspor (DG 205)
21:00 Karşıyaka-Gaziantep BŞB. (TRT 1)
21.00 Galatasaray – Bursaspor (Lig TV)
22.00 Manisaspor – Ankaragücü (DG 205)
22.00 PSG – Bordeaux (Kanal A)

23 Ağustos Pazartesi
21.00 Kasımpaşa – Bucaspor (DG 205)
21.00 Trabzonspor – Fenerbahçe (Lig TV)
21:00 Denizlispor - Güngören Belediye (TRT 3)
22.00 Manchester City – Liverpool (Spormax)


20 08 2010

Son Şampiyon Bursaspor'un imzalı formaları GittiGidiyor'da!

PUMA’nın sponsoru olduğu 2010 Turkcell Süper Lig Şampiyonu Bursaspor’un imzalı formaları Türkiye’nin en işlek alışveriş merkezi GittiGidiyor’da, TEMA Vakfı yararına 19-24 Ağustos tarihleri arasında açık artırmayla satılıyor.

PUMA, bu yıl Bursaspor'un şampiyonluğunu ve fairplay ruhunu kutlamak için 5 forma ve 1 taraftar forması tasarladı. Geçtiğimiz ay Bursa’da gerçekleştirilen defile ile tanıtımı yapılan yeni formalar büyük beğeni toplamıştı. Defilenin en çok konuşulan forması ise PUMA’nın sürpriz turuncu forma tasarımı oldu. Güç, Dayanıklılık, Pozitiflik ve Değişim’i simgeleyen turuncu forma büyük ilgi gördü.

Teknik direktör Ertuğrul Sağlam olmak üzere, Sercan Yıldırım, Ali Tandoğan ve Gökçek Vederson gibi pek çok futbolcunun imzalı formasının satışa çıkarıldığı açık arttırmada, 2'si Ertuğrul Sağlam’ın 5'i sevilen Bursaspor futbolcuları tarafından imzalanmış toplam 7 Power Top Bursaspor fanatikleriyle buluşuyor.

19-24 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek açık artırmayla taraftarıyla buluşacak olan Bursaspor futbolcularının imzaladığı PUMA marka formalar 150 TL’den, FIFA onaylı imzalı Power Top’lar 100 TL’den açık arttırmaya sunuluyor.

Elde edilecek tüm gelirin şampiyon Bursaspor’un kulüp renklerinden biri olan yeşil için TEMA Vakfı’na bağışlanacağı açık artırmaya katılıp sevdiğiniz futbolcuların imzalı forma ve futbol toplarına sahip olmak için GittiGidiyor.com’a uğrayın.

http://ww.gittigidiyor.com/bursaspor-puma


Galatasaray 2 – 2 Karpaty Lviv

Uzun bir aradan sonra kapalı tribünde izledim maçı. Muhtelemen 1 yıl oluyor bu uzun arada. Uzun gibi geliyor bizim gibi sevdalılara. Destek sıkıntısızdı ancak hala bazı tezahüratların 10'ar dakika boyunca söylenmesi sıkıyor, geriyor. Sürekli dönmeli şu tezahüratlar artık. Sürekli farklı şeyler söylenmeli. Böylece tempo üst düzey olur, kimse sıkılmaz ve keyif verir.. Maçın ilk yarısında "Galatasaray'ın Galatasaray olduğunu" ispatlamak için yüzlerce delil gerekiyordu. 3 pas yapamayan bir ortasaha, sanki yaş ortalaması 22'ymiş gibi saçmalayan defans, rezalet bir kale ve mücadele etmeyen forvet(?) hattı. Şüphesiz 10 dakikada 2 gol gelince de Galatasaray kendinden geçti. Kendinden geçti derken, kendinden geçirdiler. Karpaty gayet diri görünüyordu. Özellikle defansı ve Arda'ya yapılan markajı takdir ettim.
İlk yarının bitime az bir süre kala, Mehmet Batdal çıktı oyundan. Nedenini muhtemelen sakatlık. Yoksa aslanlar gibi oynuyordu bence. Frank Rijkaard acilen çift forvete dönmeli. Milan Baros ve Mehmet Batdal'lı bir forvet hattı çok tehlikeli olacaktır. Ancak bu durumda bir forvet transferi gerekebilir, sık yaşanan sakatlık durumlarında sıkıntı çekmemek için. Yine de ben tek forvetten vazgeçilmeyeceğini düşünüyorum. Rijkaard'ın inadı inat. İlk yarı 2-0'lık sonuçla biterken, tribünlerde "tepkiyle karışık destek" vardı.
2.yarıda soldan Harry Kewell sazı eline aldı. Arda ve Serdar Özkan'ın ilerideki verimsizliği, bu durumu gerektiriyordu. Kewell'ın getirdiği 2 topu da Milan Baros tamamladı ve maç berabere bitti. 2.maç için dezavantajlı bir skor lakin Galatasaray bu engeli de aşacaktır diye düşünüyorum. Transfer döneminin bitimine 11 gün kaldı, muhtemelen bu maçın skoru da bekleniyordu transferler için. Güzel bir galibiyet bugün, yarın transferlerin bitmesini sağlayabilirdi. Ancak 2-2'lik skor soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Gelecek adam avrupa liginde oynayamayacaksa neden gelsin, avrupa liginde devam edilemeyecekse transfer yapmaya gerek var mı? Vesaire vesaire. Bence avrupa liginde devam edilmeyecekse Elano kalsın, transfere de gerek yok. Zaten kim gelirse gelsin bu ruhu kaybolmuş takımı "şak" diye dirilteceğine inanmıyorum, inanmayacağım.
2.maç zor olacak. Gündemde hem transferler hemde Frank Rijkaard'ın geleceği tartışılıyor. Bir değişiklik yapılacaksa şimdi, hemen olmalı. Yapılmayacaksa bol bol motivasyon konuşmaları, faydalı transferler yapılmalı ve ekip ruhu aşılanmalı. Arda bence liderlik vasfı olmayan ve kaptan yapılmaması gereken bir yıldız. Bu takımda Kewell, Baros ve Neill kaptan olabilecek isimler. Yerlilerde ise sadece Ayhan'ı görebiliyorum bunun için, hakediyor. Uefa'nın resmi sitesinde, Galatasaray'ın Baros sayesinde günü kurtardığı yazılmış. Tamamen doğru. Rijkaard'ı ise resmen 2 yıldız kurtardı bu maçta. Misimovic'in gelemeyeceği ortada, Baptista nazla niyazla gelecekse hiç gelmesin. Peki ya kim gelecek? Maddi durum ortada, karizma yerle bir.. Son olarak; bir teknik direktörlük değişimi gerekiyorsa 2 tane adayım var. Gülüp geçen çok olacaktır ama ben de gülüp geçiyorum artık; Raşit Çetiner, Yılmaz Vural ya da Tugay Kerimoğlu..


19 08 2010

Mourinho & Mesut



Yeşil-beyaz seremoni

SüperLig'de ilk haftanın en güzel görüntüsüydü bu fotoğraf. Son şampiyon Bursaspor taraftarının, "yeşil-beyaz" seramonisi..


Dos Santos, Tottenham'da kalmaktan yana

"Giovani dos Santos'un kulüpten ayrılması gerekirse gitmek isteyeceği kulüp Roma Kulübü. Ancak Dos Santos burada kalıp Tottenhem ile Şampiyonlar Ligi'nde oynamak istiyor."

Gio'nun menajeri Sart


Kevin-Price Boateng, Milan'da

17 Ağustos tarihiyle Genoa'lı oldu, 2 gün sonra Milan'a kiralandı. Önümüzdeki yıl "hayalimdeki takım" dediği Milan'da oynayacak Kevin-Price Boateng. Milan'ın bitmek bilmeyen gençlik politikasında ortasaha için aradığı adam. Almanya doğumlu, Gana asıllı 23 yaşındaki ortasaha oyuncusu, Almanya'nın U15, U16, U17, U18, U19, U20, U21 takımlarında oynadı ama en sonunda Gana'yı tercih etti. 2010 dünya kupasında da gayet güzel oynamıştı. Görev adamı. Ben Gattuso'ya benzetiyorum biraz.


18 08 2010

Yılın oyuncuları belli oluyor

UEFA tarafından her mevkii için 3'er aday belli oldu. 26 Ağustos'ta, Şampiyonlar Ligi grupları kura çekimi sırasında açıklanancak en iyi kaleci, defans, orta saha ve forvet adayları aşağıdaki gibi. Ben tahminlerimi yapayım; Julio Cesar, Maicon, Sneijder, Milito. Yani ödüller Inter'e..

Yılın Kalecisi Adayları
Júlio César (Inter)
Hugo Lloris (Lyon)
Víctor Valdés (Barcelona)

Yılın Defans Oyuncusu Adayları
Lúcio (Inter)
Maicon (Inter)
Gerard Piqué (Barcelona)

Yılın Orta Saha Oyuncusu Adayları
Xavi Hernández (Barcelona)
Arjen Robben (Bayern München)
Wesley Sneijder (Internazionale Milano)

Yılın Forvet Oyuncusu Adayları
Lionel Messi (Barcelona)
Diego Milito (Internazionale Milano)
Wayne Rooney (Manchester United)


German Denis, Udinese'de

Edinson Cavani'nin Napoli'ye gelmek üzere olduğunu yazdığım haberde, German Denis'in de Udinese'ye gönderileceğini belirtmiştim. Napoli'de başarılı 2 sezon geçiren arjantinli German Denis, Udinese ile 5 yıllık sözleşme üzerine anlaşmaya vardı. 2 sezonda 63 maçta 13 gol atan arjantinli forveti Napoli, 2 yıl önce 6.3 milyon euro vererek almıştı. Kadrosuna Edinson Cavani gibi bir golcüyü katan Napoli, böylece German Denis'e ihtiyacı olmadığını da ortaya koymuş oldu. Bence yanyana güzel bir ikili oluşturabilirlerdi. Marcelo Zalayeta ne durumda acaba..


Kader Keita imzayı attı

8 milyon euro bonservis bedeliyle Al-Sadd'a gönderilen Abdul Kader Keita imzayı atmış. Doha’da yapılan toplu imza töreninde Keita ile birlikte kulübün bu sezon kadrosuna kattığı yeni isimler Cezayirli Nader Belhadj ile Güney Kore’li Lee Jung-Soo da yer almış. Bu sene Galatasaray taraftarı Kader Keita'yı da Mehmet Topal'ı da kibrit ateşiyle arayacak.


17 08 2010

Anthony Modeste, Bordeaux'da

Marouane Chamakh'ın boşluğunu doldurma çabaları. 22 yaşındaki Anthony Modeste 3 milyon euro bonservis bedeliyle Nice'den Bordeaux'ya transfer oldu. Geçen sezon kiralık oynadığı Angers'de 36 maçta 19 gol atmıştı. 4 yıllık sözleşme imzaladı. Bu yıl gözler onun üzerinde olacak.


Mesut Özil resmen Real Madrid'de

Günledir beklenen transfer gerçekleşti. Mesut Özil ve kulübü Werder Bremen, Real Madrid'le anlaşmaya vardı. Bonservisi için 15 milyon euro verileceği yazılıyor. Mesut ise yıllık 5 milyon euro kazanacak. Birileri hala Baptista için yıllık 4 milyon eurodan bahsediyor. Schalke, Werder Bremen ve ardından Mesut Özil. 21 yaşında kariyerinde zirve yaptı Mesut Özil. Bu yıl Messi'yle kıyaslanacakmı bilinmez ama benim tek dileğim kadroda sıkça yer bulması yönünde.


James Milner & Craig Bellamy

Manchester City, 24 yaşındaki ortasaha oyuncusu James Milner'ı transfer etti. Bu transferde Stephen Ireland'ın takas olarak kullanılacağı yorumlansa da, Ireland'ı kariyerine City'de devam etmek istediği de belirtiliyor. Milner, Aston Villa kariyerinde 5 sezonda 100 maçta 12 gol attı. Milli takımda da 12 maçta forma şansı buldu. Geleceği olan bir oyuncu ve geniş City kadrosu için iyi bir alternatif.
Öte yandan 2009 sezonbaşından bu yana Manchester City forması giyen Craig Bellamy, Cardiff City'e kiralandı. Böyle deli ve yetenekli adamların henüz 31 yaşında vasat takımlara gönderilmesine üzülüyorum bir futbolsever olarak. Mesela bu adam biraz disiplinsiz olsa da tam da üç büyüklerin aradığı forvet tipine sahip. Hızlı, son vuruşları çok iyi ve yırtıcı. Bellamy'nin City kariyerinde 40 maçta 12 golü var. Oyuna genelde sonradan giren bir oyuncu oldu City'de. Oysa Newcastle United'da kafa adamdı. Sezon sonuna kadar doğduğu şehrin takımı Cardiff City'de olacak..


Her golden sonra farklı sevinç gösteren takım: Stjarnan

İzlanda’da mücadele eden Stjarnan ile Selfoss takımları arasında oynana maçta futbolcuların gol sonrası sevinçleri çok güzeldi. Bugüne kadar attıkları her golden sonra ilginç gol sevinçleri üreten bir takım Stjarnan. Stjarnan'ın Selfoss'u 3-2 yendiği maçta Ellert Hrenisson, Atli Johansson ve Haldor Bjornsson attıkları goller sonrasındaki sevinçleriyle büyük ilgi çektiler. Üstelik takımın attığı 3 gol de gayet güzel.


16 08 2010

Chelsea 6, Drogba 3 atarak başladı

Premier Lig'in ilk haftasında Chelsea kendi sahasında West Bromwich'i 6-0'lık skorla geçti. Drogba 3, Malouda 2 gol attı, diğer gol Lampard'dan geldi. Geçen yıl 37 gol atan Didier Drogba, West Bromwich karşısında attığı 3 golle Chelsea'nin efsane ismi Jimmy Greaves'i geride bırakarak kulüp tarihindeki en skorer 6. futbolcu oldu. Chelsa formasıyla 261 maçta 134 gole ulaşmış oldu Drogba. Maç sonunda The Sun'a şöyle konuşmuş:

"Neden 40 gol atmayayım? Ancak 20 gol atıp hem Premier Lig hem de Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmayı tercih ederim. Önemli olan benim performansım değil, bizim sezon sonunda neler kazanacağımız. Jimmy Greaves büyük bir efsane ve bu yüzden çok gururluyum. Buraya ilk geldiğim dönemle şimdi arasında büyük bir fark olduğunu bilmek gerçekten çok güzel. Bu büyük futbolcuların arasında yer almak muhteşem bir duygu. İnsanlar 40 yıl sonra da benden bahsederse çok mutlu olacağım. Sizin hakkınızda iyi şekilde konuşulması ve kulüp tarihine geçmeniz, çocuklarınız için de harika bir durum."


15 08 2010

Tilkinin dönüp dolaşıp gideceği yer ve Michael Ballack

Michael Ballack, 1999-2002 yılları arasında oynayıp tüm avrupaya kendini ispatladığında Bayer Leverkusen forması giyiyordu. 3 sezonda 79 maça çıkıp 27 gol atmıştı. İstikrarlı oyununu daha sonra gideceği Bayern Münih'de de sürdürdü. 107 maçta 44 gol attı 4 sezonda. Bir ortasaha oyuncusu için çok güzel gol istatistikleri bunlar. Chelsea'de çok verimli olmayan bir 4 sezon geçirdi. 33 yaşında Bayer Leverkusen'e geri döndü. 2 yıllık sözleşme imzaladı. Severim böyle geri dönüşleri. Lincoln mü? Aman diyim..


Futbol Dergisi Ağustos sayısı yayında!

Okumak için: http://www.futboldergisi.com

Kuşbakışı Mabedler, Hocanın Götürdüğü Yere Git , Joe Cole'den Yeni Kartal Guti'ye, Adı Gibi Süper Lig, Beyaz Perdede Futbol, Trabzon Destanı, Unutulmayanlar: Forvetler, Takımdaşlık, Nijerya 1994 , Bir Ayın Ardından: Temmuz, Ayın Fotoğrafı.

*Boldladıklarım, kendi yazılarım ve derlemelerimdir. Keyifli okumalar.


Mamadou Niang ve Digiturk

Bir futbolseverin Fenerbahçe'nin resmi websayfasını sevmemesi için hiçbir sebep yok. Açık okuyun ufkunuz genişlesin. Bir transfer haberi, yukarıdaki anlayışla sunuluyor taraftarlara. 31 yaşındaki forvete 8 milyon euro verdi Fenerbahçe. Taraftarın ayda 34.99 tl'lik digiturk ödemesiyle geri ödenecek(!) bu para muhtemelen. 4 yıllık sözleşme imzalanacak. Mamadou Niang, Marsilya'da 5 sezon geçirdi. 155 maça çıkıp 71 gol attı. Tank gibi, koşan, savaşan ve yetenekli bir forvet. Şimdi merak edilen ise Semih ve Güiza'nın ne olacağı..