
2010 Dünya Kupası'nda son 16 maçları keyifli geçiyor. İlk maçta
Uruguay,
Kore'yi 2-1'lik skorla geçerek adını çeyrek finale yazdırdı. İki gol de
Suarez'den geldi. Kore'nin tek golünü ise
Lee attı.
Diego Forlan'dan daha fazla "iş" bekliyor futbolseverler. Sessiz kaldı turnuvada. Luis Suarez attığı 2 golle toplamda 3 gole ulaştı.

2.tur 2.maçında bir sürpriz yaşandı denilebilir. Turnuvanın göze hoş gelen futbolunu oynayan
ABD,
Gana'ya uzatmalarda yediği golle mağlup oldu ve elendi. Maçta 5.dakikada
Boateng'in attığı golle Gana 1-0 öne geçti. Eşitliği 62.dakikada penaltıyla
Donovan sağladı. Maç 1-1'lik sonuçla bitti. Uzatmaların ilk yarısının henüz 3.dakikasına
Gyan'ın attığı gol, Gana'yı çeyrek finale uçurdu.
Appiah'ın tutuk oyunu ve hatta "
bitmiş" görünümü ile Gyan'ın hava toplarındaki müthiş üstünlüğü dikkatleri çekti.
Gelelim pazar keyfinin 2 güzel maçına.
Almanya - İngiltere maçı ile başlamak istiyorum. Turnuvada
Brezilya,
Arjantin veya
Almanya takımlarından birinin kupayı kazanacağını düşünüyorum. Dün Almanya'nın çeyrek finale kalıp Arjantin ile eşleşecek olması, bu yüzden pek güzel olmadı. Bu 2 takım finalde karşılaşsa çok daha keyifli olabilirdi. Artık olası bir Brezilya - Arjantin veya Brezilya - Almanya eşleşmesini bekleyeceğim. Maça dönecek olursam, son derece keyifli bir maçtı. Maçın ilk dakikasından itibaren yoğun tempo vardı ve gollerin habercisiydi bu durumlar. 20.dakikada "
turnuva golcüsü"
Miroslav Klose, savunmanın arasından fırsatçılığını konuşturup Almanları 1-0 öne geçirdi. 32.dakikada
Müller'in pasında soldan sert ve düzgün vuran
Podolski farkı 2'ye çıkardı. Golde hatası olan
Upson, 5 dakika sonra attığı kafa golüyle farkı 1'e indirdi. Bu golden 1 dakika sonra
Lampard'ın şahane şutu üst direkten kaleye girip geri çıktı, gol olan bu poziyonda hakemler rezalet bir biçimde "
gol değil" kararı verdi. Maçın kırılma anıydı şüphesiz. İlk yarı bu sonuçla bitti. İkinci yarı, ilk yarıya göre daha tutuktu. Ama goller devam etti. Özellikle 60.dakikalara kadar oyun keyifsizdi. 67 ve 70.dakikalarda
Müller attığı 2 golle Almanlara farkı getirdi. Bu sonuçla biten maç sonucu ingilizler, evlerine dönmek üzere turnuvaya veda etti.
Maça ilk onbirde başlayan 22 oyuncunun da Bundesliga ve Premier Lig'de forma giymesi enteresan bir istatistik. Ülke dışında oynayan futbolcu yoktu her iki takımda da. 1966'da İngiliz
Hurst'un uzatma dakikalarında çizgiyi geçmeyen topuyla yenik duruma düşen ve kupayı kaybeden Almanlar, 44 yıl sonra benzer bir hatayla rövanşı almış oldular. Tarih çok mühim birşeydir ve arada böyle tekerrür eder. Güzel de olur.

Pazar keyfinin son maçı
Arjantin - Meksika oldu. Elbette Arjantin favoriydi ama Meksika'nın da bu kadar tutuk oynayacağını kimse düşünemezdi. Adeta forvet güçleri yoktu sahada. 26.dakikada
Tevez ve 33.dakikada
Higuain'in attığı gollerle, 2 farkla ilk yarı bitti. Özellikle Higuain turnuvanın en büyük yıldızı olmaya aday. Meksika'da
Carlos Salcido'da da ne güzel bir sağ ayak vardır. Uzaktan vurduğu 4 şutun 3'ü kaleyi sarsıyordu resmen.
Rafael Marquez'i çok pasif buldum,
Ricardo Osorio zaten hatalarıyla takımını çokça yaktı,
Giovani dos Santos da kaybolup gitti maçta. Meksika kalecisi
Oscar Perez'in "
bizim"
Ömer Çatkıç'la benzerliği de dikkatimi çekti. Tevez'in 52.dakikada attığı, kendisinin 2. takımının 3.golü muhteşemdi. Şimdiye kadar bence turnuvanın en güzel golü oldu. Bu sonuçlarla çeyrek final eşleşmeleri şöyle:
Uruguay - Gana ve
Arjantin - Almanya. Bugün oynanılacak
Hollanda - Slovakya ve
Brezilya - Şili maçlarının galipleri de çeyrek final eşleşmelerinden diğerini belirleyecek. Favoriler hiç şüphesiz Hollanda ve Brezilya. Turnuva şimdilik en golcü isim attığı 4 golle
Gonzalo Higuain. 3'er gollü isimler ise
Thomas Müller,
David Villa,
Luis Suarez ve
Robert Vittek.
adidas Golden Boot'da zirvede yine
Gonzalo Higuain bulunuyor 1.3'lük ortalamasıyla.