31 03 2010

Thierry Daniel Henry

21.45, Star TV, Arsenal - Barcelona..


Alp Can

Tüm gazeteciler der, "Gazeteci olunmaz, doğulur" diye. Ben de o ruhla doğmuştum oysa. Yazmaktan ve araştırmaktan aldığım keyifi başka hiçbirşey vermedi, vermiyor. Babama, "Bi elimden tut ta, sevdiğim işi yapayım" dediğimde, "Bok mu var anlamıyorumki bizim meslekte? Kırkından sonra kalp krizi, şeker, hatta kanser kapında" derdi hep. Kendisi şeker hastası. Bu şekilde de soğumuştum bir nevi medyadan. Ama yinede bloglar, çeşitli dergilere katkılar vs derken bir tarafından tutmuş gibi oluyorum. Stajımı bile Sabah Gazetesi'nde yapmıştım mesela. Bugün, aşağıdaki haberi okuduğumda yine aklıma geldi babamın dedikleri..

***

İstanbul’da dün kalp krizi geçirerek vefat eden BirGün gazetesi Spor Müdürü Alp Can son yolculuğuna uğurlandı.

Zincirlikuyu Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilen Can’ın cenaze törenine, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay ve Türkiye Spor Yazarları Derneği Genel Başkanı Esat Yılmaer başta olmak üzere Hıncal Uluç’un da aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci katıldı.

Alp Can’ı son yolculuğunda en son görev yaptığı BirGün gazetesinin yanısıra daha önce çalıştığı Söz, Gelişim Spor, Fotospor gazetelerinden çalışma arkadaşları da yalnız bırakmadı.


Ah Mutu vah Mutu

Mutu'nun Ocak ayında Bari ve Lazio ile yapılan maçlardan önce verdiği numunelerde, yasaklı doping türlerinden biri olan "sibutramina"ya rastlanmıştı. Bunu doktoruna danışmadan kullandığını kabul eden Mutu için menajeri Giovanni Becali, son açıklamasında, 3-4 ay men cezası beklediklerini ifade etmişti. İtalya Olimpiyat Komitesi (CONI) yetkilileri, 2 doping testini de geçemeyen Adrian Mutu'nun sahalardan 1 yıl men edilmesini istedi. Karar en geç 1 aya açıklanacak. İnsanın sinirleri bozuluyor futbol yeteneği, zekasından kat kat küçük oyuncuların bu halini görünce..


Trapattoni @ Chiambretti Night



Frikik, baraj, gol

Dün geceden. Ribery frikik kullanıyor, barajın arasında çeşitli rötuşlara maruz kalıp geçen top, Van der Sar'a en uzak köşeye doğru yol alırken..


Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finalleri #2: Lyon 3 - 1 Bordeaux

Son vuruşlarda usta bir ayağınız varsa Lisandro Lopez gibi, bir de üstüne oturmuş bir kadroyla tecrübeniz de varsa, sonuca daha rahat ulaşıyorsunuz. Bordeaux defansı havadan gelen toplarda iki hata yaptı, ikisi de gol oldu. Lyon antrenörü Puel iyi çözmüş olayı. Lyon yarı final kapısının eşiğine iki adımını birden attı bu sonuçla. Ne güzel bir tablo aslına bakarsanız. İki fransız takımı çeyrek finalde eşleşmiş, biri yarı finale çıkacak. Yani son 4'te yine ülkenizin bir takımı olacak. Bu tabloyu görmek için kalbi çarpan milyonlar var bu memlekette oysa..

O.LYON - BORDEAUX 3-1
GOLLER: 9′ Lisandro Lopez, 14′ Chamack, 31′ Bastos, 76′ Lisandro Lopez.
O.LYON (4-2-3-1): Lloris 6.5; Reveillere 6, Cris 6, Bodmer 6, Cissokho 6.5; Makoun 6, Toulalan 6.5; Delgado 6.5 (86′ Gonalons s.v), Pjianic 5 (65′ Kallstrom 6.5), Bastos 7 (65′ Govou 5.5); Lisandro Lopez 7. A disposizione: Anderson Cleber, Boumsong, Ederson, Gomis, Vercoutre. Ant: Puel 7
BORDEAUX (4-2-3-1): Carrasso 6.5, Chalme 6.5 (82′ Henrique s.v), Ciani 5, Sanè 5, Tremoulinas 6.5; Menegazzo 5, Plasil 5.5; Gouffran 4.5 (71′ Bellion s.v), Gourcuff 6.5, Wendel 5.5 (77′ Jussiè 6); Chamack 6.5. A disposizione: Jurietti, Ramè, Cavenaghi, Placente. Ant: Blanc 7
HAKEM: Felix Brych 6.5


Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finalleri #1: B.Münih 2 - 1 Manchester Utd

66.000'e yakın seyircinin izlediği maçta goller çok enteresan dakikalarda geldi. Henüz ilk dakikada kornerden gelen topu bekletmeden ağlarla buluşturdu Rooney. Bayern Münih taraftarı bu gole karşılığı ancak 74 dakika sonra görebildi. Ribery'nin kullandığı frikik, baraja çarpıp süzülerek gol oldu. 90+1'de ise Ivica Olic 3 kişinin arasından 2 adımla sıyrılıp Van der Sar'ı ters köşeye yatırdı. Bu sonuç Manchester United için yine de avantajlı diye düşünüyorum.

BAYERN-MANCHESTER UTD 2-1 )
GOLLER: Rooney 1’; Ribery 76', Olic 91’.
BAYERN (4-4-1-1): Butt; Lahm, Van Buyten, Demichelis, Badstuber; Altintop (85’ Klose), Van Bommel, Pranjic (89’ Tymoshchuk), Ribery; Mueller (72' Gomez); Olic. (Rensing, Gorlitz, Contento, Alaba). Ant: Van Gaal.
MANCHESTER UTD (4-3-2-1): Van der Sar; Neville, Ferdinand, Vidic, Evra; Fletcher, Carrick (70’ Valencia), Scholes; Nani (82’ Giggs), Park (70’ Berbatov), Rooney. (Kuszczak, Rafael, Evans, Gibson). Ant: Ferguson.
HAKEM: De Bleeckere (Bel).


30 03 2010

Bodrum Kebabı: "Çökertme" #2

22 Ocak 2007'de kendisi hakkında bir yazı yazmıştım. Krizlerdeyim. Buradan, zaje'ye sesleniyorum. Duyarsa Bayan E'ye de sesleniyorum. Hatta zoban'a sesleniyorum. İstanbul'da şu mereti mideye indirebileceğimiz mekan tavsiyeleriniz nedir? Doya doya..


Giallo, Rosso, Vespa

Bu vesileyle, şuraya da selam olsun.


29 03 2010

Kasko, trafik kazası ve cezası

"Bay McCuller?"

"Evet?"

"Otomobilinizin kaskosu bitmiş, yeni yıllık ücretiniz 248 dolar ve peşin ödenmesi gerekiyor, üç trafik cezası yemişsiniz, her ceza bizim için trafik kazası ile eşdeğerdir..."

"Siktir!"

"Ne?"

"Trafik kazası sizin cebinizden para çıkması demektir, trafik ce­zası ise benim, üstelik bizi kendimizden korumakla görevli moto­sikletli çocuklar kendilerine yeni ev, araba ve orta sınıf altı karıları­na giysi ve biblo alabilmek için her ay belli bir kota doldurmak zo­rundalar, bırakın bu aptal hikayeleri, araba kullanmıyorum artık, dün gece arabamı iskeleden aşağı ittim, tek bir şeye pişmanım."

"Neye?"

"Lanet şey aşağı yuvarlanırken içinde olmadığıma."

Charles Bukowski
(Pis Moruğun Notları, Parantez Yayınları,
Ağustos 2002, Sayfa: 52.)


AS Roma 2 - 1 Inter #2



AS Roma 2 - 1 Inter #1



Galatasaray 0 - 1 Fenerbahçe

Maça neresinden bakılırsa bakılsın, Galatasaray ortasahası rezaletti. Maçı izlediğimiz tüm arkadaşların ortak görüşü daha ilk dakikalardan itibaren bu yöndeydi. Mehmet Topal ve Mustafa Sarp gece vardiyasında çalışıp ertesi gün yine mesaiye kalmış işçi misali perişan haldeydi. Ayhan ve Barış ikilisi mutlaka daha faydalı olurdu. Fenerbahçe ortahasında Alex yine liderlik görevini başarıyla yaptı. Özellikle ilk yarıda kale önüne doğru kaçan Güiza'ya attığı paslar ofsayt taktiğine takılmasa fark olurdu. Sağ kanattan Gökhan Gönül'ün deparları da herzamanki gibi tehlike yüklüydü. Galatasaray'da ise ileride tek başına kalan Jo bir varlık gösteremedi. Elano hep olduğu gibi vasattı. Sadece defansif anlamda daha çok savaştı. Dos Santos muhtemelen derbinin sarı kırmızı tarafının en başarılı oyuncusuydu. Keita'yı tıpkı Trabzonspor'un yaptığı gibi 2 kişiyle vuran Daum, takımını maça iyi motive etmiş. Gerçi ekstra birşey yapmasına gerek kalmıyor, Fenerbahçe her derbiye "varsayılan ayar" olarak maksimum motiveyle geliyor. Maçı, 2000'de Johnsson'un attığı golle Fenerbahçe'nin kazandığı maça benzetenler var. Alakası bile yok. Bu maç Fenerbahçe'nin hakkıydı. 93.dakikada Volkan'ın doksandan çıkardığı top ve Dos Santos'un penaltı pozisyonu elbette kırılma anlarıydı. Eski açıktaki dev Özhan Canaydın pankartı ve sarı kırmızı yağmurluklar hoştu fakat Galatasaray taraftarı 2.yarı ve özellikle golden sonra berbattı. Ancak bunu normal olarak görüyorum. Şok bir gol ve ardından umutsuz bir oyun. Selçuk Şahin, Galatasaray'ı seviyor. Öyle ya da böyle, affetmiyor. Şans faktörü de var tabi. Şanslı adam. Taraftarı ateşleyecek tek şey Arda ve Baros'un oyuna girmeleriydi, onlar da birşey yapamadılar. Rijkaard, Arda'yı oyuna almasına yanlış gözüyle bakmış maçtan sonra. Alternatif ne olabilirdiki o dakikada, Ayhan mı?
Leo Franco hakkında da birşeyler yazmak istemiyor. Vasatın vasatı bir kaleci. Her şeyi, her sözü her hakareti hakediyor. Kalan haftalarda Aykut ve Ufuk devridaim edilmeli. Jo sezon sonu gider ya da Baros'la ikili olarak düşünülmeli artık. Dos Santos'un bonservisi alınmalı. Elano için insan birşeyler söylemekte kararsız kalıyor. Şampiyonluk için 2 aday görüyorum artık; Bursaspor ve Fenerbahçe. Elbette Beşiktaş ve Galatasaray'ın da şansları var ama istikrarsız oyunlarıyla bu iş ne kadar yürür bilemem. 2 hafta sonraki Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi çok önemli. Caner ve Baros, Sivasspor deplasmanında olamayacaklar Galatasaray'da. Kalan 7 hafta çok canlı geçecek buna eminim. Denizlispor'un bu kez kesinlikle küme düşeceğini düşünüyorum. Diğer takım ise ya Sivasspor olacak ya da Diyarbakırspor.


27 03 2010

Maça doğru: AS Roma - Inter

Çok önemli bir maç oynanacak bu akşam. Saat 19:00'da NTV'nin canlı olarak vereceği maçta iki takımda hemen hemen tam kadro olacak. Inter'de tek eksik Santon. Roma'da Totti de maç kadrosunda yer alacak. Önce beklenen ilk 11'leri ardından da son 10 yıldaki Roma-Inter maçlarının skorlarını yazacağım. Maçı Roma'nın alacağını düşünüyorum. Inter 63 puanla lider, Roma ise haftaiçinde deplasmanda aldığı Bologna zaferiyle puanının 59'a çıkardı. Roma'nın alacağı bir zafer, son 7 haftada herşeyi değiştirebilir. İmkansız değil ama zor. Güzel bir motivasyon ve dengeli bir oyunla 3 puan Roma'nın olacaktır diye düşünüyorum. Inter ile Roma'nın arasında bugüne dek oynanan 86 maçın 36'sını Roma, 29'unu Inter kazanmış. 21 maç berabere bitmiş. Roma'nın attığı 138 gole, Inter 118 ile karşılık vermiş. Bu maçın dışında haftasonu Milan - Lazio, Galatasaray - Fenerbahçe (Pazar / 19.00 / Lig TV) ve Real Madrid - Atletico Madrid (Pazar / 22.00 / NTV Spor) gibi çok önemli maçları da izleyeceğiz. Futbola doyacağımız güzel bir haftasonu diliyorum..

Roma (4-2-3-1): Julio Sergio; Cassetti, Burdisso, Juan, Riise; Pizarro, De Rossi; Taddei, Perrotta, Vucinic; Toni.
Yedekler: Doni, Mexes, Motta, Brighi, Totti, Baptista, Menez. All.: Ranieri
Cezalılar: Yok
Sakatlar: Yok

Inter (4-3-3): Julio Cesar; Maicon, Lucio, Samuel, Chivu; Stankovic, Cambiasso, Zanetti; Sneijder; Eto’o, Milito.
Yedekler: Toldo, Materazzi, Cordoba, Muntari, Mariga, Thiago Motta, Pandev. All.: Mourinho
Cezalılar: Yok
Sakatlar: Santon


11.04.1998 Roma-Inter 1-2 Serie A 1997-98
03.05.1999 Roma-Inter 4-5 Serie A 1998-99
12.09.1999 Roma-Inter 0-0 Serie A 1999-00
04.03.2001 Roma-Inter 3-2 Serie A 2000-01
17.11.2001 Roma-Inter 0-0 Serie A 2001-02
16.11.2002 Roma-Inter 2-2 Serie A 2002-03
07.03.2004 Roma-Inter 4-1 Serie A 2003-04
03.10.2004 Roma-Inter 3-3 Serie A 2004-05
12.06.2005 Roma-Inter 0-2 Coppa Italia 2004-05
05.03.2006 Roma-Inter 1-1 Serie A 2005-06
03.05.2006 Roma-Inter 1-1 Coppa Italia 2005-06
20.09.2006 Roma-Inter 0-1 Serie A 2006-07
09.05.2007 Roma-Inter 6-2 Coppa Italia 2006-07
29.09.2007 Roma-Inter 1-4 Serie A 2007-08
24.05.2008 Roma-Inter 2-1 Coppa Italia 2007-08
19.10.2008 Roma-Inter 0-4 Serie A 2008-09


Bir kupon #6

258 / AS Roma - Inter (1)
282 / Palermo - Bologna (1)
402 / Galatasaray - Fenerbahçe (1)
409 / Milan - Lazio (1)
Toplam oran: 10.80


26 03 2010

Yazmak #2


"Yazmak uçmaktır benim için. Ateşler yakmaktır. Yazmak, ölümü sol cebimden çıkarıp duvara atıp tutmaktır."


Charles Bukowski


Galatasaray seçimleri ve Fatih Akyel

Fatih Altaylı'nın bugünkü yazısında Adnan Polat'ın başarılı olamadığından Adnan Öztürk'ün yöneticiliği bilmediğine dair bir analiz var. Okumanız tavsiyemdir. Ben yazının dibindeki notu buraya alayım:

"2. Başkanlık dönemimde Fatih Akyel'i Galatasaray'a yakışmayan davranışları nedeniyle kulüpten göndermiş, daha sonra özellikle Canaydın döneminde geri dönme çabalarını da engellemiştim. Bugün ne kadar haklı olduğumu şike soruşturması nedeniyle anladım."


25 03 2010

Belgrade Boys

Belgrade Boys /Kızılyıldız


Mightee old school jackets

Mightee, Neo Fly'in markalarından biri. 2 hafta önce Taksim'deki Neo Fly mağazında yukarıdaki oldschool ürünü görmüştüm. Yanlarındaki çizgiler hummel ürünlerini hatırlatıyor. Yukarıdaki üründe tema Roma olarak düşünülmüş. Kiremit kırmızısı ve yanındaki çizgiler beyaz. Sol göğüs hizasında da Roma yazısı var. Farklı renklerdeki London ve Tokyo modelleri de güzel. Fiyatı 30 TL idi. 60 küsürden düşmüş. Roma olanı kaptım tabi. 3-5 tane kalmıştı, ilgilinenlere ve benim gibi oldschool giyim hastalarının bilgisine..


Lamponi's Lamps



Kombinefeyşın

Çekirge'nin kombinasyonlarına hastayım. Yukarıdaki kombinasyonu, şimdiye kadar yaptıklarının 5.si. Saat, jean, gömlek ve tshirt tam tarzım. Ellerine sağlık diyor, ben de ilerleyen günlerde bu tip kombinasyonları paylaşmak istediğimden ilkini ondan feyz alarak yazmış bulunuyorum.

t-shirt: two bucks- gömlek: topman- gözlük: vintage -
saat:
toywatch- jean: topman- kemer: energie- pabuç: fred perry


Dear God

£12.99 ~ punkfootball


24 03 2010

Beklemek

"Beni beklemişti. En son anlarında onun elini tuttum. Onun yanında olabildiğim için çok mutluyum. Bu hastalıkla baş ederken sonunun böyle olacağını biliyorduk ve kendimizi hazırladık. Hepimizin başı sağolsun. Allah hepimize sabır versin."

Ali Talat Diniz
Özhan Canaydın'ın torunu


23 03 2010

Mola vermek

zorunludur,
yoksa duvarlar üstünüze yığılır
.
her şeyden vazgeçebilmelisin,
fırlatıp atabilmelisin,
her şeyi.
kişisel çıkar gözetmeksizin ve
yardım kabul etmeksizin.
baktığına bakmayı,
düşündüğünü düşünmeyi,
yaptığını yapmayı,
ya da yapmadığını yapmamayı
öğrenmelisin.

çabalamaktan yorgun insanlar.
ortak alışkanlıklara sığınıyorlar.
kaygıları,
sürü kaygıları.

çok az insan;
eski bir ayakkabıya on dakika bakabilir,
ya da kapı tokmağını kimin icat ettiğini
merak eder.

cansızlaşırlar.
çünkü mola vermeyi,
kendilerini çözmeyi,
kaprislerini bir kenara bırakmayı,
görmemeyi,
duymamayı,
öğrenmemeyi,
yuvarlanıp tertemiz sıyrılmayı
beceremezler.

yapay kahkahalarını duyar duymaz
uzaklaşın onlardan
.


Charles Bukowski
(Dünyevi Şiirlerin Son Gecesi, 2.Cilt, Gülün gölgesinde,
Parantez Yayınları, Kasım 2002, Sayfa: 103-104.)


Adidas Originals Cities Series: London



Messi ve Av Tüfeği

"Onu durdurmak için yanınızda av tüfeğiniz olmalı. Bam bam! Hepsi bu.."

Mallorca Teknik Direktörü Gregorio Manzano


Balotelli ve Milan



Özhan Canaydın'ı kaybettik

Hem dürüst hem de beyefendi kişiliğiyle herkesin takdirini kazanmıştı Özhan Canaydın. Dün gece 23:34'de birkaç yıldır mücadele ettiği pankreas kanseri sebebiyle hayata veda etti. Tıpkı resmi sitede yazdığı gibi yüreği daima Galatasaray sevdasıyla çarpıyordu. Mekanı cennet olsun. Tüm spor camiasının başı sağolsun.


22 03 2010

Yaşadıklarınsın

(photo by beybinesen)

Yaşamın, birşeyleri yitirmenin süreci olacak.
Sonradan da, bu yitirdiklerini aslında
yitirmemiş olduğunu öğrenmenin süreci..

Yaşadıkların, yitmeyecekler; yaşayacaklar.

Birşeyleri yaşamışsan, gerçekten yaşamışsan,
onları yitiremezsin artık. İstesen bile,
istemesen bile; yaşar artık onlar..

Yaşadıklarınsın.

Yaşamın, bütün yaşadıklarını yitirip,
yeniden kazanmanın süreci olacak.
Hep yeniden yitirip,
hep yeniden kazanmanın
süreci..

Oruç Aruoba
(de ki işte, Metis Yayınları, Aralık 1990, Sayfa:69)


Herkesin bir popisi vardır

Popping türü dansı, dün Yetenek Sizsiniz finalinde bir kez daha gördük, tanıdık. 1970'lerin ortasında "Electronic Boogaloo Lockers" adlı grubun ortaya çıkardığı bir funk dansı türüymüş. Şimdilerde oldschool müziklerle süslenerek son derece keyifli bir görsel şova dönüştürebiliyor. Yukarıdaki abiler de güzel bir popping şov yapıyorlar. Benim aklıma da direkt şu popi geldi..


Emirgan Fincan Kahve

Türk Kahvesi'ni güzel yapan yerleri severim. Kahve mühim iş. En iyi sonucu da "şekerli" dedikten sonra alırsınız. Bal gibi gelirse, yapan adam kahveyi bilmiyordur. Zira şeker, kahvenin düşmanıdır. Bu yüzden şekerli dendiğinde, kararında bir miktar kullanılmalıdır. Bu konuda hassasım. Emirgan'daki Fincan Kahve'nin hem mekanı güzel hem de Türk kahvesi. Geceleri muhteşem oluyor, şiddetle tavsiyemdir. Lale dönemi de açılmışken, önce Emirgan'daki Lale korusu gezilmeli, sonra da Fincan Kahve'de bol köpüklüsünden bir kahve içilmeli. Geçen yıl Lale korusunu gezmiştik valide ve Bayan İ ile. Atkı gibi bir fotoğraf şurada.


Dünyevi Şiirlerin Son Gecesi

Hiç bir zaman olması gerektiği gibi değil, dedi insanlar.
Müziğin sesi,
sözcüklerin yazılışı.
Hiç bir zaman olması gerektiği gibi değil, dedi,
bütün bize öğretilenler,
peşinden koştuğumuz aşklar,
öldüğümüz bütün ölümler,
yaşadığımız bütün hayatlar.
Hiç bir zaman olması gerektiği gibi değiller,
yakın bile değiller.
Birbiri arkasında yaşadığımız bu hayatlar,
tarih olarak yığılmış,
türlerin israfı,
ışığın ve yolun tıkanması,
olması gerektiği gibi değil, hiç değil, dedi.

Bilmiyor muyum? diye cevap verdim.

Uzaklaştım aynadan.
Sabahtı, öğlendi, akşamdı.

Hiçbir şey değişmiyordu.
Her şey yerli yerindeydi.
Bir şey patladı,
birşey kırıldı,
bir şey kaldı.

Charles Bukowski
(Dünyevi Şiirlerin Son Gecesi, 2.Cilt, Gülün gölgesinde,
Parantez Yayınları, Kasım 2002.
)


Sampdoria 1 - 0 Juventus #2

Aslında maçın özetini koymayacaktım ama dayanamadım. Cassano'nun golünü ve Chimenti'nin diğer pozisyonlardaki şahane kurtarışlarını görmek herkesin hakkı. Yani herşey Zaccheroni'nin dediklerinden ibaret değil.


Sampdoria 1 - 0 Juventus

"İki takım arasındaki tek fark Antonio Cassano'nun golüydü. Chimenti de bu maç öncesinde tam olarak hazır değildi. Dizinden bir sakatlığı vardı zaten yediği golde de bunun etkisinin olduğunu düşünüyorum."

Alberto Zaccheroni


Serie A karıştı

Önce Inter deplasmanda Palermo ile 1-1 berabere kaldı. Milito'nun golüne Edinson Cavani cevap verdi ve maç böyle bitti. Roma'lı oyuncular ve teknik kadro her ne kadar "Şampiyonluk hayal" dese de, puan farkı gitgide azalıyor. Udinese'yi Olimpico'da 4-2 yendi Roma. Vucinic hattrick yaptı. Diğer gol Luca Toni'den. Udinese'nin gollerini ise Antonio Di Natale attı. Hala kendisi neden üst seviye bir takımda oynamıyor anlamak güç. Şampiyonluk için iyice motive olan Milan ise sahasında Napoli ile 1-1 berabere kaldı. Büyük fırsatı kaçırdılar. Hugo Campagnaro'ya emektar Inzaghi cevap verdi. Haftaya Inter kendi sahasında ligin dibindeki Livorno ile oynayacak. Milan, Parma deplasmanına gidecek. Roma ise alt sıralardan uzaklaşmak isteyen Bologna'ya konuk olacak. Bitime 9 hafta kala Inter 60 puanla zirvede. Milan 59 puanla 2.sırada. Roma'nın ise 56 puanı var, 3.sıradalar. Öte yandan adeta kümede kalma mücadelesi veren Lazio, deplasmanda Cagliari'yi 0-2'lik skorla geçerek biraz olsun rahatladı. Tommaso Rocchi ve Sergio Floccari gollerin sahipleri. Haftaya Olimpico'da Siena'yı konuk edecekler. 19.sıradaki Siena eğer galip gelirse Lazio ile aralarındaki puan farkı 1'e düşecek. Lazio 29 puanla son 3'ün bir basamak üstünde, 17.sırada. Safa'yla son görüştüğümüzde "Inter bu yıl şampiyon olamayacak, zaten yapmazlar" demişti. "Yapmazlar" kısmını bilemem ama şampiyonluk için Inter dışında 2 aday var. Ben Milan'ı yakın görsem de, Inter'in şampiyon olacağını düşünüyorum.


20 03 2010

Madde madde #41

- 3 aydan fazla olmuş madde madde birşeyler yazmayalı. Kolları sıvayayım ve biraz dökeyim içimi.

- Bahar ayları yaklaşırken çevremden hiç duyacağımı zannetmediğim ayrılık haberleri alıyorum. Kendimi geçtim hani. Zira 5 yıllık ilişkim yaklaşık 1 ay evvel son buldu. Yani Volkan Konak her cuma akşamı boşuna söylemiyor "ülkemde bir sevgisizlik var" diye. Sadece sevgisizlik olsa iyi. Saygısızlık, ruhsuzluk, duygusuzluk, ahlaksızlık, bayağılık. Ne ararsan var memlekette. Lakin şunu öğrenmiş oluyor insan; kaç yıl olursa olsun, ne yaşanmış olursa olsun, bir ilişkinin başlaması ne kadar doğalsa, bitmesi de o kadar doğal. Ancak bitiş şekli önemli. Hani, gazetelerin 3.sayfalarında bazı haberleri okuyup "vay katil, Allahından bul" diyoruz ya, ben artık demiyorum. Öyle herşeyini derinlemesine bilmediğimiz konularda ezbere konuşmamamız lazım. Kimse sabırtaşı değil neticede. Kimse de oyuna ve ruhsuzluğa gelmemeli. Elbette adam kesmeli demiyorum. Toplumda böyle antin kuntin dalavere peşinde olan kesimi ezmek lazım. Bunların sahtekarlıklarıyla dönmemeli bu dünya. Kimse de umut verip utandırmamalı. Şayet yapıyorsa, Allahından her iki cihanda da bulmalı. Buna kin veya nefret demeyin. Kinciliğim ayrıdır, o konu hakkında şu giriş sayfasındaki yazıyı okuyabilirsiniz.

- Uzun zamandır bu kadar güzel, bu kadar keyifli bir cumartesi günü geçirmemiştim. Keyif alımı insandan insana değişir tabi. Kimi iki teklik atınca keyiflenir, kimi dans edince, kimi gezince, kimi de epeydir görmediği eski bir dostuyla en sevdiği mekanda muhabbet edince. Ben son sıfata uyuyorum misal. Bayan E ile bugün Taksim'de buluşup, önce yemek yedik sonrasında da bol bol muhabbet ettik. Yemek kısmı benim için yok tabi bu aralar, 5 kiloya yakın bir evrim geçirimi söz konusu vücudda. İyidir iyi. Velhasıl kelam, özlemişim Bayan E'yi. Yorumlarını, kuşkulu bakışlarını, eleştirilerini, önyargısız analizlerini, kahkahalarını ve en önemlisi de samimiyetini. İyi ki var hayatımda. Az değil, 8 senedir var.

- Söz konusu mekanda, müthiş bir şarkıya denk geldim. Daha evvel de denk geliyordum ancak telefonumun TrackID özelliğini kullanmak aklıma gelmemişti. Vengo adlı filmin şarkılarından biriymiş. O zamanlar 17 yaşında olan Remedios Silva Pisa söylüyor: "Naci En Alamo". Şarkıyı içinde barındıran soundtrack albümünü indirmek için bir link buldum google vasıtasıyla. Şurasıdır. Yok ben sadece şarkıyı alayım diyorsanız adres burası.

- Eve gelirken Ülker'in Rulokat ürününün teneke olanından aldım. Sanki normalinden daha lezzetli bu yahu. Çayı bırak nescafeyle bile şahane gidiyor.

- Çok yakın bir zamanda, bir enstrüman kursuna yazılıyorum. Henüz araştırma olaylarındayım. Ama tanıyanlar bilir, sabırsızımdır. Ne kadar yaşayacağımızı bilmiyoruz, iyi değerlendirmek lazım zamanı ve ruhiyatı. Hangi enstrüman olduğunu kendisini iyi öğrendikten sonra yazmayı düşünüyorum. Ama çok keyifli olacak gibi geliyor artık yaz geceleri. E bazen hüzün de olacak. Ama güzel olacak. Bu vesileyle çevresinde enstrüman satan mağazalarla vs içli dışlı olan, tavsiyesi olabilecek ve yönlendirecek dostlar yorum bıraksın lütfen.

- Aöf vizelerine kaldı 2 hafta. Çalışmalarım yüksek tempoda olmasa da son derece düzenli gidiyor. Bazen iş hayatı falan olmasın çok istiyorum ama o olmayınca cüzdan da böm böm bakıyor. Gönül isterdi ki bol bol çalışmak, sağlam adımlarla ilerlemek. Hep bir engel çıkıyor, mühim olan ezmek. Ezmek demişken canım birden zeytin ezmesi istedi. Çocukluğumdan beri ara ara gelir gece vakitleri zeytin krizim.

- Bu aralar fena film izliyorum. Ama kötü bir huy başladı yarım bırakıp bir sonraki gün devam ediyorum. Uykum geliyor ne yapayım? Uyku mühim şey. Geldiği gibi uyuyacaksın. İshalken "yok ben biraz tutarım" diyebiliyor musun? Aynı şey. Valla aynı.

- Müzik dedik, film dedik, bir de kitap tavsiyesi yapayım. Ölüm, yaşam, yazmak ve felsefe. Hepsi bir arada. Olağanüstü şiirlerle ve sözlerle bezenmiş. 1 günde bitirdim: Oruç Aruoba - De ki işte. Kitaptan bazı şiirleri blogda göreceksiniz pek yakında.

- Futbol dergimizi hala okumayanınız varsa inşaat demiriyle kovalarım. Nisan ayı da bomba olacak. Takip ediniz.

- Efendim sağlığınıza dikkat ediniz, malum aylar geçiyor. Mevsim değişikliği mide hastalarını fena etkiler, aman dikkat. Sevgi, saygı ve dostlukla. Sevgisiz kalmayın. Sevin.

- Tüm bunları yazarken fonda birçok şarkı geçip gitti ama, G Andreou/V Saleas - Improvisation akılda kaldı. Fenalar fenası. 1.dakikadan sonra kopuyor film. Buyrun.


19 03 2010

Şampiyonlar Ligi çeyrek final eşleşmeleri

İlk maçlar 30-31 Mart 2010'da, ikinci maçlar ise 6-7 Nisan 2010'da oynanılacak. Yarı finalde ise 1 numaralı eşleşmenin kazananıyla 2 numaralı eşleşmenin kazananı ve 3 numaralı eşleşmenin kazananıyla 4 numaralı eşleşmenin kazananı eşleşecek. Tahminim Lyon, Manchester United, Barcelona ve Inter'in tur atlayacağı yönünde.

1- Olympique Lyonnais (FRA) v FC Girondins de Bordeaux (FRA)
2- FC Bayern München (GER) v Manchester United FC (ENG)
3- Arsenal FC (ENG) v FC Barcelona (ESP, holders)
4- FC Internazionale Milano (ITA) v PFC CSKA Moskova (RUS)


Gereği düşünüldü

"GALATASARAY A.Ş.'nin, 14.03.2010 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş. - MKE ANKARAGÜCÜ Turkcell Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içerisinde 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 80.000.- TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.'nin, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 100.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.'nin, yayın yetki belgesi olmayan TV kuruluşunun stadyumda çekim yapmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Cezaların birleştirilmesi suretiyle GALATASARAY A.Ş.'nin, toplam 185.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına.."

http://www.tff.org/default.aspx?pageID=246&ftxtID=9456