
21.45, Star TV, Arsenal - Barcelona..
Tüm gazeteciler der, "Gazeteci olunmaz, doğulur" diye. Ben de o ruhla doğmuştum oysa. Yazmaktan ve araştırmaktan aldığım keyifi başka hiçbirşey vermedi, vermiyor. Babama, "Bi elimden tut ta, sevdiğim işi yapayım" dediğimde, "Bok mu var anlamıyorumki bizim meslekte? Kırkından sonra kalp krizi, şeker, hatta kanser kapında" derdi hep. Kendisi şeker hastası. Bu şekilde de soğumuştum bir nevi medyadan. Ama yinede bloglar, çeşitli dergilere katkılar vs derken bir tarafından tutmuş gibi oluyorum. Stajımı bile Sabah Gazetesi'nde yapmıştım mesela. Bugün, aşağıdaki haberi okuduğumda yine aklıma geldi babamın dedikleri..
Mutu'nun Ocak ayında Bari ve Lazio ile yapılan maçlardan önce verdiği numunelerde, yasaklı doping türlerinden biri olan "sibutramina"ya rastlanmıştı. Bunu doktoruna danışmadan kullandığını kabul eden Mutu için menajeri Giovanni Becali, son açıklamasında, 3-4 ay men cezası beklediklerini ifade etmişti. İtalya Olimpiyat Komitesi (CONI) yetkilileri, 2 doping testini de geçemeyen Adrian Mutu'nun sahalardan 1 yıl men edilmesini istedi. Karar en geç 1 aya açıklanacak. İnsanın sinirleri bozuluyor futbol yeteneği, zekasından kat kat küçük oyuncuların bu halini görünce..
22 Ocak 2007'de kendisi hakkında bir yazı yazmıştım. Krizlerdeyim. Buradan, zaje'ye sesleniyorum. Duyarsa Bayan E'ye de sesleniyorum. Hatta zoban'a sesleniyorum. İstanbul'da şu mereti mideye indirebileceğimiz mekan tavsiyeleriniz nedir? Doya doya..
"Bay McCuller?"
Maça neresinden bakılırsa bakılsın, Galatasaray ortasahası rezaletti. Maçı izlediğimiz tüm arkadaşların ortak görüşü daha ilk dakikalardan itibaren bu yöndeydi. Mehmet Topal ve Mustafa Sarp gece vardiyasında çalışıp ertesi gün yine mesaiye kalmış işçi misali perişan haldeydi. Ayhan ve Barış ikilisi mutlaka daha faydalı olurdu. Fenerbahçe ortahasında Alex yine liderlik görevini başarıyla yaptı. Özellikle ilk yarıda kale önüne doğru kaçan Güiza'ya attığı paslar ofsayt taktiğine takılmasa fark olurdu. Sağ kanattan Gökhan Gönül'ün deparları da herzamanki gibi tehlike yüklüydü. Galatasaray'da ise ileride tek başına kalan Jo bir varlık gösteremedi. Elano hep olduğu gibi vasattı. Sadece defansif anlamda daha çok savaştı. Dos Santos muhtemelen derbinin sarı kırmızı tarafının en başarılı oyuncusuydu. Keita'yı tıpkı Trabzonspor'un yaptığı gibi 2 kişiyle vuran Daum, takımını maça iyi motive etmiş. Gerçi ekstra birşey yapmasına gerek kalmıyor, Fenerbahçe her derbiye "varsayılan ayar" olarak maksimum motiveyle geliyor. Maçı, 2000'de Johnsson'un attığı golle Fenerbahçe'nin kazandığı maça benzetenler var. Alakası bile yok. Bu maç Fenerbahçe'nin hakkıydı. 93.dakikada Volkan'ın doksandan çıkardığı top ve Dos Santos'un penaltı pozisyonu elbette kırılma anlarıydı. Eski açıktaki dev Özhan Canaydın pankartı ve sarı kırmızı yağmurluklar hoştu fakat Galatasaray taraftarı 2.yarı ve özellikle golden sonra berbattı. Ancak bunu normal olarak görüyorum. Şok bir gol ve ardından umutsuz bir oyun. Selçuk Şahin, Galatasaray'ı seviyor. Öyle ya da böyle, affetmiyor. Şans faktörü de var tabi. Şanslı adam. Taraftarı ateşleyecek tek şey Arda ve Baros'un oyuna girmeleriydi, onlar da birşey yapamadılar. Rijkaard, Arda'yı oyuna almasına yanlış gözüyle bakmış maçtan sonra. Alternatif ne olabilirdiki o dakikada, Ayhan mı?
Leo Franco hakkında da birşeyler yazmak istemiyor. Vasatın vasatı bir kaleci. Her şeyi, her sözü her hakareti hakediyor. Kalan haftalarda Aykut ve Ufuk devridaim edilmeli. Jo sezon sonu gider ya da Baros'la ikili olarak düşünülmeli artık. Dos Santos'un bonservisi alınmalı. Elano için insan birşeyler söylemekte kararsız kalıyor. Şampiyonluk için 2 aday görüyorum artık; Bursaspor ve Fenerbahçe. Elbette Beşiktaş ve Galatasaray'ın da şansları var ama istikrarsız oyunlarıyla bu iş ne kadar yürür bilemem. 2 hafta sonraki Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi çok önemli. Caner ve Baros, Sivasspor deplasmanında olamayacaklar Galatasaray'da. Kalan 7 hafta çok canlı geçecek buna eminim. Denizlispor'un bu kez kesinlikle küme düşeceğini düşünüyorum. Diğer takım ise ya Sivasspor olacak ya da Diyarbakırspor.
Çok önemli bir maç oynanacak bu akşam. Saat 19:00'da NTV'nin canlı olarak vereceği maçta iki takımda hemen hemen tam kadro olacak. Inter'de tek eksik Santon. Roma'da Totti de maç kadrosunda yer alacak. Önce beklenen ilk 11'leri ardından da son 10 yıldaki Roma-Inter maçlarının skorlarını yazacağım. Maçı Roma'nın alacağını düşünüyorum. Inter 63 puanla lider, Roma ise haftaiçinde deplasmanda aldığı Bologna zaferiyle puanının 59'a çıkardı. Roma'nın alacağı bir zafer, son 7 haftada herşeyi değiştirebilir. İmkansız değil ama zor. Güzel bir motivasyon ve dengeli bir oyunla 3 puan Roma'nın olacaktır diye düşünüyorum. Inter ile Roma'nın arasında bugüne dek oynanan 86 maçın 36'sını Roma, 29'unu Inter kazanmış. 21 maç berabere bitmiş. Roma'nın attığı 138 gole, Inter 118 ile karşılık vermiş. Bu maçın dışında haftasonu Milan - Lazio, Galatasaray - Fenerbahçe (Pazar / 19.00 / Lig TV) ve Real Madrid - Atletico Madrid (Pazar / 22.00 / NTV Spor) gibi çok önemli maçları da izleyeceğiz. Futbola doyacağımız güzel bir haftasonu diliyorum..
Fatih Altaylı'nın bugünkü yazısında Adnan Polat'ın başarılı olamadığından Adnan Öztürk'ün yöneticiliği bilmediğine dair bir analiz var. Okumanız tavsiyemdir. Ben yazının dibindeki notu buraya alayım:
Çekirge'nin kombinasyonlarına hastayım. Yukarıdaki kombinasyonu, şimdiye kadar yaptıklarının 5.si. Saat, jean, gömlek ve tshirt tam tarzım. Ellerine sağlık diyor, ben de ilerleyen günlerde bu tip kombinasyonları paylaşmak istediğimden ilkini ondan feyz alarak yazmış bulunuyorum.
"Beni beklemişti. En son anlarında onun elini tuttum. Onun yanında olabildiğim için çok mutluyum. Bu hastalıkla baş ederken sonunun böyle olacağını biliyorduk ve kendimizi hazırladık. Hepimizin başı sağolsun. Allah hepimize sabır versin."
zorunludur,
"Onu durdurmak için yanınızda av tüfeğiniz olmalı. Bam bam! Hepsi bu.."
Hem dürüst hem de beyefendi kişiliğiyle herkesin takdirini kazanmıştı Özhan Canaydın. Dün gece 23:34'de birkaç yıldır mücadele ettiği pankreas kanseri sebebiyle hayata veda etti. Tıpkı resmi sitede yazdığı gibi yüreği daima Galatasaray sevdasıyla çarpıyordu. Mekanı cennet olsun. Tüm spor camiasının başı sağolsun.
Türk Kahvesi'ni güzel yapan yerleri severim. Kahve mühim iş. En iyi sonucu da "şekerli" dedikten sonra alırsınız. Bal gibi gelirse, yapan adam kahveyi bilmiyordur. Zira şeker, kahvenin düşmanıdır. Bu yüzden şekerli dendiğinde, kararında bir miktar kullanılmalıdır. Bu konuda hassasım. Emirgan'daki Fincan Kahve'nin hem mekanı güzel hem de Türk kahvesi. Geceleri muhteşem oluyor, şiddetle tavsiyemdir. Lale dönemi de açılmışken, önce Emirgan'daki Lale korusu gezilmeli, sonra da Fincan Kahve'de bol köpüklüsünden bir kahve içilmeli. Geçen yıl Lale korusunu gezmiştik valide ve Bayan İ ile. Atkı gibi bir fotoğraf şurada.
Hiç bir zaman olması gerektiği gibi değil, dedi insanlar.
"İki takım arasındaki tek fark Antonio Cassano'nun golüydü. Chimenti de bu maç öncesinde tam olarak hazır değildi. Dizinden bir sakatlığı vardı zaten yediği golde de bunun etkisinin olduğunu düşünüyorum."
- 3 aydan fazla olmuş madde madde birşeyler yazmayalı. Kolları sıvayayım ve biraz dökeyim içimi.
İlk maçlar 30-31 Mart 2010'da, ikinci maçlar ise 6-7 Nisan 2010'da oynanılacak. Yarı finalde ise 1 numaralı eşleşmenin kazananıyla 2 numaralı eşleşmenin kazananı ve 3 numaralı eşleşmenin kazananıyla 4 numaralı eşleşmenin kazananı eşleşecek. Tahminim Lyon, Manchester United, Barcelona ve Inter'in tur atlayacağı yönünde.
"GALATASARAY A.Ş.'nin, 14.03.2010 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş. - MKE ANKARAGÜCÜ Turkcell Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içerisinde 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 80.000.- TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.'nin, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 100.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.'nin, yayın yetki belgesi olmayan TV kuruluşunun stadyumda çekim yapmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Cezaların birleştirilmesi suretiyle GALATASARAY A.Ş.'nin, toplam 185.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına.."