07 11 2010

New York'ta Beş Minare

Mahsun Kırmızıgül'ün daha önce 2 sinema filmine gittim; Güneşi Gördüm ve Beyaz Melek. İkisini de çok beğenmiştim. Dün de valideyle New York'ta Beş Minare'ye gittim. Soluksuz izleniyor. Ucu açık bir film. Ne demek bu? Şu demek; filmde ne anlatıldığını ya da neyin idrak ettirilmeye çabalandığını düşünmek için az vaktiniz var. Konuyu kaçırmamak adına. Suçsuz bir insanın katil olarak gösterilmesi, Türkiye ve Amerika arasındaki din polemiği, ülkemizin bilhassa doğu bölgelerindeki bitmek bilmez cehalet. Hepsi bu filmde. Mustafa Sandal'ın oyunculuğunu merak ediyordum, güzel iş çıkarmış. Gina Gershon, Ali Sürmeli, Haluk Bilginer, Robert Patrick ve özellikle de Danny Glover muhteşem oynuyor. Film 10 üzerinden 9'luk. Afiş konusunda da gördüğüm en güzel Türk sinema filmlerinden biri. Tebrikler Mahsun Kırmızıgül. Yunus'u, Bediüzzaman'ı, Rumi'yi ve İslam'ın güzelliklerini gösterebildiğin için. Cehalete vurgu yaptığın için. Kurunun yanında yaşı da gösterebildiğin için. En önemlisi de bu ülkede Türk'üm diyen herkese "faşist", dinini yaşayan herkese de potansiyel "Laik Türkiye Cumhuriyeti yapısını bozmaya çalışan yobaz" gözüyle bakanlara sağlam bir tokat attığın için. Filmi yazan ve yöneten Mahsun Kırmızıgül olunca çok bilir Türk gençliğimiz filmi yerden yere vurur. Acaba bu filmi Clint Eastwood yönetseydi, yazsaydı ne derdiniz? Biraz susun ya. Ya da ne bileyim okuyun, öğrenin. En azından boş konuşup kafa ütülemeyin..

Filmden muhteşem bir replik;

"İnsanın doğarken ezanı okunur ama namazı kılınmaz. Ölünce de namazı kılınır ama ezanı okunmaz. İşte doğarken okunan ezan, ölünce kılınan namaz içindir. Hayat da ezanla namaz arası kadar kısadır.."


5 kişi pas vermiş:

  1. Muhteşem bir başyapıttı..Film müzikleri de çok güzel ayrıca..Birden çok mevzuya değinilmiş filmde amerikada çekilmiş ve amerikayı açık açık eleştiren bir film olamsı yönüyle de önemli oscar alan hurtlocker'a bin basar bence...Mahsun'a gelince önemli değerlerimizi çok güzel yansıtmış filminde..Fakat bundan hazzetmeyenler olacaktir bunca yıllık kemikleşmiş standart adamlardan oluşan türk sinema sektöründe...Örnek

    http://www.haber7.com//haber/20101106/Mahsun-ummetci-diye-mi-bu-dislama.php

    YanıtlaSil
  2. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16236348.asp?yazarid=131&gid=61
    herhalde farklı filmleri izlediniz :)

    YanıtlaSil
  3. Ahmet Hakan yazınca doğru, biz yazınca farklı film. Bu gözlükler yüzünden bu memleket bu halde farkında mısınız? Ahmet Hakan'ın beğendiği tek birşeyi söylesinler bana da, okuyup "adam" olalım.

    YanıtlaSil
  4. Ahmet Hakan gitsin limon satsın..

    YanıtlaSil
  5. hayatımda izlediğim en kötü filmdi. evet aviator'dan bile. mahsun'un diğer filmlerini izlemediğimden onun özelinde bir yorum değil ama, bu film için senaryo klişeden öteye gitmiyor. büyük umutlarla gitmiştim, belki o yüzden.

    30.dakikada finali tahmin edebilince başyapıt değil klişe oluyor yani. "bana oğlum deme" lafı filmi saatler önce atıp bitiriyor. 20. dakikada tyler durden'ın kim olduğunu bilmek gibi yani.

    Mustafa Sandal'ın oyunculuğu da Parmak İzi'nden öteye gitmiyor bence. Böyle ciddi bir iş için yollanan iki polisin sazan gibi Harlem'e düşmelerinden daha komik olan da Mustafa Sandal'ın iki yumrukta adamı yere sermesi.

    Nefes'ten beri ilk defa bu kadar hevesle gittim bir filme, senaryo olmasa görsel zevk olur diyordum ama o da vasattı. Karakol baskını vs. Cemaat evi baskını...

    Av Mevsimi'ni beklemeye devam.

    YanıtlaSil