24 07 2009

Ara #2

Bu yılın ilk arasını 4 Haziran'da vermiştim. İkincisi için nasip şimdiyeymiş. Bu gece 00:45 otobüsüyle Çanakkale - Ezine'ye yola çıkıyorum. Daha önce de dediğim gibi normalde günde 5-10 post atıyorsam şimdi 1-2 belki de 0 post atarım. Neticede bu bir ara. Ancak Gizlenen Tarihimiz'e birşeyler yazmak istiyorum sık sık. Lafı uzatmayayım. Buralarda en çok Kahve'yi özleyeceğim, başka da birşeyi merak edip özleyeceğim yok. Deco'yu görürseniz de selam söyleyin. Ağustos'un ortalarına doğru görüşmek üzere, selametle.

Ara hediyesi:

Saate baktım saat 6:50, güneş doğsada bugünün sonu belli..
Eller başta yürekler ağlar, içimde bir sıkıntı ah beni bağlar..
Uykular haram, geceler sessiz, kapılar kapansın, kafesim eşsiz..
Mahallemden geçen ışığımı görür, ben ayakdayken sanki herkes ölür..


Musalla

"Neylersin ölüm herkesin başında,
Uyudun uyanamadın olacak,
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misâli o musalla taşında..
"


*Cahit Sıtkı yazdı, hoca hutbede okudu, bize de bloglaması düştü.
Hayırlı cumalar..
Ayrıca bkz: Kibir


Bitti

2 haftaya yakındır Eto'o'nun kaprisleri yüzünden transfer bitmiyordu. Artık tüm medya transferin bittiğini açıkladı. 1997'den beri La Liga sahnesinde boy gösteren Samuel Eto'o Fils artık Inter'in oyuncusu. 28 yaşındaki kamerunlu istenmeyen adam, Barcelona'da 2004'den bu yana 145 maçta 108 gol attı. Geçelim öte tarafa. Zlatan Ibrahimovic 2006'dan beri Inter forması giyiyor ve dolayısıyla 3 sezondur Serie A'da boy gösteriyordu. 88 maça 57 gol sığdırdı. Artık Barcelona'nın oyuncusu. El Mundo Deportivo, Marca, Sport ve birçok italyan gazetesi haberi doğruluyor. Henüz sözleşme imzalanmadı, detaylar konuşuluyor, zaten Eto'o'nun menajeri Mesalles'in "Geride sadece ufak pürüzler kaldı. Ama bir iki güne kadar herşey çözülecektir" demiş. Mourinho, Eto'o'yu dün ikna etmişti ve bu da transferi bitiren operasyon oldu. Bu haberi yazarken fonda Can Atilla - Gülbahar vardı duygulandım bana ne oluyorsa. Safa kardeşimi düşünemiyorum. Metanetli ol kardeşim. Giden her sevgilinin ardından..


Lucarelli geri döndü

2 yıllık (Shakhtar Donetsk, Parma) aradan sonra Cristiano Lucarelli yuvasına geri döndü. Livorno'nun yeniden Serie A'ya kavuşmasından sonra heralde en çok sevinilen hadise bu olacaktır. Livorno'nun resmi web sayfasının girişinde müjde verilmiş. 33 yaşındaki golcünün bonservisi alınmamış, 1 yıllığına kiralanmış. Bonservisi hala Parma'da. Lucarelli 2003–2007 yılları arasında Livorno'da oynamış ve 146 maçta 92 gol atmıştı.


23 07 2009

Ronaldo Luis Nazario de Lima #2

Ben bu adamı boşuna sevmiyorum. Petit'in lafından başka söze gerek yok: Büyüksün Ronaldo!


Madde madde #37

- Yaklaşık 3 yıl 1 aydır çalıştığım kamu kuruluşundan dün itibariyle ayrıldım. Artık memleketteki işsizlik haberlerini takip edenler kervanına ben de katıldım yani. Biz hayrın da şerrin de O'ndan geldiğine inandığımızdan işi tevekküle, yani yine O'na bırakıyoruz böyle durumlarda. Kısmet kapılarını açan da kapatan da O'dur. Erzurumlu İbrahim Hakkı ne güzel söylemiş: Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler..

- Yarın gece Çanakkale / Ezine yolcusuyum. Kısmetse Ağustos 15'e kadar da oradayım. Dönüşte iş arayışları ve 15 gün sonrasında bir bütünleme sınavı var ki son derece önemli benim açımdan. İktisat Teorisi adlı korkunç dersi verirsem son sınıf öğrencisiyim. Bunun için de perşembe ve cuma akşamları kursa yazıldım. Bu kez farklı bir eğitim kurumu. Tamamen duygusal. Umarım verdiğim paranın karşılığını alırım.

- Sıkıcı haberleri bir kenara atıp Kahve'nin geri döndüğünü de söyleyeyim. Dün sabah aramıştık Şişli Veteriner Hizmetleri'ni, 1-2 güne geri getireceğiz demişlerdi. Akşam eve geldiğimizde otoparkta ve çevrede göremedik. Valideyle tatile çıkmadan evvel en büyük isteğimiz onu yeniden görmekti. Bende ise endişe vardı. Döndüğünde bana trip yaparmı diye. Balkonda yemek yerken valide çevreye göz gezdirdi. Bizimki kapıdaydı. Yemeği nasıl bir hızla yiyip aşağıya indiğimi hatırlamıyorum. Önce bi güzel sevdim mıncıklayarak. "Ne bıraktın beni?" gibisinden bakışları vardı ama bol yemek ve suyla affettidim kendini. Kulağındaki kırmızı küpe de iyi yakışmış hani. Artık Kahve sağlıklı. Tatilden döndüğümde futbol antrenmanlarına başlayıp, dar otopark kapısı demirlerinin arsından değil de normal kapıya bi patiyle içeri girebileceğini öğreteceğim kendisine. Yeniden hoşgeldin Kahve. Senle ilgilendiğim kadar yazlıktaki kedimle ilgilenmem. Senin eline su dökemez o nankör.
- Bunlar da tatil kitaplarım. Geçtiğimiz perşembe günü kitapyurdu.com'dan sipariş vermiştim. Dün elime ulaştı. En soldaki kitap şu sıralar okuduğum bir Prof.Dr.Metin Hülagü eseri. Sağdakiler yeniler. Tatilde hepsini okuyamayacağım şüphesiz ama iş bulana kadar hepsini temizleyebilirim. Üst blokta ülkemizin en değerli tarihçisi Halil İnalcık'ın 1'i yeni olmak üzere 2 eserini, hemen altında Habertürk'te Murat Bardakçı'yla beraber Tarihin Arka Odası'nı yapan Erhan Afyoncu'nun çok satan 2 eserini, onların altında Ali Karaçam'ın akıcı kitabıyla değerli dostum Ali'nin tavsiyesi Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün -harem tarih cahillerine göre hala erotizmi simgeler- hakikatleri tokat gibi vuran kitabını, en alt sırada ise Yusuf Ziya Arpacık'ın cezaevi anılarıyla şimdilerde yeniden kurulma aşamasında olan MTTB'nin tarihini anlatan kitapları görüyorsunuz. En sağda ise çok sevdiğim, yıllardır takip ettiğim Mustafa Armağan hocanın yeni kitabı var. İnanılmaz araştırmalarla avrupa tarihinin yalanlarını ortaya çıkarmış. Bu akşam hangilerini çantama atmam gerektiğine karar vermem lazım.

- Gizlenen Tarihimiz'e ilgi hergeçen gün artıyor. Harika mailler alıyorum. Takip eden, okuyan, tavsiye eden ve benimle birlikte içeriği geliştiren Romanese ile HYR'e sonsuz teşekkürler. Ne varsa Roma'lılarda var "deyip gaçayım". Tatilde Romanista Bukowski yerine orayla hafiften de olsa ilgileneceğini belirteyim. Şunu da her ne kadar ben gül(e)mesem de izleyin derim. Ben de yakın bir zaman içinde Bardakçı'nın taklidini yapmayı düşünüyorum. Çekim işlerini bu adam yapar muhakkak.

- Tüm bunları yazarken fon'da Pitbull'un iğrenç şarkısı "I Know You Want Me" vardı. Cevahir'deki Bershka mağazasında bol bol dinleyebilirsiniz. Tek şarkı winampa atılmış günboyu repeat. Yalan söyleyen nah bunun gibi olsun. Adam uyumuyor. Selametle.


Aquilani, Alonso'ya bağlı

Corriere Dello Sport'un haberine göre, Roma, Alberto Aquilani'ye Liverpool'a gitmesi konusunda, hazırlıklı olmasını söylemiş. Ancak bu transfer bir koşula dayanıyor. Eğer Real Madrid, Liverpool'dan Xabi Alonso'yu alabilirse, onun boşluğu Aquilani ile dolacak. Dolar mı? Bence dolar. Ben Aquilani'nin gideceğini düşünmüyorum. Rafa Benitez, daha önce yaptığı açıklamalarda hep Xabi Alonso'nun takımda kalacağını söylemişti.


Acaba sebebi nedir?

Elbette huzurdur. Onca teklife rağmen, kulübüyle gelecek yılsonu sözleşmesi bitecek olan Serdar Taşçı, Stuttgart'da daha uzun süre kalmak istediğini Sport Bild dergisine yaptığı söyleşide açıklamış. "Ben bu takımla şampiyonluklar kazanmak istiyorum" demiş. Kendisi Almanya milli takımını tercih eden gurbetçilerimizden. Taraftar ve kulüp yönetimi onu çok seviyor, üzerine titriyor okuduğumuz kadarıyla. O da ayrılmak istemiyor. En azından şimdilik..


Dortmund kombine rekorunu kırmak üzere

Bundesliga'nın en sevdiğim stadına ve seyircisine sahip olan Borussia Dortmund, yeni sezon için "şimdilik" 49.500 kombine sattığını duyurdu. 31 Temmuz 2009'a kadar 2007-2008 sezonunun 50.549 olan rekorunu kırma hedeflerinde olduklarını belirtmişler. Olabilitesi yüksek. Yalnız Dortmund bu sezon kombineli taraftar sayısını 51.000 ile sınırlamak istiyor. Derbi maçlarda geriye kalan kapasite için yine onbinlerce kombine parasını çıkartmak için tabi. Dünyada kombine rekoru hangi takıma aittir bilen varsa yorum olarak yazsın yada link bıraksın lütfen.


Deco ve Coşkun Özarı

Fotomaç bugünkü haberinde "Galatasaray'ın yarın Deco'ya imza attıracağını" hatta bunun için kulübün efsane isimlerinden "Coşkun Özarı'nın Florya Metin Oktay Tesisleri'ne davet edildiği"ni yazmış. Doğruluğunu yanlışlığını ben bilemem lakin Deco'nun yarın geleceği, ardından Özarı'nın imza törenine katılacağı senaryosu pek bi güzel geliyor kulağa. Üstelik bu kadar garanti yazarak. Hangi Galatasaray'lı istemezki transferin gerçekleşmesini? 31 yaşındaki Deco'yu Inter'in başındaki üvey babası Mourinho da istiyordu bi ara. Bu arada dün Chelsea ile Inter arasında oynanan maçı Drogba ve Lampard'ın golleriyle 2-0 Chelsea kazandı. Bi darbe de sen vur Haldun Üstünel..


Tebrikler Ankaragücü

Darius Vassell kendisini 2 yıl Ankaragücü'ne bağlayan imzayı atıp "Fazla konuşmak istemiyorum. Futbol oynamak istiyorum. Ankaragücü'nün başarısı için çalışacağım" demiş. Büyük transfer. Umarım istenen neticeler alınır. Tebrikler başkent ekibine. Vassell'i bu ligde izlemek güzel olacak..

Ayrıca bkz: Darius Markus Vassell


Samir Nasri ayağını kırdı

Tomas Rosicky'nin uzun bir sakatlık döneminden sonra takıma dönüşünü kutlayan Arsenal yönetimi bu haberle sarsıldı. Avusturya'da yapılan antrenmanda ayağını kırdı Samir Nasri. En az 3 ay sahalardan uzak olacağı söyleniyor. 2008'de geldiği Arsenal'de ancak 29 maça çıkıp 9 gol atabilmişti bahtsız Nasri. Bu sezon patlama yapması beklenirken ayağı patladı. Herşey kısmet..


Sven-Goran Eriksson, Notts County'de

61 yaşındaki İsveçli teknik adam, dün Notts County takımının futbol direktörü olarak göreve başladı. Yıllık 2 milyon pound kazanacak. Notts County'nin parasal işleriyle Munto Finance uğraşıyor. Notts County, Coca-Cola Football League 2'yi geçtiğimiz yıl 19.sırada tamamlamıştı. Böylelikle büyük bir atılım peşinde olduklarını da göstermiş oldular. Kariyerinde 10 farklı takım çalıştıran Eriksson bakalım neler yapıp Notts County'i yukarılara doğru taşımaya çalışacak.


22 07 2009

Bahtsız De Sanctis

Morgan De Sanctis geçtiğimiz ay Napoli'yle anlaşmış fakat henüz resmi sözleşme imzalamamıştı. Tüm prosedürler tamamlanmıştı. 3 yıl için 5.7 milyon euro karşılığında sözleşmesi dahi hazırlanmıştı. Lakin dün Napoli yönetimi "De Sanctis transferinden vazgeçebiliriz" açıklamasını yaptı. Napoli başkanı, aynı zamanda film yapımcısı olan Dino De Laurentis, De Sanctis ile birlikte İnter’den gelen Nijeryalı forvet Victor Obinna’nın istedikleri paranın çok olduğunu belirterek, "Piyasada aynı kalitede daha ucuza futbolcular var" diyerek adeta transferi dondurdu. Bakalım gelecek günler De Sanctis adına neyi gösterecek.


Gerrard mahkemelik #2

DJ Marcus McGee'yi arkadaşlarıyla birlikte hastanelik eden Liverpool kaptanı Steven Gerrard, ısrarla kavga etmediğini söylüyordu. Mekandaki güvenlik kameraları vasıtasıyla Gerrard'ın mekanda bulunduğu ve kavga ettiği apaçık ortaya çıkıyor. Şimdiden sonrası kendisi için çok zor. Hem yalan söylediği ortaya çıktı hem de polis yetkilileri daha önce bu saldırının 5 yıla kadar hapis cezasına yol açabilecek bir eylem olduğunu belirtmişlerdi.

Video: http://videogaleri.hurriyet.com.tr/Video.aspx?s=2&vid=3567
Ayrıca bkz: Gerrard mahkemelik #1


Ağır Makinalı

Genelde işin içine kuru fasulye karıştımı bu tabir kullanılır ama biz işyerinde pilav üstü nohut'a -yada nohutlu pilava- ağır makinalı deriz. İstanbul'da bunu tadında yiyebileceğimiz güzel yerler arıyoruz. Fikri olanları yoruma davet ediyoruz..


Bölgesel zayıflama ve Çarşı

Çarşı'nın bundan haberi varmı yokmu bilemem. Açıkçası umrumda da değil. Bana malzeme çıkar, seve seve de kullanırım. Başka işim ne? Şu yukarıdaki reklam olayı bana göre rezaletten ibarettir. Utanç meselesi bile olabilir. Ben olsam fazla kilo yerine selülit yazardım daha şirin olurdu. "Çarşı selülite karşı". Yukarıdaki fotoğraf cep telefonum vasıtasıyla Kabalcı ile Çarşı arasındaki aralığın sonunda, yani çarşının merdivenlerinin dibinde çekildi. Üzerine herhangi bir sansür uygulanmaması bile garibime gitmişti. Bugünden sonra "Çarşı, Romanista Bukowski'ye karşı" yazılsın istiyorum reklamın üzerine spreyle falan. Tuhaf işler bunlar kardeşim. "Delikanlıyız, duruşumuz(?) bu*" diyen bir grup böyle işlere böyle reklamlara malzeme olmayacak. Orada burada adı çıkmayacak. Biraz da "stay underground" yahu diyeceğim ama Çarşı'da ne "stay" kaldı ne "underground". Ondan sonra diyorlarki Ali çok konuşuyor [1] [2]. Napacaksın? Adam haklı..

*Tribünleri bırakıyoruz diyip geri dönünce duruş kalmıyor malesef.


Gervais Yao Kouassi, Lille'de

Fildişili genç forvet artık Lille forması giyecek. 3 yıllık sözleşme imzaladı. Kısaltma amacıyla Gervinho deniliyor. Transferde anlatılacak birşey yok ancak son dönemde Le Mans'ın forvetlerden kazandığı paranın hesabı yok gibi. Mesela Gervinho "geleceğin yıldızı"olarak gösterilmiyor hiçbiryerde. 2 sezonda 59 maça çıkıp 9 gol atabilen bir adamın golcülüğü tartışılmazmı? Tek pozitif tarafı yaşı 22 ve klas bir oyuncu. Yani ne derler, imajı yüksek. İlerde birgün patlayabilitesi düşünülürse belki bir gelir döndürebilir Lille'e. Le Mans bu transferden 6 milyon euro kazandı. Forvet oldumu gol istatistiklerine bakılmıyor zaten. Yaşı gençse, biraz da şekli şemali varsa tamamdır. Önceki yıllara dönüyorum, Galatasaray çok isteyip Wolfsburg almıştı Grafite'yi. Ne kadara? 8 milyon euroya. Le Mans'ı tebrik etmek lazım. Bi adam formunun zirvesindeyse satacaksın kardeşim paraya ihtiyacın varsa. Mesela Mehmet Topal geçen sezon gitmeliydi diyorum ben hep. Dünyada önliberodan bol(!) ne var? Le Mans'ın tanıttığı forvetlere dönersem, Grafite'yi tartışacak değilim burada. Adam bu sezon gol kralı oldu. 2 sezonda Bundesliga'da 49 maçta 39 gol attı, takımını şampiyon yaptı. Ancak Gervinho'dan pek umutlu değilim. Gözüm üstünde olacak.


Kibir

"Âhir yine hâk olur bu tenler,
bilmem niye kibr eder edenler..
"
Vassaf

("Sonunda bu bedenler yine toprak olacak,
kibirlenenler niye kibirlenir bilmem.."
)


21 07 2009

Asıl reis evde

Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da bir kadın, Manchester United - Malezya hazırlık maçını izledikten sonra evine geç döndüğü için kocasını göğsünden bıçaklamış. Polis yetkililerinin verdiği bilgiye göre, kocası kadına, geçen cumartesi oynanan maçı izledikten sonra "hemen eve döneceğine dair" söz vermiş. Ancak kadın, kocasının maç bitmesine rağmen eve çok geç gelmesine aşırı sinirlenmiş. Sinirli bayan, kocasını göğsünden iki kez bıçaklamış ve daha sonra tedavi için hastaneye götürmüş. Böyle de psikopat bi bayanmış yani. Olay, hastanede doktorların durumu polise bildirmesiyle ortaya çıkabilmiş. Manchester United'ın 3-2'lik galibiyetiyle biten maçtan sonra "arkadaşlarıyla takıldığı" öğrenilen kocanın iyileşmekte olduğu bildirilmiş. Şu "takılma" hadisesinde bir kılçık varsa yorum olarak bayanlara başvurmak lazım tabi. Mikrofonlarımızı şimdi Ankara'ya, Çinçin Mahallesi'nden Voodogirl aka "Gidere gider abla"ya bırakıyoruz..


Kulübün menfaatleri doğrultusu

Yönetici: "Oyuncumuzun kulübümüzle 1 yıllık daha sözleşmesi var ve burada memnun. Ancak kulübümüzün menfaatleri doğrultusunda oyuncumuzla görüşerek uygun fiyat olduğu takdirde anlaşabiliriz."

Oyuncu: "Kulübümle 1 yıllık daha sözleşmem var ve burada mutluyum. Ancak kulübümün menfaatleri doğrultusunda bir teklif olduğunda değerlendirebilirim."

Bedavamı sandın para virip aldım,
Kulübine kulübine kulübine bandım..

Kenan Yaralı:" G.Saray'la parada anlaşamadık"
http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/12117155.asp


Çorlulu Ali Paşa Medresesi

Birtürlü gitmek nasib olmadı buraya. Geçen hafta sevgili dostum Tuba Çebi çağırmıştı ancak bi takım sebeplerden gidememiştim. Şimdiden sonra da gitmenin bir anlamı varmı bilmiyorum. Sigara yasağı nargile sevenleri de tokatladı zira. İstanbul'un nargile içilebilecek en güzel yerlerinden biri olarak gösteriliyor Beyazıt'taki Çorlulu Ali Paşa* Medresesi. Hatta geçen yıl Hürriyet'in yaptığı listede zirvedeydi. Eskiden ihtiyar popülasyonu daha fazlaymış, sonrasında İstanbul Erkek Liseliler'in özel buluşma mekanı olmuş. Fotoğraf için de yine Tuba kardeşime teşekkürler. Yazlığa gitmeden bi nargile patlatmalı herhangi bi yerde..

*Çorlulu Ali Paşa; III.Ahmed saltanatında, 3 Mayıs 1706 - 16 Haziran 1710 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış, oradan oraya atanmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Özellikle savaş stratejileri ve politika konusundaki tahminleri tutmayınca sonu hüsran olmuştur. İdam edilmiştir.


Tramontina: Book

"Tramontina Precision Knives. Ultrathin slices."

Advertising Agency: Leiaute Propaganda, Salvador, Brazil
Creative Directors: Raul Rabelo, Carlos Andrade
Art Director: Victor Azevedo
Copywriter: Thiago Rezende
Photographer: Marina Palmeira
Released: July 2009


Lucimar Ferreira da Silva, Inter'de

Dünyanın her takımı stoper mevkiini Lucio gibi adamlara vermek için ne paralar verir. 2004 yılından bu yana Bayern Münih formasını başarıyla terleten 31 yaşındaki Lucio artık Inter'de. Bundesliga'da 5 sezonda 144 maça çıkıp 7 gol atan Lucio -öncesinde Leverkusen'de 92 maçta 15 golü var- 3 yıllık sözleşme imzaladı. Hala Brezilya milli takımının stoper mevkiinde alternatifi olmayan Lucio burada da 84 maça çıkıp 4 gol attı. Bonservisine 5 milyon euro verildiği söyleniyor. Gelecek yıl Inter'in defansı Chivu - Lucio - Materazzi - Maicon hattından oluşacaktır muhtemelen ve gayet iyi bir diziliş. Tabi Davide Santon'un solbekte fazla forma şansı bulabileceğini düşünürsek Chivu stopere, 35'lik Materazzi de yedek kulübesine çekebilir. Bu transfer ve defans dizilişi hakkında Safa kardeşimin derin yorumlarını almak gerek..


Delikanlı Beckham

Dün akşam Los Angeles Galaxy ve Milan arasında bir dostluk maçı oynandı. Los Angeles taraftarının Beckham konusundaki duruşuna da hayranım. Adamlar zerre sevmiyor Beckham'ı. Maç boyu top ayağına geldiğinde protesto etmişler, hatalı paslarında ve şutlarında alay etmişler ve maçın sonunda da fazlasıyla küfür etmişler. Bu esnada Beckham tribüne çıkıp ilgili taraftarları şöyle bi silkelemek istediyse de Ronaldinho ve arkadaşları onu sakinleştirmeye çalışmış.
Tribüne çıkmayı düşündüğü kısım ise LA Riot Squad olarak bilinen en sağlam Galaxy taraftarlarının olduğu bölüm. "Sıkar" yani. 75.dakikada oyundan çıkan Beckham, alkışların ve ıslıkların çorba olduğu bir atmosferde stadı terketmiş.
Maç içinden bolca samimi fotoğraflar var ancak taraftar sebebiyle dostluk maçı gölgelenmiş işte. Yahu Milan yönetimi Beckham'ı seviyor, taraftar da alışmıştı, kapsınlar bonservisini. Şaka bir yana, 34 yaşına dayandı David Robert Joseph Beckham. Futbola veda edeceği günü merak ediyorum..


Ronaldo Luis Nazario de Lima

Memleketinin takımlarından Corinthians'da forma giyen Ronaldo aka "Tombul", takımının Cruzeiro deplasmanında 2-1 galip geldiği maçta 1 gol atarken, 1 de penaltı kaçırdı. 23. dakikada ise Jorge Henrique'ye asist yaptı. Ronaldo, Corinthians'daki 25. maçında 17. golünü attı. Ciddi bir fanı olarak kendisinin yeniden Serie A yada La Liga'ya dönmesini arzu ediyorum ve buradan zajebişki'ye sesleniyorum: Bundan sonra pesteki takımım Corinthians!

Ayrıca bkz: Blog'da tombul


20 07 2009

"Grip bilmem, olmak da istiyorum,
nasıl olunur diye soruyorum.."

Bundan 3-5 sene evvel Yılmaz Erdoğan, Tamer Karadağlı ve Vedat Okyar arasında yapılan bir söyleşide, aşağıda geçen bölümler aslında birçok gazeteci ve bilgisayar programcısının (günümüzdeki adıyla yazılımcı) hayatından kesitler teşkil ediyor. Etmelidir de daima. Söyleşinin sonundaki Yılmaz Erdoğan cümlesi de ayrı bir tırnak işareti oluşturuyor bugün yaşanılan acı haberle ilgili. Onun ötesinde yine söyleşide, şükretmekle ilgili de bazı ibareler çıkartabiliriz. Vedat ağabeyi rahmetle anıyoruz..

***

erdoğan: yenge nereli abi?

okyar: yengenin nereli olduğu belli değil.

erdoğan: tahmin etmiştim.

okyar: dünyalı bir kız. çok keyifli bir kız. halen kız diyorum bak. çok da ufak aldım. 14 yaşındaydı. bak, fıkra gibi. dedim ki, ‘‘sakın bana bir şey taşıtma. biber getir falan yapma. ben hiçbir akrabamla görüşmem. senin de akrabaların benim evime gelmesin. ben akrabaları sevmem, çünkü ben seçmedim. ben seçtiğim insanla birlikte olurum’’. bir gün eve geldim, baldız var, bacanak var. ‘‘bunlar ne’’ dedim, ‘‘eee, geldiler ne yapayım’’ dedi. ‘‘eyvah, salatanın limonu yok, alır mısın’’ dedi. ben de ‘‘alırım’’ dedim. evden çıktım, devre arasıydı. 15 gün yalova'da termalde kaldım. eve 15 gün sonra limonla döndüm. 38 senedir bak bir daha da başıma gelmedi. benim bir oğlum var. eğitimini bitirdi. bana arkadaşlarım soruyordu, oğlun kaçta diye. ben hayatımda sormadım ki. okuyor işte. böyle de yaşayan bir adamım.

karadağlı: korkularınız var mı abi?

okyar: ben tek başıma orduyum. hayatta hiç korkmadım.

erdoğan: ben inşaat kenarından geçerken başıma tuğla, taş, insan düşmesinden korkarım. şaka şaka.

okyar: benim daha doktorla hiç işim olmadı. daha aspirin almadım.

erdoğan: abi buradan mecidiyeköy'e kadar ‘‘vedat abi’’ diye bağırarak göndereceksin bizi yav!

okyar: enteresan şey! hayatımda doktorla işim olmadı. baş ağrısı bilmem. grip bilmem. olmak da istiyorum, nasıl olunur diye soruyorum? normal ateş 36,5. benim daha 37 olmadı ateşim.

erdoğan: maşallah. senin yerine yenge hasta oluyordur herhalde!

okyar: o da hastalanmıyor.

karadağlı: gizli kahraman yenge oldu.

erdoğan: bizi bunalıma sokup göndereceksin abi.


Maniche, Köln'de

Aradığı(!) takımı kendine buldu galiba. O kadar isteyeni varken gitti Kölntercih etti. Ankaragücü, Vassell'den sonra bu bombayı da patlatsaydı güzel olurdu aslında. 31 yaşındaki Portekizli'nin kariyerindeki 8.farklı takım olacak. Kiralık olarak oynadığı takımlarda (Chelsea-2006 ve Inter-2008) yaşattığı hayal kırıklıklarıyla meşhur. Bakalım Bundesliga'da neler yapacak hakiki adıyla Nuno Ricardo Oliveira Ribeiro.


Bjorn Helge Riise

Roma'lı John Arne Riise'nin kardeşi. Ülkesi takımlarından Lillestrom'da forma giyiyordu 2005 yılından bu yana. 86 maçta 10 golü var. Forvet olduğu iddia ediliyor. Artık Fulham'ın oyuncusu. Bonservisine 2.5 milyon pound verilmiş. Ağabeyinin de durumu belirsiz. Bir ara Beşiktaş çabaladı, şimdi Premier Lig'den teklifler var. Roma'da kalır diyorum tahminen. Helge Riise'yi, Hull City'e 5 milyon pounda satılan Robert Lester Zamora'nın yerini doldurmak için aldılar sanırım.


Alexander Frei, Basel'de

Alexander Frei memleketine döndü ve Basel ile 3 yıllık sözleşme imzaladı. Bu yaşta geri dönüş yapması üzücü. Benim çok beğendiğim forvetlerden biridir. Galatasaray mesela golcü ve stoper arıyordu. Önce Mellberg kaçtı şimdi de Frei diyorum. Futbola Basel'de başlamıştı. 1999–2000'de Lucerne'de 32 maçta 15, 2000–2003'de Servette'de 64 maçta 36, 2003–2006'da Rennes'de 100 maçta 48, 2006–2009'da Borussia Dortmund'da 69 maçta 31 gol attı. Golcülüğünü daha da anlatmaya gerek yok. 30 yaşında. Bonservisine 4.25 milyon euro verildi. Yani bedava. Evet. Vucinic gibi bir beceriksize 23 milyon euronun biçildiği bir dünyada yaşadığımız unutulmamalı..


Vedat Okyar vefat etti

Beşiktaş'ın eski kaptanı, spor yazarı, gönül adamı Vedat Okyar hayatını kaybetti. Bir süredir yoğun tedavi görüyordu, bu sabah kötü haber geldi. Sevenlerinin, Türk spor basınının ve Beşiktaş camiasının başı sağolsun.

***

"1968 yılları 1978 yılları arasında yer aldığı Beşiktaş takımında 253 maçta formamızı giymiş, libero mevkiinin vazgeçilmezlerinden olmuş, kullandığı 43 penaltının 42’sini filelerle buluşturmuş, profesyonelliği neticesinde hiç sakatlık yaşamamış, aşık olduğu Beşiktaş formasıyla kaptanlığa kadar yükselmiş ve 42 yaşına kadar futbol hayatını sürdürmüş olan Vedat Okyar, “Vedat Abimiz” kolon kanseriyle verdiği mücadeleyi maalesef kaybetti."
http://www.bjk.com.tr/tr/haberler.php?h_no=15260


18 07 2009

Beşiktaş 2009/2010 formaları

Özellikle şu yukarıdaki "baklava" tasarımına hasta oldum. Marsilya'nın da geçtiğimiz bu tip bir forması vardı. Adidas yaptımı yapıyor. Beşiktaş taraftarı bu sezon 2 forma birden alabilir mağazalarından.
Bu da sanırım "pençe" tipi bir tasarım olmuş ve bu da güzel olmuş. Bakalım Galatasaray ve Fenerbahçe'nin de formalarını üreten Adidas neler yapacak..


Marcus Berg, Hamburg'da

Van der Vaart'ın gidişinden sonra yeri pek dolmamıştı. Her ne kadar Marcus Berg bir forvet oyuncusu olsa da Van der Vaart'ın görevlerini de yapabilecek kapasitede. 22 yaşında. 2005–2007'de Göteborg formasıyla 53 maçta 21, 2007-2009'da Groningen formasıyla 56 maçta 33 gol attı. 10.5 milyon euroya alındı bonservisi. Hamburg, geleceği adına şahane bir transfer yaptı böylece.


17 07 2009

Del Piero sözleşme uzattı

Juventus'un kaptanı Alessandro Del Piero 2010 sezonu sonunda bitecek olan sözleşmesini 1 yıl daha uzattı. 2011'e kadar Juventus'da. Sonrada futbolu bırakır heralde. Sky Sport Italia'ya şöyle konuşmuş: "Burada fazladan bir yıl daha kalacağım için ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Bu benim için büyük bir motivasyon olacak. Her zaman yaptığım gibi çok çalışacağım ve elimden gelenin en iyisini yapacağım". Lincoln duyuyormusun? Elalem çalışmak diyor, motivasyon diyor. Sen ne yapıyorsun? Dün sms attım dönmedin..


Stewart Downing, Aston Villa'da

Aydın Yılmaz'dan bir farkı yoktur benim gözümde Stewart Downing'in. 24 yaşına geldi ancak onca yeteneğine rağmen hala kendini aşamadı. Kanat oyuncusu eğer korkak olursa bi halt da olamaz. Ergün Penbe hakkında birşeyler yazmak isterdim mesela ama neyse. 2001'den bu yana Middlesbrough forması giyen 24 yaşındali sol açık Aston Villa ile anlaştı. 2013 yılına kadar da sözleşme imzaladı. Middlesbrough'da 8 sezonda 181 maça çıkıp 17 gol attı. 2003 yılının ortasında Sunderland'e kiralanmış, burada 7 maçta 3 gol atmıştı. Birtürlü kendini ispatlayamadı. Küme düşen Middlesbrough da oyuncusuna yol verdi böylece. 12 milyon pound verilmiş bonservisine. Sağlam para kırmış Middlesbrough. Tuncay'ı da minimum 10 milyon euroya satsalar 2-3 yıllık transfer parasını koyarlar kenara. Bu arada Chelsea, Vucinic için 23 milyon euro teklif etmiş Roma'ya. Eğer Roma yöneticileri hala düşünüyorlarsa bıraksınlar yönetimi benim ve ekibimin ellerine..


Sivas, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin rakipleri belli oldu

Uefa Avrupa Ligi'nde Galatasaray eğer Tobol engelini aşarsa Malta'nın Sliema Wanderers ve İsrail'in Maccabi Netanya takımları arasındaki maçların kazananıyla eşleşecek. Sliema, Malta Ligi'ni, Netanya ise İsrail Ligi'ni 4.sırada bitirdi geçtiğimiz sezon. Fenerbahçe ise direkt katılacağı 3.turda Macaristan'ın Budapest Honved takımıyla oynayacak. Honved geçen yıl ligi 14.sırada tamamladı lakin Macaristan Kupası'nı kazandığı için kupaya 3.turdan katılmaya hak kazandı. Uefa Avrupa Ligi 3. eleme turu ilk maçları 30 Temmuz, rövanşları ise 6 Ağustos’ta yapılacak. Şampiyonlar Ligi 3.turunda Sivasspor'un rakibi ise Belçika 1.Ligi'ni geçtiğimiz sezon 2. olarak bitiren Anderletch oldu.


16 07 2009

Mircea Lucescu kalp krizi geçirdi

Az önce öğrendim ve çok üzüldüm. Takımı Shakhtar Donetsk ile Avusturya'da kampta bulunan 64 yaşındaki Lucescu, son zamanlarda kalbinden şikayetçiymiş ancak bu konuda hiç doktora gitmemiş. Ameliyatının başarılı geçtiği belirtiliyor. Umarım sağlıklı biçimde yeniden takımının başına döner. Yok arkadaş, 60 yaşından sonra otur evinde yada dünyayı gezi al eline kitabını nargileni, arada bir torun sev, hatta çapkınlık yap ne bileyim..


Oradan oraya #3

- Karim Benzema'yı Real Madrid'e satıp yerini Porto'dan Lisandro Lopez ile dolduran Lyon, ortasahasını Lille'den 25 yaşındaki Brezilyalı Michel Bastos ile güçlendirdi. 2006 yılından bu yana 97 maçta 25 gol attı Michel Fernandes Bastos. İyi transfer lakin 18 milyon euro vermeye değermi bilmem.

- Birmingham City'nin 22 yaşındaki forveti Cameron Jerome'un sözleşmesi geçtiğimiz ay bitmişti. 5 yıllık bir yenileme yaptı. İngiliz futbolcunun 2006'dan bu yana 113 maçta 23 golü var. Önümüzdeki 1-2 sezon içinde Premier Lig'de patlama yapması beklenen gençlerden. Birmingham ekibi ayrıca Glasgow Rangers'ın 31 yaşındaki başarılı kaptanı Barry Ferguson'u kadrosuna kattı. Blackburn Rovers macerasından sonra 2.kez Premier Lig'e gidiyor Ferguson.

- Inter'in sol beki Maxwell artık Barcelona'lı. Pep Guardiola'nın çok istediği Brezilyalı, 4.5 milyon euro + performansa göre 500.000 euro karşılığında katalan ekibine katıldı. Beklenen bir sol bek transferi oldu bu.

- Uzun süre Juventus ve Felipe Melo arasında süren flört bitti ve beklenen resmi imza gerçekleşti. Melo için Juve, Fiorentina'ya 20.5 milyon euro + Marchionni'yi verirken oyuncunun senelik 4.5 milyon euro kazanacağı açıklandı. Fiorentina ve Melo çok iyi iş yaptı. Juventus her yıl aynı mevkiiye onlarca milyon euro döküyor şapçalca.

- Transferi sadece imzaya kalan isimler ise; Emanuel Adebayor (Manchester City'e), Rodrigo Palacio (Genoa'ya) ve Radamel Falcao (Porto'ya). Elbette hepsi de şahane transferler olacak neticede forvetler.

Oradan oraya #2
Oradan oraya #1


15 07 2009

Tobol - Galatasaray Maçı Naklen NTV'de

Düne kadar tüm medyada "Avrupa Ligi maçları D-Smart'ta" yazıyordu. Bu maç Avrupa Ligi maçı değil mi? Ön eleme olunca ligden sayılmıyor mu? Yarın, yani 16 Temmuz 2009 Perşembe saat 19:30'da oynanacak maç NTV'den canlı olarak izlenebilecek. Keşke tüm maçları NTV'den izleyebilsek.


Fifa 10 Screenshots



FIFA 10'un çıkış tarihi açıklandı

EA Sports, FIFA 10'un 2 Ekim 2009 tarihinden itibaren Playstation 3, Wii, PC, Playstation 2, Nintendo DS ve PSP için tüm dünyada piyasaya çıkacağını duyurdu. Fifa 10'un resmi web sayfası açılışında kendi ülkemi seçmek isterken Macaristan'ı, Norveç'i, Finlandiya'yı, Singapur'u hatta Hong Kong'u görmek pek acı..

Detaylar: http://fifa.easports.com/en/home.action



14 07 2009

Oradan oraya #2

- Carlos Tevez Manchester'da devam ediyor. Ama City olanında. 5 yıllık sözleşme imzaladı.

- Rennes'in 23 yaşındaki Kamerunlu ortasaha oyuncusu Stephane M'Bia artık Marsilya'da. Porto'dan Lucho Gonzalez, Bordeaux'dan Souleymane Diawara, Beşiktaş'tan Edouard Cisse derken 4.transferi oldu Marsilya'nın.

- Sunderland, Paraguay milli takımının stoperlerinden Paulo Da Silva ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.

- 19 yaşındaki Birmingham'lı kaleci Artur Krysiak, takımıyla olan sözleşmesini 1 yıl daha uzattı. 2008 yılının başından bu yana 4 farklı takımda kiralık oynadı Polonyalı. Demekki inadın sonu yetenek.

- Stoke City, geçen sezon Sunderland'den kiraladığı tecrübeli ortasaha oyuncusu Rory Delapbonservisiyle aldı. Deli taç atışlarıyla tanınır kendisi. Az sonra bir fotoğraf eklerim bloga.