30 06 2009
Evvela
Sözü özü bir, şahane adamdır Galatasaray'ın eski başkanlarından Alp Yalman. Geçirmiş. Kime? Lincoln'e. İyi de etmiş. Galatasaray Dergisi bu adamın posterinin altına "Asistlerin Kralı" yazmıştı. Lincoln hiçbirşeyin kralı olamaz kimse kusura bakmasın. Geldiğinde de demiştim şimdi de, o yüzden çok mutluyum. Adam değildi, adam olamaz da. Sırf bu adam bu takımda olduğundan, kombine almaktan vazgeçtim bu sezon. İyi futbol, karakterli futbol, karakterli futbolcu izlemek isterdi bu gönül. Maddi sıkıntım olmamasına rağmen içimdeki soğumuş belki de buz tutacak "iyi yönetici / iyi futbolcu" ikilemi adına evimde bacak bacak üstüne atarak izleyeceğim tüm maçları. Şuradaki olayın da etkisi çok oldu. Allah bazen tokadını dolaylı yoldan attırıyor demekki dedim o gece yorganı kafamın üstüne çektiğimde.. Alp Yalman'a Lincoln'ü sormuşlar dün akşam. Şöyle demiş:Je Vais Bien Ne T'en Fais Pas
Geçen haftaiçi 2 film izledim evde. Yazmayı unutmuşum. Önce bununla başlamak istedim ve hep yaptığımın tersine, filmin afişi yerine Melanie Laurent aka "Lili"nin bir sahnesini koymak istedim post resmine. Tipik fransız filmi, 2006 yapımı. Tipik lafım vasatmış gibi bir izlenim bırakabilir ama değil. Bol romantizm de yok aslında. Duygu yüklü, sosyal sorumluluğu ön plana koyan ve tabiki aşk barındıran bir film. Olivier Adam'ın romanından feyz alarak Philippe Lioret yazmış filmi. Yönetmiş de. Lili'nin babası rolündeki adamın duruşu, kendi suçlu hissettiğini farklı yollardan belli etmesi, filmdeki müzikler ve Lili pek bir şahane. Bazı blog, forum ve sözlüklerdeki "Bittiğinde mideye kocaman bir yumru oturtan, öyle ki o ağırlıkla uzun süre oturduğunuz yerden kaldırmayan film" edebiyatına sonuna kadar katılıyorum. Filmi izleyin, beğeneceksiniz. 10 üzerinden 8 veriyorum."19 yaşındaki Lili tatilden eve dönünce çok sevdiği ikiz erkek kardeşi Loic'in babasıyla ettiği büyük kavga sonucu evi terk ettiğini öğrenir. Kardeşinden hiç haber alamayınca ona çok kötü bir şey olduğuna kendini inandırır. Yemeyi içmeyi keser ve hastanelik olur. Bir gün Loic'den bir mektup gelir. Daha önce haber yollamadığı için özür diler ve o şehirden bu şehre seyahat ettiğini söyler mektupta. Her şey için babasını suçlayarak eve bir daha dönmeyeceğini belirtir. Herşey bu mektup(lar)dan sonra başlar.."
29 06 2009
8.Fifa Konfederasyon Kupası Ödülleri
"Altın Top" ödülünün sahibi olarak, Brezilya'nın ve Real Madrid'in süperstarı, transfer dönemine damga vuran 2 futbolcudan biri olan Kaka seçildi. ''Altın Ayakkabı'' ödülünün sahibi ise dünkü final maçında 2 gol kaydeden Luis Fabiano olurken, "Gümüş Top" sahibi olarak da yine kendisi seçildi. "Bronz Top", ABD'den Clint Dempsey'e giderken "Altın Eldiven" ödülü ise yine ABD kalecisi Tim Howard'a verildi. 30 yaşındaki kaleci Manchester United'dan sonra Everton kalesini korurken kendini epey geliştirmiş göründü turnuvada.
Brezilya 3 - 2 A.B.D #3
Burada değindiğim konuyu Zaman Gazetesi daha da derinleştirmiş. Köküne kadar haklı ve güzel bir makale çıkmış ortaya Osman İridağ tarafından. Meraklısı buyursun.***
"..Sevilla'lı ünlü futbolcu Kanute'nin attığı goller sonrası secdeye gitmesi yada Kaka'nın ne kadar dindar bir Katolik olduğunu söylemesi ve ibadetlerini aksatmadan yerine getirdiğini ifade etmesi dünyanın hiçbir ülkesinde sorun olmaz. Hatta gerek yöneticilerinden gerekse taraftarlardan takdir görür alkış alır. Çünkü dindar bir futbolcu işini daha iyi yapar, daha disiplinli olur. Kötü alışkanlıklardan uzar duracağı için de futbol yaşamı daha sağlıklıdır. Ancak bizde futbolcuların ramazanda oruç tutması, yada attığı gol sonrası şükretmesi, dua etmesi sorundur. Bu cümlenin ne anlama geldiğini anlamak için küçük bir ipucu vermekte yarar var. Gazete ve televizyonların dünya çapındaki yıldız futbolcularımızdan bazılarını neden sevmediğini ve neden onları hep olumsuz yönleriyle göstermeye çalıştığını anlamak için olayın bir de bu tarafını düşünün.."
Gençleş(e)meyenler
Gençleştirme operasyonu kapsamında(!) Milan, 37 yaşındaki defans oyuncusu Giuseppe Favalli ile sözleşmesini 1 yıl daha uzattı. Galliani tarafından bir çok konu açıklanırken buna da değinilmiş. Bu kararda teknik direktör Leonardo'nun etkisi olduğu yazılıyor italyan spor basınınca. Çok düşünmüşmü acaba..
Eto'o, Manchester City'de
Barcelona başkanı Joan Laporta, Kamerunlu oyuncuları Samuel Eto’o için Manchester City’den astronomik bir teklif aldıklarını ifade etmişti 3 gün önce. Transfer gerçekleşti. Laporta dün akşam Eto'o'nun teklifi kabul ettiğini söyledi. Böylelikle Barcelona'ya 30 milyon euro bonservis, Eto'o'ya ise haftalık net olarak 212 bin euro ödeyecek Manchester City. Katalanlar iyi para kaptı yine durduk yerde. City'nin ayrıca Carlos Tevez ile 30 milyon euro bonservis bedeli ve yıllık 8.5 milyon euro karşılığında anlaşıldığı söyleniyor. Manchester City, daha önce Blackburn Rovers'ın forveti Roque Santa Cruz ve Aston Villa'dan Gareth Barry'i renklerine bağlamıştı.
Saviola, Benfica'da
Real Madrid’de uzun süredir forma şansı bulamayan 27 yaşındaki Arjantinli, Benfica’ya 5 milyon euro bonservis bedeliyle transfer edildi. Javier Pedro Saviola’nın onca teklif arasından Benfica’yı tercih etmesinde, River Plate’den takım arkadaşı Pablo Aimar’ın etkili olduğu ifade ediliyor. 2007'den bu yana oynadığı maç sayısı 26. Bu maçların 8'inde sonradan oyuna girmiş. Attığı gol sayısı ise 4. 1996-2001'de parladığı River Plate (120 maç, 58 gol) ve 2001-2004'de coştuğu Barcelona (163 maç, 60 gol) dönemlerini mumla arıyordur. Bence en büyük hatası Barcelona'dan ayrılmasıydı. Hatta 2004-2005'deki Monaco (24 maç, 12 gol) dönemini bile arıyordur. Bakalım neler yapacak Portekiz'de..
Brezilya 3 - 2 A.B.D
26 06 2009
Grafite 1 yıl daha uzattı
Şampiyon Wolfsburg'un gol kralı Edinaldo Grafite 2011'de bitecek sözleşmesini 1 yıl daha uzattı. Ayrıca kendisi "Burası benim evim, asla vazgeçemeyeceğim bir yer oldu" demiş. Böylece spor basınımız transfer dönemi için 1 golcüye daha veda etti. Çok şükür. 30 yaşındaki Grafite, Le Mans'dan sonra geldiği Wolfsburg'da zirve yaptı. 2007'den bu yana 49 maçta 39 gol attı..
Bernd Schneider futbola veda etti
Alman futbolcuların kaderi bu galiba. Özellikle de sağ kanat oyuncularının. Bayer Leverkusen'in ve Alman milli takımının önemli oyuncularından Bernd Schneider futbola veda etti. Sebebi ise kronik omurilik rahatsızlığı. Kulüple olan sözleşmesi fesh edilmiş. Açıklama olarak ise ''Bu kararı almak çok zor oldu. Ancak benim de aileme karşı sorumluluklarım var. Bundan sonra doktorlarımın önerilerini takip edeceğim'' demiş. Buradan ise ne kadar ciddi bir sağlık sorunu olduğu anlaşılıyor. Bernd Schneider 35 yaşında. 1999 yılından beri Bayer Leverkusen'de oynuyor. Kaptanlığını yaptığı yıllar da dahil olmak üzere her zaman taraftarlar tarafından çok sevilmiştir. 10 yılda 263 maça çıkıp 35 gol attı. Milli takımda ise yine 10 yılda 81 maça çıkıp 4 gol attı. Önemli bir kanat adamı daha futbolu bırakanlar arasında yerini aldı böylece. 2007'de de Sebastien Deisler futbola veda etmişti.
Brezilya 1 - 0 Güney Afrika
Maç boyu etkin taraf beklenenden öte Güney Afrika'ydı. Pienaar, Tshabalala, Modise ve Gaxa iyi top oynadılar. Uzaktan şutlarla Julio Cesar'ı avlamaya çalıştılar. Brezilya'nın attığı gole kadar Ömer Üründül sürekli Dunga'yı eleştirdi. Sebebi de bunca dakika neden oyuncu değişikliği yapmadığı yönündeydi. Bilhassa Daniel Alves'in oyuna girmesi gerektiğini söylüyordu. Nitekim Daniel Alves oyuna girdi ve frikikten çaktı golü. Sanırım Ömer Üründül'den havalısı yoktur şuanda. Brezilya hakederekmi kazandı? Hayır. Ama futbol böyle işte. Gerçekten atamayana atıyorlar. Konfederasyon kupasında finalin adı Brezilya - ABD. 28 Haziran Pazar günü oynanılacak maç 21.25'den itibaren yine TRT1'de yayınlanacak.
BREZİLYA 1-0 GÜNEY AFRİKA
GOL: Daniel Alves 88’.
BREZİLYA (4-2-3-1): Julio Cesar; Maicon, Lucio, Luisao, Andre Santos (81’ Daniel Alves); Gilberto Silva, Felipe Melo; Ramires, Kakà, Robinho; Luis Fabiano (45’ Kleberson). (Gomes, Victor, Miranda, Kleber, Josue, Elano, Julio Baptista, Nilmar, Pato). Ant. Dunga
KUZEY AFRİKA (4-2-3-1): Khune; Gaxa, Booth, Mokoena, Masilela; Dikgacoi, Mhlongo; Modise (91’ Mashego), Pienaar, Tshabalala (90’ Mphela); Parker. (Fernandez, Baloyi, Gould, Mdledle, Moon, Khumalo, Van Heerden, Davids, Fanteni). Ant. Santana.
HAKEM: Busacca (İsviçre).
Shaquille O'Neal, Cleveland'da
NBA'de draftlara saatler kala -transfer draft seçimlerinden önce oldu- Cleveland Cavaliers bombayı patlattı ve LeBron James'in yanına Shaquille O'Neal'ı ekledi. Cavs, Shaq karşılığında Phoenix Suns'a Ben Wallace ve Sasha Pavlovic'in yanı sıra draftteki 46. sıradan seçme hakkını devredip, 500 bin dolar da para ödedi. Ben medyadaki başlıkları anlayamıyorum. "Shaq 5'inci yüzüğe gitti", "Dev pivota 5. yüzüğü kazanması için büyük bir fırsat doğdu" gibi başlıklar var. Sanki adam tek maçla veya tek başına şampiyonluk kazandırıyormuş gibi..
Remember the Time
ABD saati ile 14.00 sularında kalp krizi neticesiyle ölmüş. 1992'de ürettiği bir single ile uğurluyorum kendisini. Enteresan bir adamdı Michael Joseph Jackson. Popun kralı deniyor hala ama ben pek sevmezdim. Karakteri de malum. İlla kapı komşusu olmaya gerek yok bilmek için. O zaman durumu şöyle özetleyeyim. Müzik ve gösteri dünyası için büyük kayıp ama insanlık için.. Gelecek ay sahnelere geri dönmeyi planlıyormuş. Şimdi şu ana kadar yazdıklarıma, önümdeki kitabın giriş sayfasındaki yazı bu kadarmı kapak olur?***
"Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Püf dedi mi gitti. Bunun da nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz.."
25 06 2009
Ceryan

Akşam vakti öldürdüler gülmekten. Paylaşmak istedim izinsiz de olsa.
***
voodoo girl yazmış: "allahın sopası: "erkek dediğim" isimli yazımın klavye sesleri susmadan, güzide iş yerimde 'yakışıklı' diye nitelendirilebilecek tek adam evlendiğinden beri ilk kez "aslında bu da fena değilmiş be hacı" hissi yaratan bir adam görüp gözlerimi aşağıya doğru indirdiğimde sandaletle karşılaşmak."
gogo yorumlamış: "Hocam siz mini etekleri giyip, üstüne askılı tişörtleri çekip, alttan üstten ceryan yaptırıp serin serin geziyorsunuzda bize niye bir çift sandaleti çok görüyosun??? Not: Valla kadın olsam etekten başka birşey giymem."
Süperstarlıktan tek maç topçuluğuna
1998’de 35 milyon dolara Real Betis’e transfer olarak rekor kırmıştı zamanın süperstarı. Sonrasında gezmedik kulüp bırakmadı, kalitesini resmen 3.sınıf bir futbolcu seviyesine düşürdü. Neticede 2008'de ülkesine geçip Palmeiras'da tutunmaya çalıştı. Olmadı 2009'un başında Brezilya 3.liginden Itumbiara'ya gitti. Tek maç bile oynamadı. Ne yapıp edeceğini çok düşünmüş olacak ki(!) 2 Haziran 2009'da yani 23 gün önce Vietnam liginden Xi Mang Hai Phong ile maç başına 12.000 dolara anlaştı. Xi Mang Hai Phong formasıyla 1 maça çıktı, 45 dakika oynadı, 1 gol attı hem maç başı ücretini hem de oynadığı maçtaki başarısı nedeniyle 5 bin dolarlık primi de kapıp ülkesine döndü. Sakatlığını gerekçe göstermiş ve bonservisini de almış. Şu anda "Free Agent" yani. Yaşı 31. Eskiden Brezilyalıları çok olgun zannederdim. Hakikaten çocuk gibilermiş. 30'u aşınca daha da çocuk oluyorlar memleketimizde örneği bol mesela. Hani amerikan magazininde vardır ya "süperstarlıktan kasiyerliğe" tipi haberler. Öyle bir post oldu yalanı abartısı yok işte..
Maicon = 22 milyon euro + Elano
Inter'in gözde Brezilyalısı Maicon için Manchester City'nin yaptığı teklif bu. Kaynak, oyuncunun menajeri Antonio Caliendo. La Gazetta Dello Sport'a konuşmuş; "Maicon şu anda dünyanın en iyi sağbeki. Manchester United'ın onunla ilgilendiğinin doğru olmadığını söyleyebilirim; ancak City harika bir teklif yaptı. Karar Maicon ve Inter'in." Gittikçe kan kaybedecek Inter. Kahin gibi konuştum ama öyle. Maicon da gider Ibra'da. Kusura bakma Safacığım.
Raul Albiol, Real Madrid'de
Cidade de Deus
Djibril Cisse, Panathinaikos'da
Medyamıza göre Haldun Üstünel bugün ona gitti, yarın da getirecek. Yavaş getirsin. Ulan az sallayın be az. Oturduğunuz yerden sıfır istihbaratla milyarları cebe indiriyorsunuz. Djibril Cisse dün gece Panathinaikos'a imza attı. Bonservisine 8 milyon euro, kendisine de yıllık 2.5 milyon euro verilecek. 4 yıllık sözleşme imzalandı. Marsilya bu işi iyi biliyor. Galatasaray, alabileceği en ekonomik ve en iyi stoper Mellberg'den sonra bana kalırsa alabileceği en sağlam forvetlerden birini kaçırdı. Bari Loic Remy'i yada Babel'i getirseler..
Motta, Roma'da kaldı
Geçen sezon Roma'da kiralık olarak oynayan ve fırsat bulduğu her maçta beni kendine hayran bırakan Marco Motta'nın bonservisine ortak olundu. Ne demek şimdi bu? Motta'nın bonservisi 2005 yılından bu yana Udinese'de idi. Udinese 2007–2008'de Torino'ya, geçen sezon da Roma'ya kiraladı Motta'yı. Baktı ki ilerde sağlam para getirecek, bonservisin %50'sini sattı. Bu da 3.5 milyon euro ediyor. Böylece Roma yaz transfer dönemindeki 2.transferini gerçekleştirdi. İlki başarılı ortasaha oyuncusu Stefano Guberti idi. Marco Motta henüz 23 yaşında. Şu an için 21 yaş altı İtalya milli takımıyla, İsveç’teki Avrupa Şampiyona’sında bulunan Motta, Roma’da kaldığından dolayı çok mutlu olduğunu belirtmiş. Geleceğin Gianluca Zambrotta’sıdır kendisi. Demedi demeyin..
İspanya 0 - 2 A.B.D
Hırs her zaman kibirden üstündür. Dün ilk 10 dakikadan belliydi maçı ABD'nİn kazanacağı. Acayip bir hırs, yakından uzaktan kaleye şutlar, feci derecede pres. Zaten İspanya şaşkındı. 27.dakikada Altidore'un attığı gol teraziyi iyice Amerika'ya doğru indirdi. Ben özellikle Dempsey ve Bradley'e hasta oldum. 21 yaşındaki Michael Bradley, ABD'nin antrenörü Bob Bradley'in oğlu oluyor. İyi yetişmiş, şahane oynadı dün akşam. İspanya'da benim dikkatimi çeken defansın ve forvetin rezil derecede olduğuydu. David Villa ve Fernando Torres lakayıt bi şekilde şutları savururken, defansta Puyol ve Sergio Ramos çokça aksadı. İlk golde de ikinci golde de ispanyol defansı hatalıydı. Maçın adamı olarak Bradley'i, maçın şaşkolozu olarak da Casillas'ı seçiyorum.
İSPANYA-ABD 0-2GOLLER: Altidore al 27’, Dempsey 74’.
İSPANYA (4-1-3-2): Casillas; Sergio Ramos, Puyol, Piquè, Capdevila; Xabi Alonso; Fabregas (68’ Cazorla), Xavi, Riera (76’ Mata); Fernando Torres, Villa. (Reina, Lopez, Marchena, Arbeloa, Pablo Hernandez, Busquets, Silva, Lopez, Llorente, Guiza). Ant. Del Bosque.
ABD (4-4-2): Howard; Spector, De Merit, Onyewu, Bocanegra; Dempsey (88’ Bornstein), Clark, Bradley, Donovan; Altidore (84’ Casey), Davies (69’ Feilhaber). (Robles, Guzan, Wynne, Pearce, Califf, Kljestan, Torres, Adu, Beasley). Ant. Bradley.
HAKEM: Larrionda (Uruguay).
24 06 2009
İranlı 4 futbolcuya milli takımdan ömür boyu men cezası
Haftasonu Teke Tek'de Murat Bardakçı, İran'daki isyanlarla ilgili şöyle demişti: "İran'daki yürüyüşler Ahmedinejad'ın seçilmesini ve rejimini protesto için değil, seçimin şeklini protesto etmek amacıyladır. İran'da rejime karşı isyan etmek yürek ister, imkansızdır. Böyle birşey olamaz." Bu yoruma ben de katılıyordum ama İran'da büyük değişimler var. Seçimin şekliyle ilgili -Ahmedinejad'ın hile yaptığı düşünülüyor- protestolara futbolcular da katılmış ve yeşil bileklik takmışlardı. Yeşil bileklikteki amaç seçimlerde yeşili kullanan aday Mir Hossein Mousavi'yi desteklemek amaçlı olduğuna dair söylentiler var. Bu da demektir ki sadece seçimin şekline değil artık rejime de karşı bir duruş var İran'da. Guardian'ın haberine göre 4 futbolcuya -çünkü sadece bu 4 futbolcu bu bileklikleri taktı- ömür boyu milli takımlarından men cezası verilmiş. Kim bunlar? Ali Karimi (Persepolis), Mehdi Mahdavikia (Eintracht Frankfurt), Hosein Ka'abi (Saipa) ve Vahid Hashemian (Bochum). Yani İran'ın yetenekli 4 adamı..
Olof Mellberg ve Lucas Neill
2-3 gündür ikna etmeye çabalıyorlardı. Olof Mellberg'de oynamaktan mutlu olacağını, özellikle şehrin ve taraftarın çok ilgisini çektiğini söylüyordu. Transfer dün gece bitti. 3 yıllık sözleşme imzalandı 31 yaşındaki isveçli stoperle. İyi transfer. Bonservisi için 2.5 milyon euro ödenmiş. Mellberg ise yıllık 2 milyon euro kazanacak. Yaşıtı Lucas Neill'in bu kadar çok nazını çekmektense Mellberg gelebilirdi. 90 maçı var İsveç milli takımında. Bu arada haberlere göz atarken dikkatimi çekti. Lucas Neill'ın gelecek yıl West Ham'da kalmayacağı farklı bir takımla anlaşmak üzere olduğu yazılıyor ingiliz spor basınında. Bu takım ya yıllık 1.5 milyon euro öneren Blackburn ya da..
Sony Giga Juke
Gözüm epeydir Sony Giga Juke'un üzerindeydi. D&R'a gelmiş. Liste fiyatına 899.00 TL, D&R fiyatına ise 881.49 TL yazmışlar. Ürün hakkındaki detayları aşağıya kopyalıyorum.- 80GB HDD'de 15.000'e kadar şarkı saklama CD'den 4x'e kadar kopyalama hızı
- 3 Satırlık ekran en sevdiğiniz melodilere erişmenizi kolaylaştırır
- Sony'nin DIGITAL MEDIA PORT özelliğiyle doğrudan kaydedin
- Gracenote'un müzik tanıma teknolojisi ve yaklaşık 350.000 albümün müzik verilerinin bulunduğu veritabanıyla otomatik ad etiketleme sağlanır.
- HDD'den WALKMAN®'e 10x'e kadar aktarım hızı
Carlos Santana
Malesef gitmek zor gibi görünüyor. Hem biletler haldır haldır tükeniyor hem de biletlerden bir kısmının fiyatı 100 tl iken diğer kısmı 270 tl. Detaylar burada. Ancak winamptan eşlik ederek "Viva Carlos Santana" diyebileceğiz artık.
23 06 2009
Markafoni'de Turqs'e özel indirim
30 Haziran Salı gününe kadar Markafoni'de Osmanlı ruhunu giyime yansıtan Turqs adlı marka'da feci indirim var. Girip bakayım dedim, en kral tshirtler bitmiş. Birkaç tane kalmış onda da large yok. XL, Medium ve Small kalmış çoğunda. İsteyene davetiye gönderebilirim yorum bırakmaları yeterli. Yukarıdaki Osmanlı tuğralı tshirt bitmiş.
Bu Selçuklu armalı tshirt hala duruyor. Tüm tshirtler 40'dan 30'dan 14.90 tl'ye düşmüş. İyice inceleyip sepete eklemeli. Yinede şahlanıyor aman!..
Nilmar, Owen, Maicon
Premier Lig'deki son gelişmelerden bir derleme yapayım. Manchester United -kesesini doldurdu tabi- Nilmar'ı kadrosuna katmak için çabalıyor. Kendisini takip edenlerdenim. Tevez'i sanırım takımda tutamayacaklar dolayısıyla boşluğu doldurmak istiyorlar. Doldurur mu? Aslanlar gibi. Manchester City, 30 milyon euro teklif etmiş Tevez için. Bence Nani ve Anderson elde patladı, onların da satılması lazım. 24 yaşındaki Brezilyalıyı Napoli de istiyormuş ancak Manchester United resmi görüşmelere başlamış. Liverpool'dan sonra dağılan Michael Owen için şimdilik 2 ciddi teklif var. Biri Hull City'den diğeri ise Aston Villa'dan. Adada kalacak kendisi %90. Inter'in oyuncusu Maicon için de Chelsea ciddi bir teklif yapmış. 25 milyon pounddan bahsediliyor ama Maicon'un Inter'de mutlu olduğunu belirtmiş menajeri. Inter ise Deco ile anlaşmış gibi. Safa'nın gözü aydın. 5 sene de onu zengin edersiniz. Ayrıca Ancelotti, eski öğrencisi ve satışa çıkartılan Pirlo için de Milan'ın kapısını çalacakmış. Haberler böyle, şimdi Haldun Üstünel'den geliyor: Lo lo pir lo, lo pir lo..
Santa Cruz ve Grafite
2012'te kadar sözleşme yenilemişti Santa Cruz. Ne zaman? 2008 Ağustos ayında. Kimle? Blackburn'le. Artık Manchester City forması giyecek. 4 yıllık sözleşmeyi imzaladı. 18.5 milyon pound verildiğini söylüyor Espn. Roque Santa Cruz 2007–2009'de Blackburn Rovers formasıyla 57 maçta 23 gol atmıştı. 27 yaşında. Forvet transferinde gözüm sadece Edinaldo Batista Libano'da. Yani Grafite'de. 2 yıldır Galatasaray istiyordu. Baros'un yanına konulabilecek en iyi adam. Bu sezon Bundesliga'da 28 gol ile kral oldu, takımını şampiyon yaptı Dzeko ile beraber. Gol ortalaması 1.12 idi. 2007'den bu yana Wolfsburg'da 49 maçta 39 gol attı 30 yaşındaki Brezilyalı.
Neofly, Mudo Outlet, Deneyim
Neofly'daki bir kısım Adidas Originals ayakkabılar ve giyim ürünleri için %25 indirim uygulanıyor. Buradan bakabilirsiniz. Bu arada dün Mecidiyeköy'deki Mudo Outlet'e bakayım dedim. Güzel tshirtler vardı. 1 tanesinin fiyatı 16 tl'ye geliyor, baskıları falan güzel. 2.alımlarda diğer ürün %50 indirimli oluyor. Bu şekilde 2 tshirt aldım, bir de malumunuz yaz geldi her ne kadar denize bol bol giremeyecek olsam da terlik alayım dedim. 10 tl idi o da. Baya güzel baskıları var. Kadının teki "Buradaki mallar defolumu yoksa çakma mı?" dedi. Başka alternatifi yok yani, ya defolu olacak ya çakma. Herkes o an mağaza görevlisine baktı tabi. "Hayır hanfendi 2.üretim veya serisonu oluyor nereden türüyor bu laflar anlamıyorum" diye cevap verdi. Havalar sıcak herkes gergin Fuat Ergin. Kasada dedimki "10 lira bonusum olacaktı onu çekin üstünü peşin vereyim". Yaklaşık 25 dakika sürdü. 2 kere iptal etti öteki kasaya geçtik sıradakilerin kem kümü bilmemnesi. Çıkmamak lazım evden, hatta balkondan. Fiyatlardan girmişken; aöf bütünlemeleri için kurs düşünüyorsanız murat açıköğretim 410, ilkumut 300, deneyim 150 çekiyor. Dün gittim deneyime kaydoldum iktisat teorisi için. Normalde murattan şaşmam ama "neticede profesyonelim". Binaya bakınca burada eğitimden başka herşey olur dedim ama içerisi epey civcivli ve ferah. Her anlamda.
Enemy at the Gates
Aöf sonuçlarından sonra şöyle güzel bir savaş filmi izleyeyim dedim. 2001 yapımı bu Jean-Jacques Annaud filmi epeydir arşivimdeydi. Bazen düşünüyorum Almanların Nazi'si ve Rusların Stalingrad'ı için yaptığı filmlerin en azından gölgesine erişecek kaç tane Çanakkale veya Sarıkamış filmi yaptık? Hepsinin tarihinden daha derin bir tarihimiz var ama sonuç sıfır. Jude Law, Ed Harris ve Joseph Fiennes'in şahane oynadığı filmin konusu İkinci Dünya Savaşı'nın kilit noktasını oluşturan Stalingrad. 2 keskin nişancı dolayısıyla bireyler arası rekabet ve arada elbette bir aşk. Tek kusuru daha güzel bitebilirdi dedirtti bana..
Galatasaray bu işi biliyor
"Çok akıllı ve iyi bir transfer yaptı Galatasaray. Trilyonların havada uçuştuğu dönemde Milli Takım’ın en iyi oyuncusunu cebine koydu. Böyle yerli bir ismi takıma katmak önemli başarı. Servet’i hatırlayalım; O da Fenerbahçe’den Sivas’a bedavaya gitti, ardından Galatasaray’a ucuz bir paraya geldi. Galatasaray hakikaten transferi iyi yöneten bir kulüp. Sezonu değil ama. Beşiktaş, Gökhan Zan ile nasıl devam etmedi, anlamış değilim. Mustafa Denizli, Zapotocny’den memnun değil, kiralamaya çalışıyor. Elindeki diğer stoper İbrahim Toraman’ı elinde sağ bek olmadığı için o bölgede kullanıyorsun. Her geçen yıl yabancı sayısı azaltılacak. Bunları bile bile Milli Takım oyuncusunu serbest bırakıyorsun. Çok garip. Galatasaray’ın şu an savunmasına baktığımızda Sabri, Servet, Emre Aşık, Hakan Balta ve Gökhan Zan hepsi de milli. Diyelim Servet gitti. Alacakları 8 milyon euro ile şahane bir stoper transfer ederler olur biter."22 06 2009
Stefano Guberti Roma'da
Bu takımın Galatasaray'la benzeşen ve çakışan 50 tane özelliği var diye diye dilimde tüy bitti. Aynı gün transfer. Bari'nin başarılı ortasaha oyuncusu Stefano Guberti artık Roma'da. 4 yıllık sözleşme imzalandı 24 yaşındaki oyuncuyla. Bu sezon 18 maçta 9 gol atmıştı. Bir ortasaha oyuncusu için şahane rakam. Daha evvel izlemedim. Yorumlar gayet iyi. Hayırlısı olsun. Bu arada Atletico Madrid’in Baptista’ya yıllık 2 milyon euroluk bir sözleşme önerdiği iddia ediliyor. Roma bonservis konusunda ne kadara aldıysam o kadara satarım diyor. Yani 12 milyon euroya. Diğer taraftan ise Corriere dello Sport'a konuşan Andriy Shevchenko, Roma'da Totti'yle birlikte seve seve oynayacağını belirtmiş..
Gökhan Zan Galatasaray’da #2
Hayatımda en değer verdiğim şeylerden biri samimiyettir. Buyrun size samimiyet.***
"Bir dönem belirsizlik içesindeydim. Galatasaray gibi bir camiadan teklif gelmesi beni heyecanlandırdı ve onurlandırdı. Kararımı bugün verdim. Yeni formamı giyeceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum. Transferimde emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum. Beşiktaş'tan acı ve tatlı bir çok anıyla ve en önemlisi şampiyon olan takımın kaptanı olarak Galatasaray'a geldim. Ben profesyonel futbolcuyum. Beşiktaş camiasının bu kararıma saygı göstereceğine inanıyorum. Bugünlere gelmemde emeği olan Beşiktaş yönetimi, taraftarlarına ve camiasına teşekkür ediyorum. Transferimin Galatasarayımıza ve bana hayırlı olmasını diliyorum. Artık geriye bakmak istemiyorum. Beşiktaş'ta yaşadığım güzel günleri Galatasaray'da da tekrar etmek istiyorum. Artık herşey Galatasaray'ın başarısı için. Galatasaray'ın büyüklüğü tartışılmaz."
http://www.galatasaray.org/futbol/futbol_as/haber/4109.php
Gökhan Zan Galatasaray’da
Elim uğurlu kardeşim ben ne yapayım. Az önceki postta transfer yok diyordum, cevap geldi. Servet Çetin'den sonra memlekette en çok sevdiğim stoper Gökhan Zan Galatasaraylı oldu. Medya yine uyudu. Servet, Galatasaray'a geldiğinde Fenerbahçeliler "kıh kıh" gülüyordu. "Ne yapacaklar onu?" diye. Eminim ki Beşiktaşlılardan da gülen vardır. Amma ve lakin Galatasaray 500.000 euroluk adamları 8.5 milyon euroya yollayabiliyor sonra ve sonra..
Avrupa Ligi 1. ve 2.tur eşleşmeleri
Galatasaray'ın 2. ön eleme turundaki rakibi, Kazakistan'dan Tobol takımı oldu. İlk maç deplasmanda oynanacak. Maçın tarihleri 16 ve 23 Temmuz. Henüz Mustafa Sarp dışında transfer yok. Lincoln açılışa gelmedi. Servet, %98 Marsilya'da. Kalecilerin akıbeti belli değil. Ümit Karan ve Hasan Şaş takım arıyor. Nonda piyango bekliyor. Mehmet Güven, Volkan Yaman, Alparslan Erdem(!) ve Ferdi Elmas takas listesinde. Taraftar, -medyada çıkan haberlere göre- takımda sihirbaz varmışçasına kombinelere saldırıyor. Galatasaray'ın olduğu yerde umut vardır evet. Evet, evet..
Transferde özellikle stoper mevkii abartılıyor. Şahsen Murat Akça ve Semih Kaya'ya güveniyorum. Emre Güngör "kılım döndü" sendromunu aşarsa iş yapar. Şanssızlık işte. Emre Aşık her zaman göreve hazır. Eksik olan sadece bir yabancı olabilir, mesela Senderos. Solda Hakan Balta, sağda bir yabancı mesela Heitinga, yedekleri ise Alparslan Erdem ve Uğur Uçar olmalı. Alparslan gidecekse Volkan Yaman kalmalı. Ortasahanın üçlü olacağı söyleniyor bu durumda Arda, Ayhan, Barış yeterli. Üçlü forvette Kewell, Baros ve Babel tadından yenmez. Kaleci mi? Leo Franco kurtarır ama tavsiyem Ufuk Ceylan'dır.
Galatasaray sahaya indi, 1 kişi hariç
"..Bu sabah yapılan çalışmada hazır bulunmayan Cassio Lincoln için Yönetim Kurulunun alacağı karar doğrultusunda yaptırım uygulanacak."http://www.galatasaray.org/futbol/florya/haber/4101.php
***
Bu adam ile bu adamı takımda tutan adam(lar) arasında ne fark vardır?
21 06 2009
Klitschko, Chagaev'i fena dövdü
Dünya ağır siklet boks şampiyonu Ukraynalı boksör Vladimir Klitschko (kırmızı eldivenli) dün akşam karşılaştığı Özbek boksör Ruslan Chagaev'i 9 raund sonunda teknik nakavt ile mağlup ederek kemerini ve ünvanını korudu.
2.01 boyundaki Klitschko, 1.85'lik rakibini, 2. raund'dan itibaren sağlı sollu kombinasyonlarla dövmeye başladı. Seramik gibi çevirdi hatta. 33 yaşındaki Klitschko'nun darbeleri rakibinin sol kaşını açarken, Ukraynalı boksörde ise önemli bir sağlık sorunu olmadı. Zaten aşağıaki fotoğrafda da görebilirsiniz. Adamın saçındaki jöle bile sağlam neredeyse.
9.raund'un sonunda hakem, Chagaev'in sol gözündeki ağır kanamayı göz önünde bulundurarak, maçı Klitschko'nun kazandığını ilan etti. Bu da teknik nakavt oluyor işte. Schalke 04'ün stadı Veltins Arena'daki karşılaşmayı tam 61.000 kişi izlemiş. Schalke'nin seyirci ortalaması kaç acaba? Boks futbol ve basketboldan sonra en sevdiğim spordur. Sonrasında masa tenisi gelir. Nickname olarak kullandığım Vincenzo Pazienza, 1962 doğumlu İtalyan asıllı Amerika'lı bir boksördür. Vinny Paz olarak kısaltır adını Amerikalılar. Lakabı "The Pazmanian Devil"dir. Benim gibi onun adını nickname olarak kullanan diğeri ise manevi abim Vincent Luviner. Kendisi dünyanın en iyi Underground Hiphop grubu Jedi Mind Tricks'in solisti olur. Müslümandır ve boksör'den de farkı yoktur zaten.










