Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinde, Karabağ dağ silsilesinde; Ağdam-Şuşa, Esgeran-Hankendi yollarının üzerinde bulunan, coğrafi konumu itibariyle bölge için stratejik önemi olan; 1996 Şubat’ının 25’ini 26’ya bağlayan gecesi Ermeni Silahlı Birlikleri tarafından işgal edilen Şehrin adıdır Hocalı…Rus 366. Motorize Alayı’nın desteğindeki, Ermeni Silahlı Birlikleri tarafından işgal edilen Şehirdir; Hocalı…
Azerbaycan Türklerinin yönetimindeki, bölgedeki tek havaalanını ele geçirmek adına, Tarihte eşi ender görülen bir katliamın adıdır; Hocalı…
Önce şiddetli top ateşleri ve ağır silahlarla ateşe tutulan ve boşaltılan, akabinde alevlere yenik düşen Şehirdir; Hocalı…
Ermenilerin ablukaya aldığı ve Azeri Türklerini acımasızca katlettikleri Şehirdir; Hocalı…
Ermenilerin, Azerbaycan askerlerine değil; silahsız, savunmasız, sivil Azeri Türklerine karşı giriştikleri Soykırımdır; Hocalı…
Çocuk, kadın, ihtiyar ve genç ayrımı yapılmadan Ermeniler tarafından katledilen Azeri Türklerinin Şehridir; Hocalı…
Ermeniler tarafından derileri yüzülen, yakılan, bıçaklanarak delik deşik edilen, türlü işkencelere maruz bırakılarak en acı ölümleri tadan Azeri Türklerinin Şehridir; Hocalı…
Hocalı; Acı… Hüzün… Zulüm… Katliam… Ölüm…Karabağ’ın işgalinden beri, Ermenilerin yaptıkları en büyük katliamdır; Hocalı…
Hınçak-Taşnak terör örgütünün, 1905’teki Yıldız Suikastı’nın, 1970lerden itibaren ortaya çıkan ASALA zihniyetinin devamıdır; Hocalı…
Sözde Soykırım iddialarıyla, bilgi kirliliğinden ve yalan iddialardan başka bir şey yapmayan Ermenilerin maskesinin düştüğü Şehirdir; Hocalı…
Cenevre Sözleşmesi’nin ve İnsan Hakları Beyannamesi’nin bir paçavra misali Ermeniler tarafından yırtıldığı Şehirdir; Hocalı…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Resmi Olarak ‘Soykırım’ demediği Şehirdir; Hocalı…
Sadece Azeri Türkleri ya da Türk Dünyası için acı bir olay değil, aynı zamanda İnsanlık Tarihi’nin de en karanlık sayfalarından biridir; Hocalı…
Yalnız Türk Basınını değil, Dünya Basınını bile Dehşete Düşüren Katliamların yapıldığı Şehirdir; Hocalı…
[Bakınız: Krua l’Eveneman Dergisi (Paris 25 Şubat 1992), Sanday Times Gazetesi ( Londra 1 Mart 1992), Financial Times Gazetesi (Londra 9 Mart 1992), Times Gazetesi (Londra 4 Mart 1992), İzvestiya ( Moskova 4 Mart 1992), Le Mond Gazetesi (Paris 14 Mart 1992), İzvestiya Gazetesi (Moskova 13 Mart 1992), Valer Actuel Dergisi (Paris 14 Mart 1992)]
Öz topraklarında mülteci olarak yaşayan Azeri Türklerinin Şehridir; Hocalı…
Emin olunuz ki, 1992 Şubat’ında Hocalı’da eli kanlı katiller, ne Hitleri, ne Mussolini’yi, ne de Stalin’i aratmamışlardır…
Ne Hitleri, ne Mussolini’yi, ne de Stalin’i aratmayan Ermeni Katiller, öldürdükleri insanların; gözlerini oyarak, kafataslarının derisini soyarak ve vücutlarının farklı organlarını keserek, hamile kadınların karınları yırtıp, insanları diri diri toprağa gömerek, birçok Şehidin cansız bedenlerini yakarak kanlı tarihlerine, kendilerine yakışır bir sayfa daha eklemişlerdir…
Şehitler Şehri Hocalı; Seni Unutmadık, Unutmayacağız, Unutturmayacağız…Tıpkı Ermeni İşgali Altındaki Türk Topraklarını, Karabağ’ı ve diğerlerini Unutmadığımız, Unutmayacağımız, Unutturmayacağımız Gibi…
Tıpkı Azatlıklarını Bekleyen Türkleri Unutmadığımız, Unutmayacağımız, Unutturmayacağımız Gibi… Velhasıl; Sözün Bittiği Şehirdir; Hocalı…
Azerbaycan Milli Meclisi her yıl Şubat ayının 26. gününü “Hocalı Soykırımı Günü” ilan ederek; her yıl Şubatın 26’sında saat 17.00’de Hocalı Soykırımında can veren Şehitleri anmaktadır…
Hocalı’da can veren Şehitler, ruhunuz şad, mekânınız cennet olsun…
Nasrullah UZMAN





Manchester City ilk maçta 2-2 berabere kaldığı Kopenhag'ı Belammy'nin 2 golüyle devirdi. 90+3'de Vingaard'ın attığı gol hiçbir işe yaramadı. Lucescu'nun Shakhtar'ı ilk maçta 2-0 yendiği Tottenham'la deplasmanda 1-1 berabere kaldı ve turu atladı. Karşılıklı goller Dos Santos ve Fernandinho'dan. En sağlam sürprizlerden biri Milan - Werder Bremen maçından. İlk maç 1-1 eşitlikle bitmişti. Milano'da oynanan rövanş maçı 2-2 bitince Werder tur atladı. İlk yarıyı 2-2 önde kapatmıştı Milan. Pirlo penaltıdan ve Pato atmıştı. 2.yarıda ise goller Bremen'den geldi. 10 dakika arayla 68 ve 78'de Pizarro attığı gollerle turu getirdi. 

Ne 
Tarih 3 Kasım 1999 (Şahane bir doğumgünü hediyesi). Galatasaray, Şampiyonlar Ligi H Grubu son maçında Milan'ı 3-2 yeniyor. 90. dakikada Ümit Davala'nın penaltı golü grup üçüncülüğünü getiriyor, Galatasaray yoluna UEFA Kupası'nda devam ediyor. O yolun sonunda Kopenhag'da UEFA Kupası'nı kaldırıyor. Tarih 26 Şubat 2009. Yer yine Ali Sami Yen Stadı. Galatasaray, Uefa Kupası'nda son 16 yolunda Bordeaux'yu 4-3 yeniyor. 90. dakika'da Sabri'nin attığı golle UEFA Kupası'nda yoluna devam ediyor. Tesadüf değil, takdir-i ilahi. Maç boyu muhteşem bir dinanizm ve optimizm gösteren değerli dostlarım 












Star TV'nin yayınladığı her 2 maçta güzeldi. Her ne kadar gollü olmasada. Liverpool yapabileceğinin en iyisini yaptı Real Madrid önünde ve çok avantajlı bir skorla dönüyorlar İngiltere'ye. Premier lig'deki yegane takımım. Alın şu kupayı da, adidas'dan bi Liverpool forması kapayım kendime. Robben'in ve Xabi Alonso'nun kaleye uzaktan şutları netice vermedi, son sözü 82'de Benayoun söyledi. Tabi haliyle maçın adamı da seçildi. Toplamda Real Madrid 13 şut, Liverpool 7 şut çekmiş. Neredeyse yarıyarıya ve sonuç ortada. Atamayana atıyorlar.



















Inter bu futbolla tur atlarsa çok yazık olur. Sevmiyorum böyle haketmeyenin biryerlere gelmesini. Serie A yetiyor Inter'e yıllardır, ötesi yok. Dün Julio Cesar kaç top kurtardı öyle? Giggs'in kaçırdığı 2 yüzde yüzlük gol fırsatı var. Rooney saçma sapan bi dakikada oyuna katılmış, Park ayağına gelen her topu kaçırmış, Berbatov savunmada kaybolmuş ama yinede Manchester United gidip 12 şut çekmiş Inter kalesine. Inter ise genelde doldur boşaltlar vasıtasıyla ve bilhassa Adriano'nun topa basıp yaptıklarıyla 8 şut atabilmiş Van der Sar'ın kalesine. İngiltere'de hezimet olur. Olmalı da zaten. Maçın adamı Cristiano Ronaldo seçilmiş. Maçtan önce resmen gerilim çıkardılar Ibra'mı, Ronaldo'mu diye. 0-0 biten maçta Ronaldo "maçın adamı" seçiliyor, Mourinho hala konuşuyor. Zaten Ronaldo cevabını vermiş "Herkesin fikrine saygım var ama kupalar, ödüller Ibrahimovic'in değil benim evimde" diye. Bence maçın adamı Julio Cesar seçilmeliydi.

