31 01 2009

"Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz"

Kuzen'den okuyunca ben de birşeyler karalamak istedim. Başbakan Erdoğan yapması gerekeni, yapması gerektiği şekilde yaptı. Zira ben de olsam aynısını, belkide daha ilerisini yapardım. Öncelikle moderatöre değinmek lazım. Yanındaki adam Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olsun veya olmasın, isterse Trinidad Tobago bilmemnesi olsun yinede saygı duymalısın. Milyonların oluşturduğu bir ülkenin lideri konuşurken mikrofonu şak diye kapatmak, kolundan tutmak, "kes lan" tribine girmek nedir? Sizin medeniyet dediğiniz zırvalığı Fuzuli kaç yüz yıl önce tanımlamıştı? Gelelim Peres'e. Evet siz katillikten, adam öldürmekten, zulüm yapmaktan, sinsilikten, kibirden ve her türlü riyakarlıktan hoşlanırsınız. Kanınızda bunlar var çünkü ve tüm yaptıklarınıza milyonlar şahit. Başka bişey demeye gerek yok. Sömürün, sömürdükçe sömürün dünyada yer kalmasın sömürmediğiniz. Davos'ta Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’nın, Erdoğan’ın sahneyi terketmesinden sonra orada kalması da çarpıcıydı. Sen de kalk git, en azından dinin adına bunu yap. Gerçi sizin de tarihinizde neler yaptığınız ortada. Lawrence 1 çuval altına satın almadımı sizleri? Doğan medyası Erdoğan'ın bu hareketini yerel seçimlere bağlamış. Tek bir fikire bidat etmiş beyinden nasıl gazete çıkarki? Deniz Baykal'ı da alın gidin. Özellikle Başbakan'ın 3 sözü vardı ki gerçekten çok beğendim ve takdir ettim. Bu sözlerle yazıyı bitiriyorum. Peres seni de öpüyorum canım, arayı uzatma bak ara beni de.

"Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz."

"Tankların üstüne çıkıp da Filistin'e girdiğim zaman kendimi mutlu hissediyorum diyen başbakanlarınız olmuştur."

"Bundan sonra Davos benim için bitmiştir."


30 01 2009

Haftasonunu iş yerinde geçirmek

Bu yazı bir işe yarar mı? Nah yarar.

Photo: www.jonathanlaberge.com
Baby: Zelann
With D300 and 18-200 lens


El Hadji Ousseynou Diouf

28 yaşındaki Senegalli, kariyerindeki 7.farklı takıma geçti. Blackburn Rovers son durağım olabilir demiş ingiliz basınına. Dünya kupasından sonra yok olanlardan. Diğeri için bkz: Hasan Gökhan Şaş..


Fabian Ernst

Yukarıdaki fotoğraf 2005 yılından. Fabian Ernst Werder Bremen'den, Kevin Dennis Kuranyi ise Stuttgart'tan Schalke'ye geçiyor. Biz fotoğrafın sol tarafıyla ilgilenelim, Kuranyi'yi nasıl olsa her yaz Galatasaray'a getiriyoruz! Fabian Ernst oynadığı her takımda istikrarla mücadele eden, son derece güçlü bir ortasaha oyuncusu. Bundesliga'yı takip edenler bilir gerek Hamburg'da, gerek Werder Bremen'de gerekse Schalke'de hep istikrarla oynadı. Schalke'nin çok eski oyuncusu olmamasına rağmen bazen sahaya kaptan olarak bile çıktı. Defansif ağırlıklı oynuyor. Almanya milli takımında da 2002'den bu yana 24 kez forma giydi. Bugün 19:35 sularında Seric'in sözleşmesini fesh eden Beşiktaş, ara transfer döneminin bitimine 3 gün kala iyi bir transfer yaptı. Tek eleştirilecek nokta; Cisse ve Uğur varken aynı tarzda bir adama neden gereksinim duyulduğu. Üstelik yaşı da 30. Yani bizde eleştirilmeye pek müsait! Umarım Cisse'ye yapıldığı gibi hadsizce eleştirilmez geldiği ilk günden itibaren..


2011 ve 2012 finallerinin statları

Açıklamaya göre 2011 yılında Şampiyonlar Ligi finali, Wembley Stadı'nda oynanılacak. 2007 yenilenmiş ve şahane görünümüne 90,000'lik kapasitesini de ekleyince ortaya muazzam bir stat çıkmıştı. Bir dünya kupası finalini orada izlemek en büyük hayallerim arasındadır. Stadın yeniden inşaasıyla beraber toplam harcanan paranın 798 milyon pound olduğu belirtiliyor kaynaklarda.2012 yılının Şampiyonlar Ligi finali ise 2005 yılında yapılan Allianz Arena'da oynanılacak. Bayern Münih'in bu muhteşem stadının kapasitesi 69,901. Schlauchboot yani şişme bot lakabı verilen bu statta gelecek yıl bir maç izleyebilirim. Kısmet diyorum şimdilik. Stada harcanan para 340 milyon euro idi.Gelelim Uefa Kupası, değişen adıyla Europa Cup’ın 2011'de ev sahipliğini yapacağı stada. Dublin şehrinde yer alan ve İrlanda milli takımının maçlarına ev sahipliği yapan Lansdowne Road stadı yenileniyor. Kapasitesi 49,000'den 82,500'e çıkarılacağı söyleniyor. 2011 sezonu sonuna mutlaka bitmesi gerek herşeyin ve İrlanda futbol federasyonu bunu taahhüt etmiş olsa gerek. Lansdowne Road Stadı, böylelikle ilk büyük uluslararası maçını, henüz yapımı tamamlanmadan almış oluyor. Yapımı tamamlandığında toplam 365 milyon euro harcanmış olacak stat için.
Lia Manoliu stadı Romanya milli takımının maçlarına ev sahipliği yapan, Bükreş'te bulunan ve kapasitesi arttırılmaya çalışılan bir stat. Amaç; 2012 yılında kazanılan Europa Cup finalinde 55,200 kişi yerine 63,000 kişiye hizmet edebilen ve güzel bir dış görünüme sahip olan bir stat ortaya çıkarmak. Tüm bu işlemlerin 130 milyon euroya mal olacağı belirtilmiş. Böylelikle Romanya'nın Lia Manoliu, diğer adıyla Stadionul Naţional stadında ilk kez uluslararası bir kupa finali izlenebilecek.


Bir hayat bir forma



Almanya Kupası’nda Borussia Dortmund ile Werder Bremen arasında oynanan ve 1-2 biten maçta 21 yaşındaki bir taraftar stadın merdiven boşluğundan düşerek hayatını kaybetmiş. Aşırı alkollü olduğu belirlenen taraftar dengesini kaybederek 7 metreden aşağı düşmüş. Başından ağır yaralandığını göre görevliler hemen müdahale yapsada netice kötü tabi. Dortmund yönetimi ölen taraftarının anısına hafta sonu Leverkusen maçına siyah forma ile çıkma kararı almış. Ateş düştüğü yeri yakıyor pembe forma giysen nolur..
Dortmund hakkındaki diğer haberi de yazayım. Bu sezon 100.yılını kutlayan Dortmund'un, Nike ile olan forma sözleşmesi sezon sonunda bitiyor. Şimdiden Kappa ile 3 yıllık anlaşma yapılmış. Gelecek sezondan 2012 sezonunun sonuna kadar Kappa formalarla maçlara çıkacak Borussia Dortmund.


29 01 2009

"2010 ile 2014 en riskli süreç"

17 Ağustos'un ardından o meşhur okulların açıldığı gün olan 5.2 şiddetindeki depremi ve 6.2'lik Bolu depremini Avcılar'da yaşadım. 17 Ağustos depreminde ise Silivri'deydim. Dolayısıyla memleketteki deprem gerçeğini unutturmamaya özen gösteriyorum blogda. Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara, büyük Marmara depremini 2010 ila 2014 yılları arasında beklediğini söylemiş. Allah, 17 Ağustos'taki acıları ve kayıpları bizlere tekrar yaşatmaz umarım.
4.2
Sinyal
***
"Marmara Denizi'ndeki son dönemdeki depremlerin olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Marmara Denizi'nde ve çevresinde sürekli büyük deprem olma ihtimali var. Bunu 13 Kasım 1999'dan beri telaffuz eden benim. Kendi olasılık hesabıma göre ki buna olasılık modeli diyorum 2010 ile 2014 en riskli süreç olarak gözüküyor. Bu Marmara'daki potansiyel deprem tehlikesi açısından ama olasılık yani olmama olasılığı da var. Ama yaptığım hesaplara göre 2010 ila 2014 en yüksek olasılığın o zaman çerçevesi olduğunu gösteriyor.."


Ottoman Store

27 Ocak Salı günü atacaktım bu postu ama ne vaktim vardı ne aklım kaldı. Yerel seçimler en çok kamuda çalışan personeli yiyip bitiriyor tabi. Kaç kere dedim pedere Büyükşehir'e koy adaylığını diye halbuki. Neyse. 27 Ocak'tan devam edeyim. Osmanlı Devleti 27 Ocak 1299'da kurulmuş 29 Ekim 1923'te ismini değiştirerek bugünlere kadar uzanmıştı. Elbette ki benim gibi düşünenler vardır. Osmanlıcıyım, ömrümün sonuna kadar da böyle kalacağım. Bundan mütevellit Salı günü 710.yılını kutladık Osmanlı Devleti'nin kuruluşunun. Bize göre hiç kapanmayan o yüce ve büyülü defterin. Yukarıdaki gümüş yüzük Ottoman Store'dan. 80 tl. Gözüm kaldı epeyce..


2008'in en popüler futbolcuları

IFFHS yine kullanıcılarının verdiği oylarla bir sıralama yapmış ve 2008 yılının en popüler futbolcularını belirlemiş. Bizden Arda Turan ve Semih Şentürk yer alıyor listenin ilk 10 sırasında. Ayrıca listenin 16.sırasında da Hamit Altıntop bulunuyor.

Oyuncu - Ülke - Takım - Aldığı oy
1. Mohamed Aboutreika Egypt Al-Ahly Cairo 301.837
2. Óscar David Suazo Honduras Benfica 283.829
3. Marcos Brasil Palmeiras São Paulo 155.282
4. Faisal Agab Sido Sudan Al-Merreikh Omdurman 104.521
5. Rogério Ceni Brasil São Paulo 94.622
6. Arda Turan Türkiye Galatasaray İstanbul 88.321
7. Alireza Nikbakht Vahedi Iran Pirouzi Teheran 82.597
8. Semih Şentürk Türkiye Fenerbahce SK İstanbul 42.024
9. Yasser Al-Qahtani Saudi Arabia Al-Hilal FC Riyadh 38.698
10. Dario Srna Hrvatska Shakhtyor Donetsk 20.443


28 01 2009

Eksantrik formalar #4

Manchester United'ın 1995'de giydiği deplasman forması. Arma o biçim. 300 metreden görünür heralde. Sharp zaten unutulmaz. Formayı giyen arkadaştan ayrı bir konu değil kitap yazılır elbette..


Quagliarella ve Domizzi

Ilcalciomercato.it’nin haberine göre Rubin Kazan bu 2 futbolcu için 17 milyon euro teklif etmiş Udinese'ye. Udinese net cevap vermese de kabul edeceği söyleniyor. Zira bu paraya hem ihtiyaçları var hem de hedefleri doğrultusunda boşluklarını doldurabileceklerini düşünüyorum. Fabio Quagliarella beğendiğim fakat birtürlü patlayamayan Semih Şentürk - Aydın Yılmaz karması bir adam. 25 yaşına geldi. Sampdoria'da 2006-2007'de 35 maçta 13 gol atmış ve Udinese'ye transfer olmuştu. 2007'den beri Udinese'de oynuyor ve 54 maçta 18 gol atmış. Müthiş bir golcü değil ama takip edenler bilir ki gayet yetenekli. Maurizio Domizzi ise 28 yaşına gelmiş bir stoper. Ancak bu kadar özetleyebilirim zira fazla istikrara ve yeteneğe sahip değil diye düşünüyorum. Dolayısıyla bu parayı kabul etmesi lazım Udinese'nin. Pasquale Marino'nun teknik direktörlüğünü yaptığı Udinese, ekim ayından bu yana maç kazanamıyor. Bu akşamki Juventus maçı dağılmalarına sebep olabilir..


"Roma'ya ihanet edemem"

35 yaşında olup hala her maça çıkma isteği muhteşem bir duygu olsa gerek. 2001 yılından beri Roma'da oynayan efsane sağ bek, İtalya'dan ayrılacağını net biçimde söylemiş. Geçen pazar zaten Spalletti ile tartışmış ve kulübede oturmayı haketmediğini söylemişti. Corriere dello Sport gazetesine şöyle konuşmuş: "Şu anda soruları yanıtlamak istemiyorum, ama zamanı gelince her şeyi açıklayacağım. Söyleyeceğim şeyler var, fakat Roma kulübüne ve taraftarlarına saygısızlık yapmak istemediğim için susuyorum. Kimseye saldırmadım ve sadece oynamak istedim. Kulübede oturmayı reddetmek kabul edilemez bir tavır. Bunların sebebini birgün açıklayacağım." Hull City’den teklif alan fakat bunu reddeden Panucci, İtalya'da Roma'dan başka hiçbir takımda oynamak istememesinin sebebini "Roma'ya ihanet edemem" diyerek özetlemiş. Böyle adamlarla futbol güzel oluyor zaten ve Roma'da bu tip adamların daima yurdu oldu. Hani bir kenara Di Canio gibi çakma bayrak adamları koyacak olursak..


"Messi, Maradona'dan daha iyi"


"Messi, çok akıllı bir oyuncu, sahada duracağı yeri iyi biliyor. Eğer kendisini Maradona ile karşılaştırmam gerekirse, ikisinin de 21 yaşındaki halini göz önüne aldığımda Messi şu an için Maradona’dan daha iyi. Lionel Messi, 26 27 yaşına geldiği zaman hala Maradona’dan iyi olur mu, onu bilemem.."


Arjantin Futbol Federasyonu Başkanı
Julio Grondona


27 01 2009

Eksantrik formalar #3

Coventry City'nin 1978'de giydiği deplasman forması. Formadan çok oyuncunun saçları eksantrik. Formaya dönecke olursak günlük hayatta giyilecek oldschool bir tshirt gibi duruyor. Kısacası şahane.


Yangın musluğundan küllük

Loveshop LA'de 60 dolara satılıyormuş. Her mobilyaya uymaz, üstelik bir sigara için bu kadar abartı büyüklükte ürün yapılmasına da karşıyım.


Yaz çiz kitaplık

Kitap düşkünleri için özgün bir ürün. Kitaplığınıza yazı yazabiliyorsunuz böylece hergün gördüğünüz kitaplığınızdan kolay sıkılmıyorsunuz. Aslında güzel birşey ama çok da gerekli değil. Hele de benim gibi klasikçiyseniz. Peter Freund tarafından tasarlanmış bu kitaplık. Bense şuradakini daima tercih ederim..


26 01 2009

PSP'ye 4 yeni renk

Bildiğimiz gibi sadece 2 rengi vardı siyah ve beyaz. Gerçi bunlara renk demiyor bazı kesimler. Şu üsttekileri görünce insan yeniden alası geliyor ama mutlaka değiştirme formülünü buluruz. Bizim Yazıcıoğlu'na ne zaman gelir acaba?


Sinyal

Yalan yok önce ben tahmin ettim bu gerilimi. Alemin kralı geliyor dedim. Bugün de halkalı güneş tutulması olduğunu heralde biliyorsunuzdur. Tamam sustum.

***

"4.2'lik depremin ardından dün de akşam saatlerine kadar 24 hafif şiddetli deprem meydana geldi. 2.5 ile 3.6 büyüklükleri arasındaki artçı şoklar Marmara Denizi'ne yakın yerleşim birimlerinde hissedildi. Marmara Denizi’ndeki her hareketin ciddiyetle ele alınması gerektiğine dikkat çeken Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Okan Tüysüz ise "Tekirdağ açıklarındaki sarsıntı olağan depremlerden biri ancak öncü gibi değil ama bir yerde beklenen büyük depremin bir sinyali niteliğinde olduğunu söyleyebiliriz. Burada eninde sonunda deprem olacak. Depreme karşı duyarsız olanlar için bu deprem bir uyarıdır" diye konuştu."


Samsunspor Kırmızı Beyaz Siyah

"Samsunspor, “herhangi” bir Anadolu takımı değil. Birinci Lig’e tırmanan ilk Karadenizli oluşuyla… yetiştirdiği yıldızlarla… zirveye oynadığı sezonların hatırasıyla… defalarca düşüp defalarca çıkmayı başarmasıyla, direngenliğiyle, dokuz canlılığıyla… ve tabii bir deplasman yolculuğunda uğradığı o korkunç trafik kazasında kaybettiği canlarıyla ve o acı hatıranın renklerine kattığı Siyah’la… kendi hikâyesi olan bir takım. Elinizdeki kitap, ta şehrin yüzyıl başındaki spor ortamından başlayarak anlatıyor Samsunspor’un hikâyesini, hikâyelerini. “Arkayı Fenerleme” deyiminin çıktığı günler, Hasbi Menteşoğlu dönemi, kaçan şampiyonluk… Unutulmayan oyuncular, unutulmayan maçlar, sahneler… Taraftar âlemi… Samsunspor’un gurbetteki ve medyadaki görünümleri… Tanju Çolak’la, Serkan Aykut’la, Ertuğrul Sağlam’la, Celil Sağır’la ve İsmail Uyanık’la yapılan etraflı söyleşiler, hikâyeyi zenginleştiriyor. Mehmet Yılmaz’ın hazırladığı derlemeye Alpaslan Akkuş, Tanıl Bora, İbrahim Canbulat, Salih Çakır, Cem Dizdar, Ahmet Gürdağ, Behram Kılıç, Necati Kola, Tamer Korkmaz, Baki Sarısakal, M. Teoman Taş, Cevdet Yılmaz, Fatih Uraz, Fatih Vural, Hakkı Yeşilyurt katkıda bulundular."


Eksantrik formalar #2

Arsenal'in 1991'de giydiği deplasman forması. Aslında bu tip civcivli formaların arkasındaki yazı ve rakamlar nasıl okunuyormuş onu düşünmek lazım. Gerçi birçoğunda formanın arkasında tek renk mevcut. Arsenal'in efsane sponsoru JVC'in yerini şimdilerle Fly Emirates alıyor tabi.


İddiayı kaybedince ikinci kattan atladı

Dua et o demir ayağına batmış. Allah'ım sen bu millete akıl fikir ver.


***




25 01 2009

Öpmeyeceğim de sevmeyeceğim de

"Gerçekte ne kadar yakın olursan, yalakalık yaparsan, bir yerlere geliyorsun. Beni o yüzden sevmezler. Lig TV'de Tanju Çolak'ı görmediniz, Şansal'ı öpmezsen ve sevmezsen yaranamazsın. Öpmeyeceğim de sevmeyeceğim de. Devir yalama ve yalaka devri oldu.."
http://www.medyatava.com/haber.asp?id=50064


Eksantrik formalar #1

Yeni bir seri. Bir ara boş vaktimde de bugüne kadar yaptığım tüm özel serileri linkler halinde sağ menüye toplamak istiyorum. Blogger'ın klasik şablonları gibi yok. Eskiler ve ilkler daima güzeldir. Herşeye müdahale edebiliyor insan. The Tigers lakaplı Hull City'nin 1992'de giydiği formayla başlıyorum. Harbiden kaplan gibi geziyorlarmış sahada yahu..


3 atanlar 4 yiyenler

Ne oldum değil ne olucam diyeceksin bu dünyada. Roma deplasmanda Napoli'ye 3 attı, 3 puanı kaptı averajını da sonunda düzeltip +4'e çıkardı. Yukarıdaki fotoğrafa bayıldım. Napoli'ye golleri atan isimleri görüyorsunuz; Juan, Vucinic, Mexes. Roma bu sonuçla puanını 33'e çıkardı ve ilk 6'ya girdi. Haftaya Palermo, Olimpico'ya geliyor. Hedefler ortada. Şampiyonlar ligindeki son 3 yıldır olan müthiş istikrara devam ve ligde en az ilk 3. Sezon başında "Roma kümeye" diye dalga geçenlerin vaziyeti aşağıda..

Lazio kendi sahasında Cagliari'den 4 yedi, 1 attı. 3.dakikada gelen Tommaso Rocchi golünden sonra Lazio farka gider diyordu arkadaşlar. 2 dakika sonra Jeda durumu eşitledi, 4 dakika sonrada takımını 1-2 öne geçirdi. 9 dakikada 3 gol yani. 21.dakikada italyanların yıldız adaylarından Robert Acquafresca penaltı golüyle farkı 2'ye çıkardı. İlk yarı bitmeden de Alessandro Matri durumu 1-4 yaptı ve Lazio 31 puanda kalıp 9.sıraya kadar geriledi. Maçı alan Cagliari ise 28 puanla hemen altlarında. Lazio haftaya ateş hattından uzaklaşmak isteyen Sampdoria'ya gidecek. Sampdoria ise Inter deplasmanında 1-0 mağlup oldu. Adriano, Roma'dan sonra gollerini atmaya başladı..


24 01 2009

Anna Falchi

Heralde dünyanın en iyi kalçalara sahip kadınıdır ancak blogumuz bel altı çalışmıyor.


4.2

Dün gece pc'yi kapatmadan evvel bi Kandilli Rasathanesi'nin web sayfasından son depremlere bakayım dedim. Peşpeşe 3 tane Marmara Denizi'nde olduğunu gördüm son 5 saatte. Genelde 2 ile 3.5 arası derecelerdeydi. Tamam dedim geliyor yavaş yavaş. Az önce gördüm. Bugün saat 17.58 sularında 4.2 şiddetinde olmuş. Az değil yahu. Edirne ve Tekirdağ'dan hissedilmiş. Muhakkak Avcılar, Zeytinburnu, Adalar da hissetmiştir. Alemin kralı geliyor diyip gece uykunuzu bok edeyim..


23 01 2009

Emile William Ivanhoe Heskey

31 yaşında bir adama 3.5 milyon pound bayılmak bana göre eşekliktir. Emile Heskey şimdi de Aston Villa'da. 3.5 yıllık sözleşme imzalamış. Kariyerinde Premier Lig dışına çıkmadı, belki de çıkmak istemedi. Bence en iyisini yaptı. 1994–2000'de Leicester City formasıyla 154 maçta 40 gol, 2000–2004'de Liverpool formasıyla 150 maçta 39 gol, 2004–2006'da Birmingham City formasıyla 68 maçta 14 gol ve 2006–2009'da Wigan Athletic formasıyla 89 maçta 15 gol. Golcü demek fazla olur onun için şahsen. Ümit Karan tribinin en iyi yabancı örneği ama Karan'ın golcülüğüne diyecek kelamım yok. Gerçi bu sene yedek kulübesinde gol atıyor. Martin O’Neill’ın en büyük isteğiymiş Heskey'i kadrosunda görmek. Taktik meselesi. Kimileri Jardel'i taktik gereği yollar ve buna "dengeleri bozuyor" süsü verir, kimileri de gol ortalaması vasatı aşamayan bir adama 31'inden sonra paraları bayılır. Aston Villa'nın forvetlerini sunuyorum; Agbonlahor, John Carew, Emile Heskey, yıldız adayı 17'lik Nathan Delfouneso ve hem fiziksel olarak hem de gol istikrarı açısından Heskey'e tıpa tıp benzer Marlon Harewood. Yarının fotogol manşetini de veriyorum: "Heskey'i kadrosuna katan Aston Villa, Carew'i Galatasaray'a yolluyor!.."


China Forbes

Özellikle yerel seçimlerin yaklaşmasıyla işyerindeki muazzam yoğunluğumdan mütevellit beynimde oluşan bunalımı China Forbes adlı bu bayan ve vokalliğini yaptığı oluşum olan Pink Martini'nin eşsiz müzikleriye atlatıyorum. Amado Mio ile beni kendine aşık etmiştir dolayısıyla sizlere şimdilik bu şarkıyı da içinde barındıran 1997 çıkışlı Sympathique adlı albümünü hediye ediyorum. 2 linkten oluşuyor: 1-2. Netten buldum, biryerlere upload edecek vaktim zaten yok. Diğer albümlerinin adlarını da vereyim dilerseniz arar bulursunuz: Hang on Little Tomato (2004) ve Hey Eugene! (2007). Keyifli dinlemeler..


Galatasaray Maç Özetleri GS TV’de

Seviyorum yahu bu kanalı. Enteresan komikleri olsa da seviyorum. Şimdi de geç kalınmış bir haberi sizlere kopyalıyorum. "E sonunda yani" dedirtti. Bakarsınız şarbon yurtdışındaki kaçak macerasından dönünce maçın önemli anlarını yorumlayacağımız bir program yaparız GS TV'de. Muhittin, ayarlayın şu işleri oğlum..

***

"Turkcell Süper Lig Galatasaray maç özetleri 24 Ocak Cumartesi günü oynanacak Sivasspor maçından itibaren her hafta Galatasaray TV ekranlarında! Galatasaraylı taraftarlar ve futbolseverler bundan sonra her hafta Galatasaray maçlarının özet görüntülerini hafta boyunca Galatasaray TV ekranlarında izleyebilecekler. Galatasaray’ın hem Ali Sami Yen’de hem de deplasmanda oynayacağı maçların özet görüntüleri maçın hemen ardından GS TV’de ekranlara gelecek.."
http://www.galatasaray.org/galatasaraytv/haber/2994.php


As Roma Orologio #2



Eleonora Abbagnato

Kendisi, Torino'lu Rolando Bianchi'nin balerin sevgilisi olur..


22 01 2009

Inter 2 - 1 AS Roma

Son 4 sezonun kazanan 2 takımı bu kez çeyrek finalde eşleşti. Coppa Italia'yı 2004-05 ve 2005-06 yıllarında Inter, 2006-07 ve 2007-08 yıllarında Roma kazanmıştı. Çeyrek finalde bu kez Roma elendi, kazanan ve turu geçen 2-1 ile Inter oldu. Maçı izleyemedim NTV Spor canlı vermiş. Taddei'nin şahane golünü ve Vucinic'in sarı kart gördüğü pozisyonu netten indirebildim. Bana göre penaltısı yenmiş Roma'nın. Adriano koca sezon eşekler gibi yatar bize gol atacağı tutar. Gecenin diğer çeyrek final maçında Sampdoria ile Udinese 90 dakikası 1-1 biten maçta karşılaştılar. Penaltılarla 5-2 kazanan Sampdoria olmuş. Diğer çeyrek final maçları bugün Lazio ile Torino arasında ve 4 Şubat'ta Juventus ile Napoli arasında oynanılacak. Çeyrek finallerin tek maç usulü olmasını anlamak mümkün değil..
INTER-ROMA 2-1
GOLLER: 10' Adriano, 61' Taddei, 62' Ibrahimovic.
INTER (4-3-1-2): Toldo; Maicon, Burdisso, Samuel, Santon; Zanetti, Cambiasso, Muntari (86' Mancini); Stankovic; Ibrahimovic, Adriano (77' Chivu). In panchina: J.Cesar, Rivas, Figo, Quaresma, Balotelli. Ant: Mourinho.
ROMA (4-3-1-2): Artur; Cicinho, Mexes, Juan, Riise (25'st Menez); Taddei (79' Aquilani), De Rossi, Perrotta; Brighi; Baptista; Vucinic (60' Pizarro). In panchina: Bertagnoli, Loria, Cassetti, Greco. Allenatore: Spalletti.
HAKEM: Orsato di Schio.
NOTLAR: 26.520 kişi maçı izlemiş.


Softlan Ultra


Advertising Agency: Y&R, Kuala Lumpur, Malaysia
Creative Directors: Rahul Mathew, Rowan Chanen
Art Directors: Richard Chong, Scott McClelland
Copywriter: Rahul MathewRetouching: Magic Cube



21 01 2009

Bologna'ya 2 yeni adam

Serie A'da 7 şampiyonluğu tarihinde barındıran bir takım Bologna. 1998'deki Inter Toto zaferleri son iyi zaferleriydi. Düştüler kalktılar Serie A'ya, yıllardır hep vasat takım oldular. Son 1 haftada 2 iyi transfer yaptılar. Bunlardan biri Lazio'nun orta saha oyuncusu 32 yaşındaki Massimo Mutarelli. Diğeri de Fiorentina'dan genç forvet Pablo Daniel Osvaldo. 2006–2007'de Lecce formasıyla 31 maçta 18 gol atmıştı genç yaşta. Mihajlovic bakalım bu 2 takviyeyle neler yapacak..


El cabezon

Arjantin'in Brezilya'da ekmek yiyen ve birtürlü süperstar olamayan adamı Andres Nicolas D'Alessandro. Memlekette görmek için yıllarca bekledik durduk. 32'sinde gelir belki. El cabezon onun Arjantin'de River Plate forması giyerken aldığı lakabı. Koca kafa yani. Harbiden de öyle. Şimdilerde saçındaki Internacional arması konuşuluyor. Hani Internacional'de kendini bulsa neyse. 11 maçta 2 golü var. 1998–2003'de River Plate'de parlayıp kapağı avrupa'ya attıktan sonra karizmayı çizdirenlerden..


Bekir İrtegün ortalığı karıştırdı

"Kimseye bedava verecek oyuncumuz yok. Kendileri gidip Daniel Guiza'ya 14 milyon avro para sayıp alıp geldiler. Fenerbahçe, Bekir'e talip oldu. Ancak verdiği rakam çok komik olduğu için Bekir'i Fenerbahçe'ye vermekten vazgeçtik. Fenerbahçeli yöneticiler sanki Bekir kendilerinin malıymış gibi açıklamalar yapıyor. Bu etik değil. Benim adım İbrahim Kızıl. Ben buradan açıkça söylüyorum. Bekir'i bu saatten sonra vermem. Galatasaray'a, Beşiktaş'a bedava gönderirim, Fenerbahçe'ye vermem. Gerekirse 500 bin doları da Mehmetçik Vakfı'na, Çocuk Esirgeme Kurumuna bağışlarım. İnatsa inat. Bekir İrtegün'ü gerekirse Galatasaray'a şimdi gönderirim, 1 yıllık parasını da ben cebimden karşılarım ama Fenerbahçe'ye vermem. Sezon başında da aynı şeyi yaptılar. Kemal, Olcan ve Mustafa Cevahir için. Sonra barıştık ama bu kadar da olmaz ki. Benim en hayati oyuncumun kafasını çelmişler. Böyle büyük bir camiaya bu oyunlar yakışmadı.."
http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/10825199.asp?gid=229

***

"Kulübümüz Bekir İrtegün'ü ya da bir başka futbolcuyu kesinlikle zorla transfer etme düşüncesinde değildir ve olamaz. Bu noktada hatırlatmak isteriz ki, Sayın Kızıl bize yönelik olarak bu suçlamalarda bulunurken; sezon başında futbolcularımız Kemal Arslan, Mustafa Cevahir ve Olcan Adın'ı aramızda hiç bir anlaşma, görüşme ve mutabakat olmadığı halde kampa almış ve sözleşmesi devam eden bu futbolcularımız ile TFF Talimatlarına aykırı bir şekilde anlaşmıştır. Bunun ardından Gaziantep şehrine duyduğumuz saygı nedeniyle bu futbolculardan ikisi (Kemal kendi tercihi ile Kocaelispor'a transfer olmuştur) Gaziantepspor Kulübü'ne transfer olmuştur. Sayın Kızıl, yaptığı açıklamasında "ben bir ticarethane işletiyorum" diyerek kendisinin spor adamlığından uzak ve nasıl bir anlayışta olduğunu da açıkça ortaya koymaktadır. Oysa ki Sayın Kızıl ne Gaziantepspor Kulübü'nün ne de Bekir İrtegün'ün sahibidir. Bu itibarla köle ticareti zihniyeti ile bir futbolcuyu onun rızası dışında bir başka kulübe satma gibi bir hakkı ve yetkisi olmadığı gibi Gaziantepspor Kulübü adına belli bir ekonomik değeri olan söz konusu transferi de bedelsiz olarak yapamaz. Bu vesile ile belirtmek isteriz ki kendisinin de bir Fenerbahçe taraftarı olduğunu her fırsatta ifade eden Sayın Kızıl, Fenerbahçe ismini ağzına alırken bundan sonra iyi düşünmeli ve hatta kulübümüzün büyük ismini bir daha ağzına almamalıdır.."
http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=14444


20 01 2009

Oscar del Calcio 2008

Serie A'da yılın futbol oskarları sahiplerini buldu. Juventus almış götürmüş ödülleri ama zirve Ibra'nın..

Yılın futbolcusu: Zlatan Ibrahimovic / Inter
Yılın teknik direktörü: Cesare Prandelli / Fiorentina
Yılın savunma oyuncusu: Giorgio Chiellini / Juventus
Yılın kalecisi: Gianluigi Buffon / Juventus
Yılın genç oyuncusu: Marek Hamsik / Napoli
Yılın hakemi: Roberto Rosetti
Yılın en popüler oyuncusu: Alessandro Del Piero / Juventus
Yılın en iyi italyan oyuncuları: Daniele De Rossi / Roma, Andrea Pirlo / Milan, Alessandro Del Piero / Juventus


Yeniçeri

Bir önceki yazdığım posta güzel bir örnek. Hem bu fotoğrafı hem de olayı çok sever, daima anlatırım. Mustafa Kemal; Sofya Ataşemiliteri'yken, bir kıyafet balosu düzenlenmiş. Herkes tabi işin gırgırında makarasında. Hayvan kıyafetleri olsun, yaratık kıyafetleri olsun herkes giymiş birşeyler. Mustafa Kemal ise baloya davet edildiğini öğrendiği an İstanbul'a verdiği acil bir haberle Yeniçeri kıyafeti istemiş. 2 güne hazırlanıp gelmiş kıyafet. Üzerine geçirip gitmiş baloya. Tüm ilgiyi üzerine çekmiş. Avrupalı da bir anda Yeniçeri'yi görmüş karşısında. Mutlaka önce bir tırsıp havaya bakıp 5 dakika düşünmüştür. IV. Murat'ın yeniçerileri unutulmu hiç? Bazen işte böyle sözle değil de hareketle de şahane posta konulabiliyor..


Ne kadar sallarsan salla

Ekşisözlük'te güzel bir yorum yakaladım ve bu habere de cuk oturdu. Mustafa Kemal'in uluslarası platformlarda birilerine ağzının payını vermiş olduğu zamanlardan bahsederken "yürü be, aslanım benim" diyebiliyoruz ama Başbakan bunu yapınca verdiğimiz tek cevap "anca edepsizlik bilirsin" oluyor. Bugün bence kendisine ve ülkesine yakışanı yaptı Recep Tayyip Erdoğan. Avrupa Parlamentosu'nun rum, dolayısıyla çirkef ve bol kuyruk acılı milletvekillerinden marios matsakis'in KKTC sınırını geçip askeri nöbet kulübesindeki türk bayrağını indirmesi ile vuku bulan çirkin hadiseyi hepimiz biliyoruz. Kendisi o gün olduğu gibi bugün de tabir-i caizse göt üstüne oturtuldu başbakan tarafından. Bu matsakis ve onun millettinden olan arkadaşların Türk ordusuna "işgalci" diyerek ne zaman Kıbrıs'tan çekileceklerini sormaları beni değil 5 yaşındaki Mithatcan'ı bile doldurur. Sanane lan derdim mesela ben orda. Benim toprağım değilmi? Başbakan bugün birşeyler anlatırken matsakis de elini kolunu başını sallıyormuş. İşte diyalog:

Erdoğan: "1 Mayıs 2004'te referandum yapıldı. Kuzey Kıbrıs sözünde durdu ve yüzde 65 Annan Planı'na evet çıktı. Güney'de de yüzde 75 hayır çıktı. Doğru mu bu anlattıklarım? Güney Kıbrıs yüzde 75 hayır dedi mi? Size soruyorum, soruma cevap ver."

matsakis: "Siz hep 2004'ten bahsediyorsunuz. Referandumdan bahsediyorsunuz. Rum kesiminin aldattığını söylüyorsunuz. Artık 2009'a geldik, geriye bakmayın, ileriye bakın. Artık 2009'un gerçekleriyle konuşun." (Tam ilkokul çocuğu tribi. Hatta biraz Mahmut Uslu tribi de var. Soru kazık gibi olunca geçmişe mazi muhabbeti. Yemezler.)

Erdoğan: "Ne kadar güzel. Tam bir gazeteci gibi konuşuyorsun, ben bir gazeteci gibi konuşmuyorum. Ben olayın içerisinde, olayı yaşayan birisi olarak konuşuyorum. AB'yi aldatan Güney Kıbrıs olmuştur. Çok ilginç bir şey daha olmuştur. Ne yazık ki 1 Mayıs referandumundan sonra Güney Kıbrıs, AB'ye alınmıştır. Şansölye Merkel ne demiştir? "Güney Kıbrıs'ın AB'ye alınması yanlış olmuştur" demiştir. Başını istediğin kadar salla. Bizim ülkemizde güzel bir laf var da buraya uymaz. Yakışmaz bize. Çok güzel bir laf var, tam oturuyor buraya da.."


19 01 2009

Baptista speciale

Fotoğraflar: AFP / AP