
Maçın önemi ortada olduğundan pür dikkat izledim. İlk yarıdaki futbol her 2 takım için de son derece keyifliydi. İlk 10 dakika
Mehmet Yozgatlı tüm gücüyle
Volkan Yaman'ın kanadını koridor yapınca takım da silkelendi, kendine geldi.
Arda joystick'i eline aldı ve
Kewell'la beraber
Galatasaray'ın ataklarını koordine etmeye başladı. Nitekim soldan gelen Kewell ortası,
Gaziantep'in başarılı sol bek'i
İsmail'e çarpıp kaleye sırtı dönük
Baros'a doğru süzüldüğünde tek çare rövaşataydı. Baros da yüm yeteneğiyle vurarak ligdeki 18.golünü attı. Kewell ve Baros; gerçekten büyük transferler ancak maçın tamamında hayranlıkla izlediğim tek oyuncu
Ayhan Akman'dı. Özellikle 2.yarının en
boğuk dakikalarında ortasahada 3 kişinin başını döndürüp en rahat takım arkadaşına pası atması muhteşemdi. Tıpkı Kewell'ın şahane hareketlerle sağ kanatta 2 antepli oyuncuya
sepet havası yaptırması gibi. Şimdi gelelim 2.yarıya. Dikkat;
ağır olacak..
Lucescu,
Terim,
Gerets,
Kalli,
Cevat Güler. Hiçbiri
Galatasaray'ı bu kadar
korkak oynatmamıştı. Hiçbiri oyunun en önemli dakikalarında
çift forvet iki kanat düzeninden
tek forvet üç liberoya dönmemişti. Evet 73.dakikadan bahsediyorum. Hani şu 1 sezonda 1 gol dahi atamayan
golcü Ümit Karan'ın çıkıp yerine
Mehmet Güven'in girdiği dakika. Yahu sen Antep deplasmanındasın. Sahanda
Kocaeli'den 5 yiyip,
Eskişehirspor'u yenemeyen
tekdüze,
vasat bir takımsın. Neyine güvenip bu taktiği işletirsin takımına? Nitekim 89.dakikada kornerden
Bekir'in göğsüne doğru gelen topta "V
ur lan gol olsun!" dedim ama tutmadı işte.
Sanctis'in kucağına indi top. Keşke takılsaydı ağlara. Takılsaydı da ben de ağzıma ne geliyorsa burada yazabilseydim. Malum, tıpkı tarihte olduğu gibi sporda da bir zafere herşeyi unutacak kadar
balık akıllı bir milletiz biz..
0 kişi pas vermiş:
Yorum Gönder