
Gazı çok seven ama fazla gaza gelemeyen futbol mantığına sahip ülkelerden biriyiz. Reklam başlı başına bir komediydi. Gerek
Santiago Bernabeu'daki gerekse
Ali Sami Yen'deki maçlarda sahadaki oyunda komediydi.
Nihat zaten bitmiş,
Semih kale ağzında topu ayağına bekleyen bir forvet olmuş, stoperlerimiz iyi fakat güven meselesi var,
Emre desen futbolcu değil çok iyi "
tribüncü" olur,
Aurelio'ya hala perde arkası kahramanı demek saçma olur çünkü çok yılgınlaşmış, hırslı oyunuyla hep beğendiğim
Gökhan Gönül ve elbette ciğerlerindeki son oksijene kadar çabalayan
Arda görülüyor milli takımda sadece.
İbrahim Üzülmez için farklı bir paragraf açmak gerekiyor. Dün özellikle muhteşem oynadı. Hata yaptığını görmedim. Deparlarıyla ne açık verdi ne de enerjisinden birşeyler kaybetti. Top kazandı ve çoğu zaman defanstan ileriye topu yönlendiren isim oldu. Aslında bu görevi
Hakan Balta'da yapabilirdi ama hep soğukkanlı gördüğümüz Hakan'da dün biraz heyecanlı gördüm ben.

Nitekim
amansızların(?) Dünya Kupası "
gazı" erken bitebilir. Bosna aslanlar gibi oynuyor mesela. Yok efendim 12 puana ulaşıp Bosna'nın neticelerini bekleyecekmişiz. Bir milli takım, özellikle bu kadar ukala bir milli takım başka takımların neticelerine kaldıysa vah ki ne vah..
"bizden bir cacık olmaz,başarılarımız hep gelip geçici" diyesim geliyor,
YanıtlaSilsonra işte o bahsettiğin garip kendi kendimizi gazlama duygusuna kapılıyorum,susuyorum..